“ÇOCUKLUK HAYALİMİ GERÇEKLEŞTİRDİM”
A TAKIMA ÇIKMA SERÜVENİM.
Geçtiğimiz yıl henüz 15 yaşında iken büyük bir sorumluluk alarak Lefke’nin ligde kalmasına büyük katkı koyan Erkan Yolaç ile dünü bugünü ve Lefke formasına kavuşma serüvenini konuştuk. Sizlere aynen aktarıyorum.
İlk olarak 2021-2022 sezonunda kısa bir süre U15 liginde Lefke formasını giymeye başladım. Kısa bir süre sonra Sayıner Seyitler hoca tarafından A2 takımına çağrıldım ve orada 1 yıl içerisinde sırasıyla Arif Solkanat, Reşat Yolaç, Erşad Topal ve Buğra Mercan hocalarımla bu ligde futbol oynadım.
Bu sürede A takım Teknik Direktörü Ercan Atasay hoca beni A takım idmanlarına çağırdı. 2022-2023 sezonunda her hafta A takım kadrosuna alındım. Ercan hoca her maç öncesi bana hazır olmam gerektiğini söylüyordu. Ama Lefke’nin puan tablosundaki yeri beni bir türlü sahaya sürmesine izin vermedi. Çetinkaya maçı benim A takım serüvenimin başlangıcı oldu. Henüz 14 yaşındaydım. Bu benim için çok heyecan vericiydi. Bu karşılaşmada 25 dakika görev aldım. Bu kısa sürede sergilediğim performans sayesinde diğer haftalarda da görev almaya başladım. Ama geride fazla maç kalmamış ve sezon sona ermişti.
Bir sonraki sezona Coşkun Ulusoy hoca ile başladık. Coşkun hoca beni idmanlara çağırdı ve çocukluk hayalim olan LEFKE’nin takımına yerleşmeye başladım. Coşkun hoca çeşitli nedenlerden dolayı görevi bıraktı.
Takımın başına Hasan Topaloğlu geldi. Lefkehaber TV’deki Teknik Analiz Programı’nda Çilen Ulusoy ve Haldun Oktay hocalarım her hafta benim A takımda sürekli olarak oynamam gerektiğini söylediler. Bu söylem Hasan hocanın dikkatini çekti ve bana şans vermeye başladı.
Farklı Bir Mevkide Oynamana Rağmen İyi Bir sezon Geçirmeyi Neye Bağlıyorsun
Hasan Hoca ilk maçta bana sağ kanatta görev vermişti. O maçta bana verilen görevi en iyi şekilde yapmaya çalıştım. Ters ayakla attığım ve direkten dönen bir şutum vardı. Bu beni çok hırslandırdı ve daha iyisini de yapacağım fikrinin yerleşmesine neden oldu. Bu maçtan sonra hiç antrenman kaçırmamaya başladım. Antrenman saatlerini iple çekmeye başladım.
Bundan sonraki süreçte sol kanatta görev verildi ve bu mevkide de takıma katkı koymaya başladım. Kemal Solkanat sakatlandıktan sonra sol bek mevkisi boşaldı.
Hiç kimsenin beklemediği bir maçta yani Mağusa Türk gücü maçında Hasan Topaloğlu beni sol bekte sahaya sürdü. Bu maçın benim için çok başka bir önemi vardı. Karadağ’da büyük Lefke seyircisi önünde ilk kez 11’de sahaya çıkacaktım. Karşımda ise ligimizin eni yi kanat oyuncuları Dino Peter Ve Doukara vardı. Her iki futbolcuda mevki değişerek benimle karşı karşıya geldi. Bu iki futbolcu karşısında gösterdiğim performans sayesinde bir anda çocukluk hayalim olan takımın değişmez sol beki haline getirdi. Sol bekte ligin son haftasına kadar görev yaptım. Kolay değil henüz daha 15 yaşındayım ve hiç oynamadığım bir pozisyonda görevlendirildim.
Her geçen hafta mevkime biraz daha alıştım. Bu mevkiye ve takıma motive oldum. Takım arkadaşlarım(abilerim) bana güven duydukça onların güvenlerini boşa çıkartmamak ve Lefke formasının hakkını vermek için terimin son damlasına kadar sahada savaştım.
