TAKTİK SAVAŞI…
Doç. Dr. ELNUR AĞAYEV
Ligin üst sırasını ve ayrıca şampiyonluk yarışını yakından ilgilendiren, sahadaki takımların ise ligdeki konumlarına ve bundan sonraki süreçteki hedeflerine etki edecek bir maç oynandı Lefke 16 Ağustos Garadağ Stadı’nda. Alınan 1:1 skor takımları tatmin etmese de ligdeki şampiyonluk mücadelesinin daha çok su götüreceği düşünüldüğünde hedeflerinde bir uzaklaşmanın olmadığı görüldü. Ama tabii ki maçı kazanan takım daha avantajlı konuma yükselecekti.
Her iki takımın sahaya galibiyet için çıktığı mücadelenin ilk dakikasındaki hırslarından anlaşıldı. Bu hedeflerine ulaşmak için takımların sahaya yansıttıkları farklı taktikler vardı. Cihangir takımı kalabalık savunma ve orta sahasıyla Lefke ataklarını etkisiz hale getirmeye çalıştı, maçın son kısmı hariç kolay kolay ileri çıkmadı ve kontrollü oyunu tercih etti. Burada Toygar hocanın Lefke takımının etkili kanat isimleri Candy ve Kouassi için özel önlemler aldığını vurgulamak lazım. Cihangirli kanat oyuncuları onlara daha yakın oynayarak hareket alanlarını daralttı. Lefke takımının uç oyuncusu Fourmy’nin ise kalabalık savunma arasında kaybolması sağlandı. Lefke takımı ona bırakılan sadece geriden oyun kurma girişimlerinde de yavaş kalınca ilk yarı boyunca duran toplar dışında çok da etkili olamadı. Bu durum karşısında Lefke takımı rakip takım savunmasının yerleşiminden daha hızlı hareket ederek savunmayı dengesiz yakalayabilir veya savunma beklerini ileri çıkararak etkin olabilirdi ki bu girişimler fazla denenmedi, burada yetersiz kalındı.
Cihangir takımı ise daha çok pas yaparak, yeri geldiğinde kanatları zorlayarak ve özellikle de Babacar ve Muhittin Tümbül’le Lefke kalesinde tehlike oluşturmak çabası içindeydi. Maçın 30. dakikasında Cihangir’in attığı gol sol kanatta Muhittin’in Mustafa’yı çalımlayıp ceza sahasına girmesi ve son vuruşu sonrası geldi..
Görünen köy kılavuz istemiyordu. Lefke takımı gol atabilmesi için doldur boşaltmalardan vaz geçmeli veya bunu Cihangir savunmasının yerleşmesinden önce yapmalı, rakip savunmasının dengesiz yakalamalıydı. Veya hızlı pas oyununa dönüp yine Cihangir’in oyununu bozmalıydı. Ayrıca Cihangir’i üzerine çekmesi durumunda ise ileride ve kanatta oynayan üçlüsüne alan açmış olacaktı. Bu anlamda 57. dakikada Rahmi Çelik ve Mehmet Ali Avunç’un oyuna girmeleri Lefke takımının hızlı, etkili ve hücuma dayalı hareket etmesini sağladı. Hızlı pas trafiği Cihangir takımının yerleşmesini ve dengesiz yakalamasını sağladı. Böyle atakların birinde maç boyunca sahada gezinip duran Formy hava topu mücadelesinde topu Kouassi’ye indirerek onun kaleciyle karşı karşıya kalmasını sağladı. Kouassi de bu ikramı reddetmeyerek kaleciyi çalımlayarak topu boş ağlara gönderdi.
Bu dakikadan itibaren Cihangir ikinci golü atmak için bastırıp savunma güvenliğini ikinci plana atınca maç daha da heyecanlanmaya ve takımlar gol pozisyonları yakalamaya başladı. Fakat gol pozisyonlarına giren Lefkeli oyuncular isabetli olmayınca veya isabetli şutlarında Cihangir kalecisi Hasancan’a takılınca ve kaleci İrfan’la karşı karşıya kalan Babacar’ın uygun pozisyonu değerlendiremeyince maçta başka bir gol olmadı ve takımlar birer puanla sahadan ayrılmak zorunda kaldılar.
Toygar hocanın Rahmi’nin oyuna girmesinden sonra Lefke takımının oyununda yaşanan değişiklere ve sayısal olarak çoğalan ofans oyuncularına zamanında önlem alması Cihangir adına olumlu sonuçlar verebilirdi. Hasan hocanın ise yukarıda bahsedilen önlemler dışında oyuna daha erken müdahale edip yorulan futbolcuları değiştirmesi oyunun daha farklı şekilde gelişmesini sağlardı diye düşünüyorum.
Her iki takıma ve teknik ekibe sahada centilmenlik içinde yansıttıkları keyifli ve heyecanlı oyundan dolayı teşekkür ediyorum. Lefke takımının uzun aradan sonra 90 dakika oyunda kalması ve mücadeleci kimliğini sahaya yansıtması önemli bir gelişmedir. Bunun önümüzdeki haftalarda da yükselerek devam etmesini diliyorum.
Lefke’nin değerli oyuncusu Candy’ye de bir paragraf açmak istiyorum. Ülkemize gelen iyi yabancılar arasında görülen bir futbolcudur. Eski formunu daha yakalamamış olsa da sahadaki etkinliği tartışmazdır. Fakat birilerinin de artık Candy’ye bireyselliğin ve çalımların önemli olduğunu fakat futbolun takımla beraber oynandığını hatırlatması lazım. Belirttiğim iki özelliği zaman zaman takımını oyundan düşürmektedir. Ayrıca en çok faule maruz kalan bir futbolcudur Candy. Fakat her pozisyonda kendini yere atınca hakemlerin gözünde inandırıcılığını kaybetmekte ve faule maruz kaldığı pozisyonlarda hakemler devam etme eylemine geçmekteler. Ayakta kalmayı daha fazla denemeli…
Lefke seyircisi de alkışı hak ediyor. Takımını yalnız bırakmadı, Garadağ tribününü doldurarak takımına destek oldu. Garadağ tribünü çoktan böyle bir kalabalık görmemişti. Küçük taşkınlıklar dışında bazılarının beklediği bir olayın içinde olmadı. Bu desteklerinin devam etmesini diliyorum. Fakat zaman zaman yaptıkları kötü tezahüratlarının da artık tribünlerimize yakışmadığını ve zamanının geçtiğini söylemem lazım.


