GÜNER MÜKELLEF: “BURUK BİR VEDA”

0
1183

1993 yılında DPÖ İstatistik ve Araştırma Dairesi Başkanlığında başladığım kamu görevimde,  2007 yılına kadar çeşitli kadrolarda çalıştıktan sonra 2007 yılında başkanlık görevine getirildim. 2014 yılında ise görevden alınarak müşavir oldum.         1 Eylül 2022 tarihinden itibaren de çok sevdiğim mesleğimde ülkeme ve halkıma yeterince hizmet edemeden   ayrılıyorum.

Değerli dostlarım, ODTÜ İstatistik Bölümü mezunu olmak, Ekonomi Bölümü Master derecesine sahip olmak, 8 AB ülkesinden, Dünya Bankasından, Birleşmiş Milletlerden, Türkiye İstatistik Kurumundan ( önceleri Türkiye İstatistik Enstitüsü idi) istatistik alanı ile ilgili yüzlerce uzmanla çalışmak, 4 AB ülkesinin İstatistik Kurumlarında AB istatistik Mevzuatını anlamak ve uygulamalarını incelemek için  5’er günlük sürelerle çeşitli alanlarda onlarca ıstatistik uzmanı ile   çalışmak,  istatistik alanında onlarca AB direktifini, regulasyonunu Türkçe’ye çevirmek, KKTC ıstatistik hizmetleri ile ilişkili olan birçok yasa ve

tüzüğü İngilizceye çevirmek, KKTC ıstatistik altyapısında eksikliği olan birçok çalışmayı ilk kez KKTC’de başlatmak için projeler hazırlamak ve bunları hayata geçirmek, AB Mevzuatlarına uygun  Ekonominin genel dengelerini ortaya koyan sektörler arası işlemler, Imput/Output tabloları ve  Ulusal Hesaplar Sistemi alanında    KKTC’nin ilk ( hatta tek) uzmanı olmak gibi meziyetler,  profesyonel performansım için son derece gerekli idi ve bir o kadar da gelişmeme katkıları olmuştur.

Fakat bütün bu meziyetler “LIYAKAT”ı yok sayan hükümetler ve hatta bu hükümetler tarafından atanmış liyakat sahibi olmayan üst kademe  yöneticiler ile göreve alınmış memurlar için hiç bir anlam ifade etmiyor, değer görmüyor. Ancak hükümetler yapmış oldukları bu çeşit atamalarla,  ülkemizin ve halkımızın gelişmesi için girilen yola çalılıklar döşediklerini, ülke ve halkın ise ilerlemeye çalışırken hep bu çalılıklara takıldığını ve boşa zaman geçirildiğini öğrenmelidirler.

Değerli dostlarım, memurluk dönemimde Sn. Kutlu Kıral, Feridun K.Feridun ve hem memurluk, hem de Daire Başkanı olduğum ilk yıllarda Müsteşarım olan Sn. Işılay Yılmaz gibi değerli amirlerle  ile çalştım. Bu amirlerim Dairemizde sürdürdüğümüz ve teknik bilgi ile teknik beceri isteyen görevlerimizde, benim ve benim gibi diğer arkadaşlarımın bilim ve bilgi ile beslediğimiz özgür zihnimizi  performansımıza yansıtmamız için bizleri olabildiğince serbest bıraktılar. Zaten KKTC İstatistik hizmetlerinde birçok ilk ve değerli çalışmanın   hep bu dönemlerde gerçekleşmesi bir tesadüf değildir.

Bunun için bu amirlerime ve çalışma arkadaşlarıma hem şahsım hem de toplumumuz adına çok ama çok teşekkür ederim.   Atanmış veya seçilmiş olsa da bir kamu görevlisinin görevi halka ninniler söyleyerek halkı uyutmak değil dostlarım. Kamu görevlisinin görevi söyledikleri bazıları tarafından beğenilmese, bazılarını rahatsız etse bile durumu tüm çıplaklığıyla halka açıklamaktır. Ben her zaman buna inanan bir kişi olarak;  ne yazık ki her zaman bu kadar değerli amirle çalışma imkanımız olmadığını söylemeliyim ve belirtmek isterim ki zaman zaman hükümetlerin atadığı  liyakat sahibi olmayan amirlerle de çalışmak durumunda kaldık. Fakat ne yazık ki liyakat sahibi olmayan bu amirler  bizim bilim ve bilgi ile beslediğimiz özgür zihnimizi kendi dünyalarına hapsetmeye çalıştılar. Bunu başaramayacaklarını anladıklarında da benim görevden alınmam için ellerinden geleni yaptılar ve bunu başardılar da.

nim, üniversite  eğitimimde ihtiyacım olan  bursu sağlayan, kişisel gelişimime yardımcı olan imkanları yaratan  devletime ve halkıma yeterince hizmet etmemi engelleyerek, hükümetlerin ekonomi yönetimlerindeki her beceriksizliklerinde  bazı kesimlerce halkın önüne bir hırsızmışız, haram yermişiz gibi atılan müşavirlerden birisi olmamı sağladılar. İşte bunun için içim buruk.

Ülke ve halkın  geleceği için son derece önemli olan İstatistik Hizmetlerini bu gibi liyakat sahibi olmayanların elinden kurtarmak için 5 yıl harcayarak, çeşitli ülkelerin İstatistik Yasalarını okudum ve ülkemiz için AB istatistik Mevzuatına uygun “BAĞIMSIZ” bir İstatistik Kurumunu ülkemize kazandırmak adına gerekli Yasa Tasarısını hazırladım. LİYAKAT sahibi olmayanların varlığımda başaramadıkları değişiklikleri, ben müşavir olduktan sonra tasarıda  yaptılar ve yasayı geçirdiler.  Böykece kurum da kurulmuş oldu. Ancak kuruma halen liyakat sahibi olmayan atamalar yapılıyor. Bunun için içim buruk.

Bir gün kurum bağımsızlığını kazansa bile,  ıstatistik verilerin tamamı hiç bir zanan bağsızlığını  kazanamayacak.  Ne demek istediğimi ISTATISTIK kurumu yasası ile bu yasa altında hazırlanan 1. Resmî  İstatistik Programını birlikte değerlendirenler anlayacaktır. İşte bunun için içim buruk sevgili dostlarım.

Son olarak Hükümet edenlere ve liyakat sahibi olmayan atanmışlara şunu söylemek istiyorum dostlarım.

” Göz olanı, akıl ise olacak olanı görür.”  Gelecek için bir fikir sahibi olmak istiyorsanız aklınızla görmeyi öğrenmelisiniz. Bunu korkusuzca deneyiniz. Yalnız bunu başarabilmek için İstatistik Bilmine barışık olun, ona güvenin ve ondan destek alın. Göreceksiniz ki herşey daha güzel olacak.

Güner Mükellef – Uzman İstatistikçi

Bir Cevap Yazın