KIBRIS’TA RUSLAR – I * Doç. Dr. Elnur Ağayev – Lefke Avrupa Üniversitesi *
BAŞLARKEN:
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yayınlanan ilk Rusça gazete ve sitelerden olan novostikipra.com sahibi Onur Evrensel Bey haftada bir gün gönüllü olarak köşe yazmamı rica ettiğinde başta tereddüt ettim: Böyle bir proje için neler yazabilirim ki? Sonraki günlerde kafamda bazı şekillenmeler yaşandı. Çeşitli çalışmalarımda Rusların Kıbrıs’taki izlerine dair notlar bulunmaktaydı. Ayrıca zaman zaman da yaptığım yeni çalışmalardan dolayı tuttuğum fakat yayınlamadığım notlar vardı. Bunları bir araya getirip seri yazılar yazabilirdim. Tecrübe etmeye değerdi. Buradan yola koyularak öncelikle Rusların adayla ilgililerinin kronolojisini oluşturmak ve daha sonra da değişik özellikli yazılar yazmayı hedefledim… Çok sayıda Rus kaynağını taramaya başladım ve bu taramalarım halen de devam eder. Zaman alıcı ve yorucu işlerdir bunlar, ama tatlı yorgunluk diyelim buna. Akademide tatlı yorgunluk olmazsa çekilmez zaten…
Bir buçuk aya yakındır ki, novostikipra.com sayfasında her Salı günleri Kıbrıs’ta Ruslar (Русские на Кипре) konulu seri yazılar yayınlıyorum. Bu hafta serinin altıncı yazısına geldim. Seri yazılarımı Rusça yayınlarken bir taraftan da Türk okuyucularıma haksızlık yaptığımı düşündüm. Her ne kadar yazılar onlara hitaben yazılan yazılar olmasa da ilgi duyduklarını mesajlarından anladım. Her ne kadar sanal sitelerde yazıların çevrilerini yapmak mümkün olsa da orijinal yazının keyfini vermeyeceği de kesindi. Bundan dolayı da seri yazılarımın Türkçelerini de hazırlayıp Lefkehaber TV sayfasında gönüllü olarak yayınlamayı planladım. Lefkehaber TV sahibi Teoman Oktay Bey sağ olsunlar, bu yazıları haftada bir gün, Perşembe günleri yayınlamayı kabul etti. Kendilerine müteşekkirim…
…Bakınız orada köşede oturan birisinin sesini de duyuyorum, “hayır ola, neden bu konuyu yazıyorsunuz, amacınız nedir?” Cevabım kısadır: Kıbrıs tarihine ve kültürüne katkı koymak için… Başka amaç arayan, lütfen Kıbrıs Türkümüzün güzel deyimiyle: “mahalleye…”
Yazalım bakalım, belki de günü geldiğinde kitap piyasası iki kitabı aynı günde görür…
Hayırlı okumalar…
* * *
Ruslar hangi yüzyıldan veya tarihten itibaren Kıbrıs’ta görünmeye başlamışlardır? Burada ne arıyor, ilgi alanları nelerdir, ne gibi izler bıraktılar ve bugün Kıbrıs’taki durumları nedir? Başlatmış olduğum seri yazılarımla yukarıda sorduğum soruların cevaplarını arayarak bu konunun genel çerçevesini oluşturmaya çalışacağım. Önümüzdeki haftalarda ise çeşitli makalelerle burada oluşturacağım genel çerçeveyi ayrıntılı olarak sunmaya gayret edeceğim. Konunun geniş ve dağınık olduğunun farkındayım. Bundan dolayı da zaman zaman “daldan dala” konmuş olabilirim, anlayışınızı bekliyorum. Ama günün sonunda hedefe ulaşabileceğimi düşünüyorum.
