GERÇEKTEN SAMİMİ MİYİZ?
Münevver Ebedi Çakmak
Uluslararası Hukuk ve Toplumsal Cinsiyet eşitliği Uzmanı
Son günlerde etrafımızda olup bitenler insanoğlunun nereden nereye geldiğini sorgular boyutta. Gözlerimizi kapatıp etrafımızdaki sesleri dinlemeye, yaşadığımız çevrenin kokusunu hissetmeye çalışın kısa bir süre. Gözünüzü açın ve gerçekten hak ettiğiniz bu mu diye düşünün biran.
Her geçen gün yanan çöp depolama alanları yanmaya devam ediyor. Önünden geçiyoruz, sorgulamıyoruz neden bizim beldemizde değil ondan mı? Yoksa artık umursamıyor muyuz? Yoksa burada olan bitenden çokta ses çıkmaz diye mi? Bilemedim. Bakıyorum etrafta her gün yanan çöp depolama alanlarından çıkan zahirli gazlardan hepimiz zehirleniyoruz ama kimseden ses yok. Güzelyurt, Çatalköy, Güngör ve liste uzayıp gidiyor her geçen gün…
Karpaz’da yaşanan katliamın hiçbir şekilde bir affı olamaz. Bu insanlık dışı bir katliamdı savunulması mümkün değil sebep ne olursa olsun bir canlının canına bu şekilde zalimce kastetmek. Biz ne zaman bu kadar cani bir toplum haline geldik anlamak mümkün değil. ortada dolaşan birçok iddia veya teori var ama bence sorgulanması gereken, bunu yapan kişi veya kişilerin vicdanları neden bu hale geldi ne yaşamış olabilirler ki bir canlının canına bu şekilde “şuursuzca” kıyabildiler. Trajedinin en karanlık yanı da bir annenin doğum yaptığı sırada katledilmesi… bunun farklı olarak ele alınması gerektiği düşüncesindeyim. Hepimizi dünyaya bir anne getirdi bunun da ötesinde hepimiz bir gün ebeveyn adayıyız. İster kadın isterse erkek olalım. Hayat tercihlerimize bağlı olarak…
Trafikte yaşanan can kayıpları her geçen gün artıyor. Ayni noktada bir aylık süre içerisinde iki ölümlü kaza. İki gün sonra ise Magusa-Lefkoşa yolunda yine benzer bir kaza. Alt yapı eksikliklerinin giderilme çalışmalarının hızlandırılması sorumluların sorumluluklarını alması beklenirken biz yetki kimde, kendimizi nasıl kurtaracağımız peşinde…
Lapta’da yapılması planlanan ve LAÇ belediyesi tarafında ihale süreci başlatılan Marina projesine karşı alınan Ara Emrine karşı süren dava sürecine karşı yapılan eylem. Belediye tarafından tüm çalışalar “İdari İzin” verilere mahkeme önüne taşınan çalışanlar ile yapılan eylem gösterisi. Her geçen gün bir ilke imza atmaya devam ediyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde sanırım çevre örgütlerine karşı bir eylem yapılmamıştır. (en azından ilk bakışta karşıma çıkmadı) Marina İhalesine karşı çıkılma sebebi ihale yasasında zorunlu olan Çevre Değerlendirme (ÇED) raporunun İhale sürecinde olmaması. Yani yapılacak olan yatırım ile ilgili bir plan bir projenin ortada olmaması, yatırımcının kendi istediği şekilde bir proje ile buraya bir yatırım yapmasını beklememiz. Neden Çünkü Yerel Yönetim olarak buna ayıracak bütçemiz yok. Ya da böyle bir şeye ihtiyaç duymuyoruz. Yapacağımız yatırımların bir kısmını proje kapsamına koyup yatırımcının bize bunları sağlaması şartı ile gerisi ile ilgilenmiyor muyuz? Neden sürekli birilerinin bizim için birşeyler yapasını bekliyoruz ve biz isteklerimizi istediğimiz şekilde doğa ile uyumlu olacak şekilde gelişmesi için tavır belirlemiyoruz. Bu kadar zor mu yatırımcıları yönlendirmek? Beldemizi, ülkemizi doğamızı korumak bu kadar zor mu?
Tüm bunlar birbirinden ayrı sorunlarmış gibi görünse de hepsinin temel sebebi ayni aslında. Sorumluluk alması gerekenlerin üzerine düşeni yapmaması, sürekli olarak birilerinin bizim için bir şeyler yapmasını beklememiz, kendi planlamamızın olmaması ve en önemlisi günü birlik politikalar ile geleceğimizi yok edenlere alkış tutmamız. Birbirimize karşı samimi olalım. Yıllarca Karpaz da yaşayan Eşekleri “Turizm” malzemesi olarak kullandık. Tanıtımlarda kullandık. Ülkeye gelen turistlerin onları ziyaret etmeleri için özel programlar yaptık. Peki onları KORUMAK için DEVLET olarak ne yaptık? Halk sağlığının Korunması Devlet Güvencesi altında olmalı. Devlet olmanın en baştaki yetkinliklerinden biri de budur. Hatalarımıza İlaç TEDARİK EDEMEDİĞİMİZ gibi Halk Sağlığını koruma noktasının da çok uzağındayız. Güngör Çöp Depolama Alanında yaşanan KAOS ve sonrasında Yerel yönetimlerin elini kolunu bağlayan yasa tasarıları ile temel çözümleri önünün kapatılmasının sebebi yine bizi YÖNETENLER DEĞİL Mi? Birbirimize karşı biraz samimi olmanın zamanı geldi. Bunu bu gün yapmazsak yarın hepimiz için çok geç olacak. Oturduğumuzun koltukların bize yapmaya çalıştığı GÜÇ zehirlenmesini bir kenara bırakıp özümüze dönme zamanı… Yarın üzerinde yaşadığımız bu topraklarda kendimizi, kendimizden olanı bulamayacağız…