Maçlara Nasıl Hazırlandın
Lefke formasının ağırlığı seni ister istemez maçlara hazırlıyor zaten. Bu süreçte hiç antrenman kaçırmadım. Hocalarımın ve abilerimin her söylediklerini harfi harfine yerine getirmeye çalıştım. Çok Çalıştım. Hiç mazaret üretmedim. Kasığımda 4cm’lik yırtık olmasına rağmen bir yandan fizik tedaviye gittim, diğer yandan antrenmanlara devam ettim. Ama herşeyden önce dengeli beslenip düzenli uyudum. Bu sayede tedavi sürecine büyük katkı koydum ve kısa sürede iyileşmeye başladım. Bu süreçte zaman zaman ağrılarım oldu. Ama takımın Play_out oynama tehlikesi vardı. Bu sıkıntı beni ayrı bir şekilde motive etti. Ve Lefke’nin play-out’un dışın da kalması için elimden gelen her şeyi yaptım.
Bu dönemde her maç benim için ayrı bir final özelliği taşıyordu. Sahanın en küçüğü bendim. Rakip takımlar da bunu biliyordu. Bundan dolayı benim bulunduğum kanadı kullanmak ve tecrübesizliğimden yararlanmak istiyorlardı. Bende bunun bilinciydeydim. Bu baskıya cevap verebilmek için daha fazla koşmam, daha fazla mücadele etmem ve iyi çalışıp hazırlanmam gerektiğini biliyordum. Öyle de yaptım.
Lig bittikten sonra iyice dinlenip ufak tefek sakatlıkların tamamen iyleşmesini sağladım. Yeni sezon hazırlıklarına sorunsuz ve güçlü başlamak benim için çok önemliydi. Bu nedenle koruma antrenmanlarına başladım. Hava sıcak ama biz denize çok yakınız. Sık sık denize gidip yüzdüm. Suda kuvvet antrenmanları yaptım. Salona gidip bir program çerçevesinde çalışmalar yaptım. Zaman zaman takım arkadaşlarım ile halı sahada maç yaptık. Genel dayanıklılığımı korumak için uzun soluklu koşular yaptım.
Laü Akademi Sana Neler Kattı
Futbola 5 -6 yaşlarında başladım. O dönemde Lefke alt yapısı kapanma noktasındaydı. Herkes pes etmişti. Ama pes etmeyen asla vaz geçmeyen biri vardı. Eski Lefke futbolcusu Mustafa Refet abim. O asla vazgeçmedi ve canla başla çalıştı. Alt yapıyı yeniden canlandırdı. Bende bu dönemde futbola başladım. Haldun Oktay hocam bu oluşuma alt yapının tüm forma ve antrenman malzemelerini alarak katkı koymuştu. Hiç unutmam menekşe-beyaz formayı büyük bir heyecanla sırtıma geçirişimi.
Çalışmalara önce Toni hocayla başladık, ardından Lefke alt yapı hocalarından Turgay Ufuk, Reşat Yolaç, Kazım irdem ve Mehmet Solkanat hocalarımla Lefke Alt Yapısında çalışma fırsatı buldum.
Daha sonra Laü Akademi kuruldu. Laü Akademi’deki hocalarımdan çok değerli bilgiler aldım. Başta Laü Akademi koordinatörü Mehmet Şekerli hoca olmak üzere Azmi Coşkun, Fırat Ömür, Reşat Yolaç ve Hasan Poyrazoğlu hocalarım bizlere çok iyi bir futbol alt yapısı kazandırdılar.
Yine bu dönemde birçok yurt içi ve yurt dışı turnuvalara katıldık. Buralarda başarılar elde ettik. Ama her maç bize çok büyük deneyim, tecrübe kazandırdı. Bu etkinlikler sayesinde sosyal yönümüz de güçlendi.
Bu günkü koşullarda yabancılara uçuk kaçık transfer bedelleri ödeniyor. Lefke ve LAÜ Akademi’de birçok yaş gurubu var. Bu futbolcular iyi bir eğitimle geliştirilerek Lefke’ye kazandırılacak. Ve Lefke’ye büyük bir katkı sağlayacağını söyleyebilirim.
LAÜ Akademiye sonsuz destek veren Rektörümüz Mehmet Ali Yükselen hocaya da teşekkürü bir borç bilirim.
