Bilindiği gibi dostlar İstatistik Kurumu 08/10/2022 tarihinde; Nüfus ve Demografi İstatistikleri Sayı 1 ‘i yayınladı. Bu yayınla, nüfusumuzun yapısı ve nüfusumuzdaki gelişmelere ilişkin temel veriler hazırlanan çeşitli tablolar ile kamuoyunun bilgisine sunulmuştur. Bu yayını hazırlayan arkadaş(lar)ımızı iyi niyetlerinden dolayı kutlarım. Ancak bu arkadaş(lar)ımız unutmamalıdır ki bu gibi çalışmalar kamuoyunun bilgisine getirildikten sonra bunun sorumluluğu Kurumun olur. Dolayısıyla bu çalışmalar yayınlanmadan önce hem hazırlayan/lar, ve hem de üst yönetim tarafından çok iyi bir göz, bilgi ve tecrübe üçgeninde kontrol edilmelidir.
Bir istatistikçi olarak kurum tarafından yayınlanmış olan bu tablo ve verilere şöyle bir baktığımda, gördüğüm hata ve eksikliklerin İstatistik Bilimi tarafından Kabul edilemez olduklarını rahatlıkla söyleyebilirim.
Örneğin; N3: Yıl sonu nüfuslara göre cinsiyet dağılımı tablosunda 75+ yaş gurubu için bazı yıllara ait veriler ‘0’ (sıfır) olarak verilmektedir. Bu tabloda yer alan ‘0’ (sıfır) rakamı tek başına kullanıldığı için bir sayıyı ifade etmektedir ve ‘bu yaş gurubunda ilgili yıllar için herhangi bir şahıs yoktur’ anlamını verir.
Halbuki bu yaş gurubunda birilerinin olmaması mümkün değildir. Belki de tabloyu hazırlayan/lar bu yıllara ilişkin 75+ yaş gurubu’na ait veriye ulaşamamıştır.
Fakat durum bu ise bu yıllara ilişkin tabloya NA, (not available) veya açıklamasının tablo altına yazılacağı bir harf konmalı idi. İstatistik biliminin bu durumla ilgili gerçeği budur. Bu gerçeğe uyulmayıp bu yıllara ilişkin 75+ gurubu için ‘0’ (sıfır) kullanılması İstatistik Bilimini İsyan ettirir.
Gelelim bir diğer yanlışa;
D5: Babanın yaş gurubuna göre doğum sayıları tablosundaki yaş gurupları hatalı verilmiş.
Şöyle ki; tablodaki yaş gurupları: 15-19, 20-24, …, 30-44, 45-60, 40-44 veriliyor.
Halbuki; 15-19, 20-24, …, 30-34, 35-39,40-44,…şeklinde verilmeliydi.
Bu tabloyu hazırlayan/lar bilmelidir ki ilgili tablolar arasındaki tutarlılık İstatistik Biliminin uyulması gereken bir gerçeğidir. Her kullanıcı ilgili tablolar arasında yaratılan karmaşayı göremeyebilir.
Gelelim tablo altlarında açıklanması gereken ilginç verilere;
D4: Annenin yaşına göre doğum sayısı tablosu.
Bu tablonun ismi verilen veriler ile pek uyumlu görünmüyor.
Doğrusu; ‘Yıllara göre doğum gerçekleştiren annenin bulunduğu yaş gurubu ve doğan çocuk sayısı’ olmalıydı. Bu tablo dikkatli incelendiğinde;
2009 yılına kadar 20-24 yaş gurubunda olup doğum yapan annelerin doğurduğu çocuk sayısı, 30-34 yaş gurubunda olup doğum yapan annelerin doğurduğu çocuk sayısının üzerindedir. Bir kaç yıl hariç bu fark da iki kat civarındadır.
Ancak 2010 – 2021 yılları arasında durum tam tersine dönüyor. Bu oldukça ilginç bir durumdur ve araştırılması gerekir. Eğer veriler doğru ise; bunun nedenini, nüfusun doğal seyrini değiştiren vatandaşlık verilenlerin sayısına ve ekonomik gelişmeye bağlayabiliriz.
Yine aynı tabloda; 2016 yılına kadar 20-24 yaş gurubunda olup doğum yapan annelerin doğurduğu çocuk sayısı 35-39 yaş gurubunda olup doğum yapan annelerin doğurduğu çocuk sayısının üzerinde iken, 2017-2021 yılları arasında bu tam tersine dönüyor.
Bunun da araştırılması gerekmektedir.
D5: Babanın yaş gurubuna göre doğum sayısı tablosu.
Bu tablonun da doğru ismi:
‘ Yıllara göre doğan çocuk sayısı ve babanın bulunduğu yaş gurubu’ olmalıydı.
Bu tabloda ilginç bir durum babanın bulunduğu 20-24 ve 30-34 yaş guruplarına göre doğan çocuk sayısı verilerinde göze çarpmaktadır.
Ör. Babanın bulunduğu 30-34 yaş gurubunda doğan çocuk sayısı 2005 yılına kadar babanın bulunduğu 20-24 yaş gurubunda doğan çocuk sayısının iki katı civarı iken bu, 2006-2007 yıllarında 4 katı civarına çıkıyor , 2008 yılında fark neredeyse yok gibi, ama 2010-2021 yılları arasında ise fark giderek artıyor ve 8 katını aşan bir seyir izliyor. Bu muhakkak sosyal güvenlik ve ekonomi adına üzerinde çalışılması gereken bir durumdur.
Bir diğer ilginç tablo ise
Ö5: Yıllara göre ölüm nedenleri.
Bu tablo incelendiğinde özellikle iki ölüm nedeninin incelenmesi gereği ortaya çıkmaktadır. Çünkü bu iki neden toplamı neredeyse tüm yıllar için ölümlerin % 80’ninden fazlasını içeriyor. Bu nedenlerden birisi;
Dolaşım sistemi hastalığı, diğeri ise:
Semptomlar, belirtiler ve anormal klinik ve laboratuvar bulguları, başka yerde sınıflandırılmamış
Şeklinde açıklanan nedenlerdir. Burada dikkatinizi çekmek istediğim bu iki neden toplamının neredeyse ölümlerin % 80’ninden fazlasının yer aldığı nedenler olmakla beraber, çoğu yıllarda bunların tek başlarına gerçekleşen ölümlerin %50 ve fazlasını içermesidir.
Bu sağlık açısından muhakkak üzerinde durulması ve incelenmesi gereken bir durumdur. Elbette ki ölüm nedenleri tekrardan uluslararası sınıflamalara uyumlaştırılması gerekir. Sağlık istatistiklerimiz için bu elzemdir.
Ancak özellikle ikinci verdiğim nedenin sonunda ‘Başka yerde sınıflandırılmamış ‘ diye bir açıklama var ya; ıstatistik bilimi böylesi bir gurubun başka gurupların üzerinde rakamlar vermesi durumunda buradaki nedenler sınıflamasının daha da detaylandırılmasını emreder.
Ayrıca İstatistik bilimi bu durumun tabloları hazırlayan/lar tarafından bilinmesini emreder.
Bir de yıllara göre ilçelerdeki boşanma sayıları tablosu var. Bu tablonun altında da tablo içindeki verilerin durumu açıklanmalıdır.(K: Güner MÜKELLEF- İstatistikçi)












