Çarşamba, Mart 25, 2026
KKTC Turizm
Ana SayfaHABERLERDÜNYA HABERLERİŞİDDET VE ŞİDDET TÜRLERİ

ŞİDDET VE ŞİDDET TÜRLERİ

ŞİDDET VE ŞİDDET TÜRLERİ

MERVE KARAFİSTAN – Uzm. Klinik Psikolog

Şiddet denildiğinde çoğumuzun zihninde ilk olarak fiziksel zarar gelmektedir ( bir tokat, bir itme, bir darbe…). Oysa şiddet, yalnızca bedene yönelen bir eylem değildir. Şiddet; insanın onurunu, ruhunu, güven duygusunu ve yaşam hakkını zedeleyen çok daha geniş bir olgudur. En tehlikeli yanı ise çoğu zaman fark edilmeden, hatta normalleştirilerek varlığını sürdürmesidir.

Fiziksel şiddet, en görünür olanıdır. Vurma, tekmeleme, itme, yakma ya da herhangi bir fiziksel güç kullanımı bu kapsama girmektedir. İz bırakır, kanatır ve morartır. Bu yüzden çoğu zaman “gerçek şiddet” olarak tanımlanmaktadır. Ancak görünen izler iyileşse bile, ruhsal etkileri uzun süre devam etmektedir.

Psikolojik (duygusal) şiddet ise en yaygın ama en az fark edilen türdür. Sürekli eleştirme, aşağılama, küçümseme, tehdit etme, korkutma, yok sayma ya da suçluluk hissettirme psikolojik şiddetin en temel araçlarıdır. Fiziksel iz bırakmaz; ancak kişinin benlik saygısını aşındırır, kendine olan inancını yok eder. “Ben zaten hiçbir şeyi beceremiyorum” cümlesi, çoğu zaman psikolojik şiddetin sonucudur.

Sözel şiddet, bağırma, hakaret, küfür, aşağılayıcı ifadeler ve alaycı konuşmalarla kendini göstermektedir. Çoğu kişi bunu “sinir anı” ya da “lafın gelişi” olarak küçümsemektedir. Ancak unutmayalım ki kelimeler de insanı yaralamaktadır. Üstelik bu yaralar, özellikle çocukların ve gençlerin zihninde kalıcı izler bırakmaktadır.

konomik şiddet, bireyin maddi kaynaklara erişiminin engellenmesiyle ortaya çıkmaktadır. Çalışmasına izin vermemek, parasını kontrol etmek, harcamaları kısıtlamak ya da maddi olarak tamamen bağımlı hâle getirmek bu tür şiddetin örnekleridir. Ekonomik bağımsızlığın engellenmesi, kişinin hayatı üzerindeki kontrolünü de elinden almaktadır.

Cinsel şiddet, rıza olmaksızın gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışı kapsamaktadır. Zorla ilişki, cinsel dokunuş, cinsel içerikli sözler ya da baskılar bu başlık altındadır. Evlilik ya da ilişki içinde olması, cinsel şiddeti meşrulaştırmaz. Rıza yoksa, şiddet vardır.

Son yıllarda giderek artan bir diğer tür ise dijital şiddettir. Sosyal medya üzerinden tehdit etmek, takip etmek, özel mesajları ifşa etmek, sürekli kontrol etmek ya da çevrim içi zorbalık yapmak bu kapsama girmektedir. Dijital dünya, şiddetin mekân tanımadan sürdürülmesine olanak tanımaktadır.

Şiddetin en acı tarafı, çoğu zaman “sevgi”, “disiplin”, “koruma” ya da “haklı öfke” gibi kavramların arkasına saklanmasıdır. Oysa sevgi incitmez, disiplin korkutmaz, öfke şiddeti haklı çıkarmaz.

Şiddeti önlemenin ilk adımı, onu tanımaktır. Görünmeyen şiddet türlerini fark etmek, sessiz kalmamak ve normalleştirmemek toplumsal bir sorumluluktur. Çünkü şiddet yalnızca maruz kalanı değil, görmezden geleni de dönüştürmektedir. Daha sert, daha duyarsız ve daha yalnız bir toplum hâline getirmektedir.

Şiddetin bir kader değil, öğrenilmiş bir davranış olduğunu unutmamak gerekir ve öğrenilen her davranış, değiştirilebilir.

Etiketler:#MerveKarafistan #Klinik Psikolog #Şiddet #yaşam hakkı #onur #gurur #cinsel şiddet

 

RELATED ARTICLES

Bir Cevap Yazın

- Advertisment -
Gönyeli Belediyesi

Most Popular

Recent Comments

Lefke Haber TV sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin