Home YAŞAM EDEBİYAT KIBRIS’TA RUSLAR – VI * “KIBRIS DUHOBORLARI”

KIBRIS’TA RUSLAR – VI * “KIBRIS DUHOBORLARI”

0

KIBRIS’TA RUSLAR – VI * “KIBRIS DUHOBORLARI”

Doç. Dr. Elnur Ağayev

Lefke Avrupa Üniversitesi

elnuraga@hotmail.com

XIX. yüzyılın sonlarına doğru Rusların adaya yaptıkları ziyaretler farklı bir nitelik kazandı. Bu ziyaretler içinde göç olgusu daha bir ön plana çıkmaya başladı.

Adanın 1878 yılında Britanya yönetimine geçmesinden sonra, 1883 yılında birkaç yüz Rus mültecinin Baf yakınlarındaki Orides’e yerleştirildiğini kaynaklar yazar. 1897 yılında, Londra’daki Ahavat Zion ve Yahudi Kolonizasyon Derneği’nin desteğiyle Walter Cohen’in 15 Rus ailesini Margo çiftliğine yerleştirdiği de yine kaynaklarda geçmektedir. Bu göç edenlerin adada uzun yıllar yaşadıkları bildirilmektedir. Maalesef üzerlerine yapılan çalışma ve çalışmalara rastlamadım.

  1. yüzyılda Ada’ya gelen ve günümüzde Kıbrıs’ta izleri mekânda ve hafızalarda yaşayan bir Rus grubu da Duhoborlardır.

Duhoborların ilk izlerine Çarlık Rusya’sının Harkov Guberniyası bölgesinde rastlanmaktadır. Duhoborlar her türlü otoriteye karşı gelmeleriyle dikkat çekerler: askerliye, özel mülkiyete, savaşa karşılar. Et yemez, alkol tüketmeyi hoş görmezler. Eşitlikçi ve barışsever küçük köylü topluluğudurlar. Aynı zamanda tarım ve zanaatla uğraşırlar. Kendilerine ve yaşadıkları bölgeye uygun tarım kültürleri bulunmaktadır. İsimlerini de mücadelelerinden kazanmışlardır. Duhoborlar Ruh savaşçıları demektir.

Çarlık yönetimi tarafından bir sapkın mezhep olarak görülen Duhoborlar devlete karşı geldiklerinden sık sık Rusya’nın iç bölgelerine, Ukrayna’nın değişik köylerine ve Kafkasya’ya sürülürler.

Askerliğe karşı geldikleri için sürüldükleri Kafkaslarda 1895 yılında ellerindeki silahları yakınca devlet de artık buna sabır edemez olmuş ve geri dönmemek şartıyla onların yurt dışına çıkmalarına izin vermiştir. Peki, yurt dışında nereye yerleşmeli? Ünlü yazar Tolstoy ve çevresi ve ayrıca İngiltere’deki kardeş “Quakers” mezhebi devrededir. Duhoborların, tarıma uygun geniş ve boş Kanada topraklarına yerleştirilmeleri konusunda karar kılınır. Duhoborlar uygun tarım ve iklim şartları bulunan Kanada’ya götürülmek istenmektedir. İngiltere’deki kardeş “Quakers” mezhebi yardım kampanyalarını başlatırken, ünlü yazar Tolstoy da yerinde duramaz. Duhoborların sesini medya vasıtasıyla dünyaya duyurmaktadır. Hatta sonraki günlerde bir eserinin telif ücretini de Duhoborların göç olayına bağış yapar.

Kanada’ya gitmek için şimdilik yeteri para toplanamamıştır. Ayrıca Kafkaslarda durumları da çok ağırdır. Çünkü yurt dışına çıkış izni alındı diye Duhoborlar her şeylerini satıp Batum’da limanda beklemekteler. Böyle bir durumda İngilizlerin elinde bulunan daha yakın olan Kıbrıs akla gelir.

Duhoborlar Ağustos 1898 yılında 1.126 (kimi kayıtlarda 1.129) kişi olarak Larnaka’dan Ada’ya giriş yaparlar. Ada’ya girişlerinden itibaren literatüre “Kıbrıs Duhoborları” ismi de kazandırılmış oluyor. Kıbrıs Duhoborları dönem şartları gereği adaya dışarıdan gelen her yabancı grup gibi karantinaya alınırlar. Geldikleri Ağustos ayının sıcaklığı Kıbrıs Duhoborlarını bunaltıyor. Nemli Kafkasya ikliminden gelen Duhoborların yeni iklime uyum sağlamaları kolay olmuyor. Art arda ölümler yaşanır. Korkunç bir durumla karşı karşıyalar. Havaların soğumasıyla ölümler azalır, panik durumu atlatılır.

Adada kiralık mekânlar, çiftlik arayışına çıkarlar. Üç mıntıkaya yerleştirilirler: Kukla (Kömürcü-100 kişi), Pergama (Beyarmudu-445 kişi) ve Lefkoşa yakınlığındaki Atalassa çiftliği (578 kişi).

Uğraşlarına rağmen bölge Duhoborların tarım kültürüne uygun değildir. Bölgedeki ölümler azalsa da hastalıklar devam etmektedir. Bu durum adada 8 ay sürer.

… “Quakers”lerin ve Tolstoycuların Kıbrıs Duhoborları için başlattıkları yardım kampanyaları ve devletle yazışmalar sonuç vermiştir, yeterli para toplanmıştır. Artık Kanada’ya doğru yola çıkılabilir.

Yeterli para toplanınca Nisan 1899 yılında Duhoborlar arkalarından Kıbrıs’taki mezarlıklarda 108 kayıp bırakarak adadan ayrılıp Kanada’ya doğru yola çıkarlar.

Yola çıkarken Duhoborların yaşadıkları duygusal bir olayla yazıyı tamamlamak istiyorum: Duhoborlar, hasta, yaşlı ve yolculuk için sağlığı uygun olmayan bir Duhoboru iyileşinceye kadar adada bekletip daha sonra almak isterler. Çünkü yol uzun, ölüm olayı olursa gemiyi hastalık saracaktır, mecburen vefat eden insanı okyanusa atmak gerekecek vb… Fakat yaşlı adam gurbette yalnız kalmak, akranlarından ayrılmak istemez. Yaşlı adam gemiye alınır. Uzun Kanada yolculuğu sırasında yaşlı adam yolda vefat eder ve Atlantik’in sularına bırakılıyor. Diğer taraftan gemide hoş bir haber yayılmıştır: hamile olan bayan bir kız çocuğu doğurmuştur. Gelecekten umutlu olan Duhoborlar kıza Umut anlamına gelen Rusça Nadejda ismini verirler.

Bugün binlerce Duhobor Kanada’da yaşamaktadır.

KKTC’deki Beyarmudu köyüne yolunuz düşerse kime sorarsanız size Duhoborların izini taşıyan Rus Mezarlığı semtini gösterir. Hele zorlayıp yaşlılara ulaşırsanız Duhoborlarla ilgili ninelerinden dinledikleri ilginç hikâyeleri de anlatırlar size. Ben zorladım yaşlıları ve çok bilgi topladım. Kısmetse piyasaya çıkacak bir kitapta bir gün Kıbrıs Duhoborlarını, yaşadıklarını, ilginç hikâyelerini okuyabilirsiniz…

NO COMMENTS

Bir Cevap YazınCevabı iptal et

Lefke Haber TV sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Exit mobile version