Elbette, bu konuyu tartışmaya başlamadan önce “Ruslar” derken kimleri kastettiğimi anlatmam gerekiyor. Bazıları için, “Ruslar” derken neyi kastettiğim ifadesi garip görünebilir: Elbette ki, Rusya Federasyonu’nda yaşayan Ruslardır kastettiğiniz. Başka Ruslar da mı var? Açıklamama izin verin, çünkü tarih daha ayrıntılı bir açıklama gerektiriyor.
1917 Büyük Ekim Devrimi’nden önce, Rusya İmparatorluğu’nun bölgeleri ve onların sakinlerini tanımlamak için sırasıyla Büyük Rus, Küçük Rus ve Beyaz Rus terimleri kullanılıyordu. Ekim Devrimi’nden sonra Beyaz Rusya, Belarus; Büyük Rusya, Rusya; Küçük Rusya ise Ukrayna olarak adlandırıldı. Bu nedenle, Ekim Devrimi öncesindeki Kıbrıs’taki Rus varlığını tartışırken, bu tarihi terimlere sadık kalmaya çalışacağım. Devrim sonrası dönemde bu farklılıklar ülke içinde devam etti, ancak yurt dışında Sovyetler Birliği adı altında birleştirildiler. Dolayısıyla, bu bağlamda, Rusları Sovyetler Birliği çerçevesinde de ele alacağız. Sovyetler Birliği sonrası ise artık her kes evindedir.
Rusların adaya ilk gelişi, Ortodoks Rusların Kutsal Toprakları ziyaretleriyle bağlantılıydı. Kıbrıs, Kutsal Topraklara giden güzergâhta bulunduğu ve adada Ortodoks azizlerin varlığı nedeniyle Ruslar için cazip bir durak haline gelmişti. Adaya ilk ziyaretler bu vesileyle mümkün olmuş ve 12. yüzyıla dayanmaktadır. Bu ziyaretler sonraki yüzyıllarda da devam etmiş ve bu durumu çeşitli seyahat notları ve hatıralar belgelemektedir. Ortodoks başrahip Danil, rahip başrahip Agrifin ve keşiş Zosim tarafından tutulan notlar, bu dönemin incelenmesi için önemli kaynaklardır. Bu isimlerin sayılarını çoğaltmak da mümkün.
- yüzyılın başlarında, Rusların adaya olan ilgisi, 34 yıl boyunca Akdeniz’i dolaşan ve bu süre zarfında dört kez Kıbrıs’ı ziyaret eden rahip ve gezgin Vasili Barski’nin seyahatlerinde de görülmektedir. Barski, seyahatlerini detaylı bir şekilde seyahat notlarında anlatmıştır.
- yüzyıldan itibaren Rusya’nın Kıbrıs’a olan ekonomik ve siyasi ilgisi önemli ölçüde artmıştır. 1768-1774 yılları arasındaki Rusya-Osmanlı Savaşı’nın sona ermesinin ardından, 1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ve 1779’da imzalanan Aynalıkavak Antlaşması ile Rusya İmparatorluğu, Akdeniz ticaretinde aktif bir rol oynamaya başlamıştır. Bu antlaşmalar kapsamında, Osmanlı İmparatorluğu Rusya’ya, uygun gördüğü yerlere konsolos veya başkonsolos atama ayrıcalığı tanımıştır. Ayrıca, Akdeniz ve Karadeniz’de Rusya’ya, Fransızlar ve İngilizler ile benzer ticaret hakları verilmiştir.
Bu bağlamda, Rusların Kutsal Topraklara yaptığı ziyaretler ve Akdeniz ticaretindeki rolleri daha da önem kazandı. Yukarıda belirtilen antlaşmalara dayanarak Rusya, Osmanlı İmparatorluğu’nda birçok yerde konsolosluklar açtı. 1785 yılında Rusya İmparatorluğu, Kıbrıs’ta konsolosluk açarak vatandaşlarına Kutsal Toprakları ziyaretlerinde ve Akdeniz’deki ticari ilişkilerinde yardımcı olmaya başladı. İlk konsolos olarak görevine başlayan kişi Kaptan İvan Ecali’dir.
(Devamı var)


