LEFKELİ GENÇLER KARŞIYAKA’DA ABİLERİNDEN GERİ KALMADILAR..
Doç. Dr. Elnur Ağayev
Bugün Miracle Karşıyaka ASK A2 ve Lefke TSK A2 takımları Karşıyaka’da AKSA A2 Süper Ligi’nin 15. haftasında karşı karşıya geldiler. Karşıyaka Şengül Törehan Stadı’nda oynanan maç ev sahibi takımının 2:0 galibiyeti ile sona erdi. Golleri 8. dakikada 61 numaralı futbolcu Yusuf Balıkçı ve 61. dakikada 17 numaralı Rıfat Yıldırım kaydettiler.
Maçla ilgili gözlemlerim:
* Lefke ile Karşıyaka arasındaki yolculuğu Lefke takımında bir dönem futbol oynamış ve yönetimde de yer almış Asaf Güvenir’in futbol anılarını dinleyerek geçirdim. Çok faydalı anlatımları oldu. Dinlerken, bu tür anlatıların zaman zaman Lefke takımı oyuncuları için yapılması gerektiğini düşündüm. Oynadığı takımın tarihini, menekşe beyaz aşkını yakalamak, takım hafızasına sahip olmak için bunlar önemlidir bence.
Buğra hocanın otobüste olması oyuncuları daha bir disipline etmişti. Herkesin keyfi yerindeydi, gülüp eğleniyorlardı. Ağızlardan kötü laflar çıkmıyordu. Buğra hocanın disiplini olmalıydı bu.
* Maç Karşıyaka Şengül Törehan Stadı’nda oynandı. Bu statta 2 yıl önce pandemi sürecinde Lefke TSK – Göçmenköy İYSK A takımları arasında oynanan maçı izlemiştim. Saha zemini hiç de iyi değildi. O günden bu güne saha zemininde fazla bir değişiklik yok. Sahanın ağır zemini oyuncuların sakatlanması için çok müsait. Kışın girmesiyle zemin daha da ağırlaşmış. Ayrıca sahanın güney kısmı güneş almadığından çamurlaşmalar var. Saha zemininin olumsuz olmasından dolayı maçta Karşıyaka’nın 88 numaralı oyuncusu Mustafa Kabişteke ciddi şekilde sakatlandı ve oyuna devam edemedi. Umarım tetkikleri yapıldığında çok da olumsuz bir durumla karşılaşılmaz. Geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Saha zemininden Lefkeli oyuncu Tahsin Yılmaz da nasibini aldı. Fakat sakatlanmadan maçı tamamlaya bildi. Böyle bir durumda saha kenarında ambulansın olmaması da endişeli bir durum yaratmaktadır.
* Maçın oynandığı stadın çevresi başlı başlına bir doğa harikası. Stadın güneyi üstünde bulutların eksik olmadığı Girne Dağlarına yaslanmıştır. Kuzeyi ise Akdeniz’e uzanmaktadır.
Saha zemini sorunlu olmasına rağmen stadın çevresinde değişiklikler dikkat çekmekte. Geçen sürede stadın güney kısmına seyircilerin maçı rahat izleyebilmeleri için yeni bir tribün yapılmış ve yeni koltuklar takılmış. Basın yeri daha inşaat halindedir. Ayrıca soyunma odaları düzenlenmiş, yanına yeni çalışma ofisleri inşa edilmektedir. Sadece yeni yapılan tribünün saha çizgisine yakın olması doğru olmamıştır. Yine yedek kulübelerinin de saha çizgisine yakın olması sorun oluşturmaktadır. Bundan dolayı iki takım yedek kulübesi arasında bir pozisyon sonrasında tartışma ve gergin anlar yaşandı.
* Stadın ismi de değiştirilmiş. Daha önce Karşıyaka Ergin Şahdur Stadı olan saha ismi Karşıyaka Şengül Törehan Stadı olmuş. Karşıyaka kulübüne maddi destek sağlayan Törehan’ların katkısı inkâr edilemez. Sahanın çehresini değiştirmek için önemli katkı yapmış ve yapmaktalar. Bu desteklerinden dolayı teşekkürleri çoktan hak etmişlerdir. Ama bu katkıları stadın ismini değiştirmeyi gerektiriyor muydu? Bilemem, kararlara saygılıyımdır fakat stadın isimlerinin takımda izler bırakmış, takımla anılan, isimleri takımla özdeşleşen ve ayrıca saha çizgisi içinde mücadele etmiş isimler arasından seçilmesinden yanayım her zaman…
* Erkan Yolaç ve Mehmet Çamlıköylü’nün sakat, kaleci Berk Kaşif’in kart cezalısı oldukları haftada uzun aradan sonra Ali Uysal’ın takıma dönüşü olumlu olmuştur. Sol ayağını iyi kullanan ve futbol zekâsına sahip olan Ali’nin takıma katkısı olacaktır. Tabi ki antrenman eksikliklerini gidermeli ve ayrıca fizik olarak güçlenmesi için ek antrenmanlar yapmalı. Ali’ye hoş geldim demek istiyorum, dönüşünden mutlu oldum.
