KÖŞE – RASIH REŞAT
Ulusal Birlik Partisi ile Cumhuriyetçi Türk Partisi belki de ülkenin çok ciddi şekilde yararına olacak bir geniş tabanlı koalisyon hükümetinde bir araya gelemedi.
Her iki parti tabanlarının tavanlarına yaptığı baskılar sonucunda gerçekleşemeyen bu ideal ortam, ülkenin hızlı bir şekilde toparlanmasını sağlayacak 42 vekile dayalı, inanılmaz güçlerle donanmış, fren denge sistemi çalışan bir hükümete dönüşemedi maalesef.
Ancak bu arada Ulusal Birlik Partisi ile Cumhuriyetçi Türk Partisi arasında mutabık oldukları ve olmadıkları prensipler konusunda birtakım belge teatiler yaşandı. Yani artık CTP ile UBP hangi konularda uyuşuyor, hangi konularda uyuşmuyor, hangi konularda kesinlikle anlaşamayacaklarının yanı sıra hangi konularda aynı fikirde oldukları da kağıt üzerine konmuş ve kayıtlara geçmiş oldu.
Bu UBP-CTP mektuplaşmaları diye nitelendirilip engellenmeye ve önemsizleştirilmeye çalışılan süreç, bence son derece önemli bir egzersizdi ve sonuçlar halkın yararına kullanılması gerekir.
Şöyle ki. Dr. Faiz Sucuoğlu, Demokrat Parti ve Yeniden Doğuş Partisi ile bir koalisyon hükümeti kurarak yürütme organını oluşturdu.
Ancak biliniyor ki bu ülkenin güçlü ve iş yapan bir yasamaya ihtiyacı var. Bekleyen yasalar, tozlu raflarda çürümeye yüz tutan reformlar ve kadük olmaktan başı dönmüş hayati mevzuatlar, yasamanın eline bakıyor.
Hazır UBP ile CTP mutabık oldukları konuları kağıt üzerine alt alta yazmışken, yürütme için oluşturulan koalisyon bir taraftan devam ederken, yasama için bir koalisyon oluşturulmalı ve CTP ile UBP, bu bekleyen yasaları bir bir geçirmeli.
Mecliste komitelere üye verebilecek iki siyasi parti bana göre ülkeye borçludur.
Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin sadece mecliste denetim görevini yerine getirip, yasama konusunda aktif olmama gibi bir hakkı olduğunu düşünenlerden değilim.
Hatta bir hukukçu olan Erhürman, ekibi ile birlikte, partisini bir yasa öneri ve taslak üretme fabrikası haline dönüştürebilir, kamuoyunu da arkasına alarak, UBP tarafını baskı altında tutabilir. Hele hele elinde UBP ile yapılan mektup teatileri sonrasında oluşan mutabık oldukları, prensipte aynı fikirde oldukları konuları içeren liste varsa.
UBP de madem ki bu işleri yapmak üzere CTP ile koalisyon kurmak konusunda istekli olduğunu gösterdi, halkın yararına olacak bu hayati konularda adım atmak için illa ki bir yürütme koalisyonu oluşturmak gibi bir sorunluluk olmadığını anlamalı. Yasama konusunda bir koalisyon oluşturulup, anlayış birliği ile bu ülkenin içinde bulunduğu bataklıktan çıkması için ezeli rakibi ile iş birliği yapmalı.
Bunu yapmazlar ve “O getirdiyse ‘hayır’ oyu kullanırım” yaklaşımını devam ettirirlerse, o zaman UBP’nin ideolojisi CTP nefreti, CTP’nin ideolojisi ise UBP nefretinden ibaret olduğu tezim doğruluk kazanmış olur. Ben haklı çıkarım ama halk kaybeder. Ya da daha doğrusu kaybedecek bir şeyi kalmayıncaya kadar kaybetmeye devam eder. (K:Kıbrıs Postası)







