NİTELİK, NİCELİK… VE BEDEN EĞİTİMİ
Kamil KOLCU
Sporda arzu ettiğimiz yerde miyiz ?
Hayır.
Tesislerimiz yeterli mi?
Evet.
Peki, bu tesislerde bakım varmı?
Yok.
Elit sporcu yetişecek her şeyimiz var mı?
Yukardaki ilk iki soru üçüncü sorumun sorulmaması gerektiğini gösteriyor.
Ama yine de ülke şartları ve yönetim anlayışı sorduruyor işte…
Daha fazla insanın spor yapması mı önemli, elit sporcunun yetişmesi mi?
***
Biraz daha açalım konuları.
Spor kültürünü okullardan vermeye başlamalıyız.
Beden eğitimi ve spor derslerinin sayılarını, sürelerini artırmalıyız.
Daha da önemlisi sporu ve eğimi mahalle aralarına almalıyız.
Eskiden çocuklar tekerlek ‘rimslerinden’ potalar yapar, elektrik direklerine asardı.
Kimi Michael Jordan olurdu, kimi Harlem takımının bir oyuncusu.
Paylaşmayı öğrenirdi çocuklar, hayal kurardı.
Enerji atardı sokakta.
Şimdilerde potalar evlere girdi.
10 evin ikisinde pota var.
Halı sahacıklar var.
Mahalle araları tehlikelerle dolu.
***
Çocukları sokaktan aldığımız sürece, sporda istenilen düzeye gelemeyiz.
Beden eğitimine değer vermezsek ağzımızla kuş kapsak, ileriki süreçte yine bugün konuştuğumuz cümleleri konuşacağız.
Sorduğumuz sorulara cevaplar arayacağız.
“Sporda istenilen düzeyde” değiliz diyeceğiz.
Sporda ülkenin önünde olan bir tesis yapımız var.
Ama 400 metreyi 50 saniyenin altında koşan atlet yok.
O kadar tartan pist olmasına rağmen, atletizmde sporcu sayısı eridi gitti.
***
Kabul birşeyler yapılmalı.
Geliştirilen projeler uygulamaya geçmeli.
Belki kısa vadede sonuç alabiliriz ama uzun vadede yine kayboluruz yine…
Ya ülke sporunu vizyonla yöneteceğiz, ya da spor şuralarında alınan kararların iki günlük etkisine kalmaya devam edeceğiz.