* Maç takımların karşılıklı ataklarıyla başladı. İlk dakikalarda Lefke gençleri daha üstün ve baskın göründüler. Karşıyaka takımının savunma arkasına atılan toplarda Buğra Gürses ve Kemal Poyrazoğlu uygun pozisyona girdiler fakat değerlendiremediler.
- dakikada Lefke savunma arkasında bomboş kalan Yusuf Balıkçı uygun pozisyonu değerlendirerek takımını öne geçiren golü kaydetti. Bu dakikadan sonra Lefke takımı için sanki maç bitmiş oldu. Ne doğru dürüst paslarına, ne organize oyununa, ne mücadeleye, ne oyunu çevirmek için herhangi bir çabaya şahit olundu. Sönen ateşi yakma misali zaman zaman Osman Olgu’nun, Süleyman Sarı’nın, Tahsin Yılmaz’ın, Altan Öksüz’ün “ateşi üflemeleri” fayda etmedi.
Karşıyaka takımı ise kanatlarından etkili geldi. Markajda olan Karşıyakalı oyuncular Lefke savunması arasında arkadaşlarına boş alanlar yarattılar. Ara paslarını olumlu kullandılar. Böyle pasların birinde Lefke kalecisiyle karşı karşıya kalan Rıfat Yıldırım farkı ikiye çıkarttı. Karşıyaka takımının attığı her iki golde de kaleci Berhan Gümüşhan’ın yapacağı bir şey yoktu.
Karşıyaka takımının istekli, Lefke takımının ise sahada gezindiği maç heyecan ve futbol zevki olmadan 2:0 sona erdi.
* Lefke takımının bugünkü yenilgisini çeşitli nedenlerle açıklamak mümkündür:
-Takımda oynayan oyuncuları önemli kısmı okullarında başlayan ve devam eden futsal turnuvasında iştirak ediyorlar. Daha ağır olan bu oyun onlar için yorucu olmakta ve ayrıca sakatlanmalarına sebebiyet veriyor. Bu yorgunluk da oyunlarını fizik ve psikolojik olarak olumsuz etkiliyor.
-Buğra hocanın yeni antrenman programının ağırlığının oyuncular üzerinde olumsuz etki yapıp yapmadığı konusu üzerinde durulabilir.
-Oyunları izlerken oyuncuların hava topuna nasıl çıkılacağı, topa kafanın nasıl vurulacağı, top ve çevre kontrolü, pas yapma vb. gibi temel becerilerini yeterince edinmediklerini gözlemliyorum. 16-17. yaşlı gençlerde bu özellikler oturmadığı zaman üstüne yenilerini yüklemek, pas oyunu oynatmak veya organizasyon kurmak zordur. Bu yapısal sorunu çözmek için bence, Buğra hocanın alfabenin orta kısmında işi bırakıp, oyuncuların daha önce öğrenmeleri gerek kısma, alfabenin A harfine dönmesi lazım. Bu yapıldığı takdirde işler belki yavaş yürür ama olumlu sonuca varmak mümkündür diye düşünüyorum.
* Maç başlarken eski ünlü futbolcu ve hakemlerden Alper Aligüllü ile tanışmam olumlu oldu. Maçı beraber izledik. Kıbrıs Türk futbolunun dünü-bugünü ve sorunları üzerine konuştuk. Lefke takımının K. Kaymaklı ile oynadığı maçlardan anılar aktardı. Alper Beye göre, Kıbrıs Türk futbolunda kuşaklar değişiyor fakat kalite yükseleceğine gün geçtikçe düşüyor. Futbolcular futbol kültüründen uzaklaşıyorlar. Saha içinde nerede ise kavga için nedenler arar oldular. Eski futbol dostlukları kalmadı.
Alper Bey Lefke takımından edindiği arkadaşlara, özellikle de Şükrü Hasan’a ve Mehmet Solkanat’a selamlar gönderdi. İletmiş olayım… Lefke takımının efsanevi kalecisi Mazlum Mercanı saygıyla andı.
(Haber ve Fotoğraflar: Doç. Dr. ELNUR AĞAYEV)
