AZİM, İNANÇ, DİSİPLİN, TAKTİK…
Doç. Dr. ELNUR AĞAYEV
AKSA Süper Ligi’nin 18. haftasında Lefke TSK, 16 Ağustos Garadağ Stadı’nda Dumlupınar TSK’yı misafir etti. Lefke takımı sakat ve kart cezalılarından dolayı as 11’inden eksik oyuncularla sahaya çıksa da çalışma azmi, inancı, disiplini, sabırlı ve doğru taktiği sayesinde maçtan 3 – 1 galip ayrılmasını bildi. Lefke’nin golleri 38. ve 52. dakikalarda Yao Assamoi Kouassi ve 42. dakikada Christopher Josue Fourmy’den geldi. Dumlupınar takımının tek golünü ise 67. dakikada Christian Mizode Robert kaydetti.
Maç öncesi konuştuğum taraftarlar ve spor adamları Lefke’nin işinin bu maçta zor olduğu konusunda hemfikirlerdi. Buna gerekçeleri de vardı. Lefke orta sahasının ve zaman zaman da kanatların önemli ismi Chigozie Armstrong Chidi ve ara transfer döneminde büyük umutlarla takıma kazandırılan Rahmi Çelik kart cezalısı. Sağ bekin vazgeçilmezi ve sağ kanattan önemli bindirmeler yapan, korner gibi taç kullanan Mustafa Tahsildaroğulları sakat. Orta sahanın dinamosu Arda Karanfiloğlu’nun sakatlığından dolayı oynayıp oynamayacağı belli değil. Yine ara döneminde transfer edilen Mustafa Süzgen’in antrenman eksikliğinden dolayı daha yeterli süre alamaması. Yabancıların performansının düşük olması vs.. Lefke’nin evinde oynamasından dolayı umutlu olanlar da vardı. Yabancılar gününde olursa farklı bir oyun izleriz diyenler de vardı. Doğrusu ben de bu karışık duyguları yaşıyordum. Ama farklı bir umut daha taşıyordum: Dumlupınar’ı avantajlı görmekle beraber doğru taktik, doğru strateji Lefke’yi bu oyunda farklı kılacak diye de düşünüyordum…
Bazı maçlar vardır. Puanlara ihtiyacın vardır. Maç başlar, sağlı sollu kontrolsüz “paldır-küldür” saldırırsın ve kısa sürede sana cezayı keserler. Bazı maçlar da vardır ki, puanlara ihtiyacın var, gücünün farkında olursun, kontrollü, disiplinli oyunu tercih edersin, sabırlı olursun, rakibin ataklarını yerken zaaf noktalarını tespit edersin ve oradan “dalarsın”. Puanlara ihtiyacı olan Lefke takımı dün makul olan ikinci yöntemi tercih etti.
Lefke takımı maçın ilk dakikalarında rakibinin sağlı-sollu ataklarını göğüsledi. Kanatlarda açıklar verse de stoperleri ve zaman zaman da sol ve sağ açıklarının yardımıyla oraları kapattı. Orta sahada Dumlupınar’ın yabancısı Yannick Nkurunziza’nın, sağ kanatta Mahadi Mahrez Kayondo’nun etkisini azalttı ve zaman zaman da oyunlarını kilitledi. Sadece ileri uçtaki Christian Mizode Robert’i kontrol etmek zor oldu ki, onunla mücadelede yediği bir gol dışında kaleci İrfan Özbay başarılı oldu.
Lefke rakibini durdururken de açıklarını aradı. Özellikle rakibin sağ kanadına atılacak hızlı topa süratli Kouassi’nin eşlik etmesi rakibi korkutabilirdi. Buradan tehlike oluşturmaya başlayınca Dumlupınar’ın rahat atakları bozuldu ve geriyi daha bir düşünmeye başladı. İleri çıkışları tedirginliği beraberinde getirdi. Lefke’nin rakibinde bulduğu diğer bir zaaf da hava topları oldu. Geçen hafta Esentepe maçı sonrası yazdığım yazıda “rakip savunma oyuncusunun 3’ünün boyunun kısa olması uzun boylu Lefke forveti ve kanadı Kouassi ve Formy’ye orta yapma konusunda iştahları kabartması gerekirken bu konuda denemeler olmadı”ğını vurgulamıştım. Dün bu konuda yeterli denemeler yapıldı. Atılan gollerin ikisi, biri kornerden olmak üzere hava topundan geldi. Bu hava topları bence Lefke’nin avantajlı bir durumudur ve denenmeye devam edilmelidir.
Lefke takımında pas oyunu daha bir önem kazanmaya başlamış. Pas oyunu ve uzun toplarla gol arayışları daha bir dengelenmiş durumda. Orta saha dün daha bir dirençliydi. Dün ilk kez bu mevkide Derviş Kolcu hoca Süleyman Sarı’ya güvenmek zorunda kaldı. Ve Süleyman da bu güveni yıllardır o mevkide süre almışçasına boşa çıkartmadı. Ona güvenildiği zaman bu işin üstesinden gelebileceğini gösterdi. Eksikleri yok muydu? Hızlı top akışında ve karar vermede çabukluğu tabii ki daha fazla süre alınca kazanacaktır.
Maçta Lefke’nin önemli bir artısı da yabancılarının gününde olmasıydı. Bu sezon ilk defa Lefke takımının yabancıları sadece gol yollarında değil maçın akışı içinde de üzerlerine düşeni fazlasıyla yaptılar. Daha önceki oyunlarda maçın belli dakikalarında oyundan düşen Candy’nin 90. dakikada maça yeni başlamışçasına mücadelesini sürdürmesi takdire şayandı. Aynı azmi Kouassi ve Formy’de de görmek mümkündü.
Bu artıları yanında bence Lefke takımının atak yediğinde kaptığı topları olumlu çıkışlara çevirme üzerinde çalışmalarını sürdürmelidir. Bu durumlardaki hızlı çıkışlar kontrol edilebilir ve düzenli olduğunda daha bir tehlikeli ve sonuçlanabilir olacaktır.
Dumlupınar takımı ligin ilk devresinde evinde kazandığı 5 – 0’lık Lefke maçından uzak bir oyun sergiledi. Geçen hafta hat-trick yapan forvet Robert, Lefke savunmasını zorlasa da tek gol dışında Lefke kalecisi İrfan’ı geçemedi. Takımın önemli oyuncuları Osman Şanverdi, Nazım Deveci, Kayondo ve Nkurunziza beklenen oyunu sergileyemediler. Ama bunların yanında Hüseyin Kayalılar hocayı A2 takımdan alıp A takımında şans tanıdığı futbolculardan dolayı da kutlamam lazım. Önemlidir, önemsiyorum…
Sahadaki takımların mücadelesini, emeğini, saygınlıklarını gördükten sonra futbolculara, teknik ekibe bizlere keyifli maç izlettiklerinden dolayı teşekkür etmemek de elde değildir.
