HAYALLERDEN GERÇEKLİĞE…
Doç. Dr. ELNUR AĞAYEV
“Var bir hayalimiz”… Bu slogan Lefke Türk Spor Kulübü’nün bu yılki Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Kupası yolculuğunda belirleyici bir slogan oldu. Lefke takımının 2014 yılında kazandığı Kıbrıs Kupası sonrası çekilen bir resimdeki ayrıntıda yer alan, o dönem babası Reşat Yolaç’ın kucağında bir çocuk olan, şimdi ise takımın genç yeteneklerinden Erkan Yolaç’a atfen ortaya atılan bu slogan iyi de tuttu…
Doğrusu bu sloganı ilk duyduğumda bana çağrıştırdıkları oldu. Öncelikle bana yıllar önce okuduğum bir yazarın, hayatın anlamı üzerine yaptığı yorumu çağrıştırdı. Der ki yazar, hayatın anlamı hayallerle gerçekler arasındaki süreçte yatar. Hayaller kurarsınız. Sonra onları gerçekleştirmeniz için eyleme geçersiniz. Eğer eylem içinde doğru organizasyon yaparsanız günün sonunda mutlu sona ulaşır, hayatın doyumunu yakalarsınız. Doyum süreci tamamlandıktan sonra yeni hayaller kurar, yeni eylemler, yeni organizasyonlar içine girersiniz. Ve hayat böylece akıp gider, anlam kazanır. Doğru eylem ve organizasyon kuramadığınız zaman süreç tersten işler ve hep geri dönüşler yaparsınız…
Uzun süredir liglerde organizasyonun önemi üzerinde duruyorum. Önemsiyorum çünkü. Bu anlamda aklın yolu birdir. Organizasyonun elemanlarını doğru belirlediğiniz ve doğru işlevlerle yüklediğiniz, kontrolünü şeffaf şekilde sağladığınız zaman hayallerle gerçekler arasında bağın kurulmasında bir engel kalmaz. Burada yönetime de, teknik ekibe de, futbolculara da, etkin güç olan taraftara da, ulusal ve yerel medyaya da önemli görevler düşüyor. Bu elemanlarda aksamalar yaşandığı ve yeterli denetim olmadığı zaman organizasyonunun başarıya ulaşma şansı da kalmamaktadır. Belki bazı aşamalarda başarılar görülür ama sonuca ulaşma noktasına eksiklikler kendisini gösterir ve nihai başarı elde edilemez.
Lefke Türk Spor Kulübü tarihine bakıldığında burada süper lig şampiyonluğuna rastlamazsınız fakat oynadığı 4 Federasyon Kupası’nın 3’ünü kazandığını görürsünüz. Burada müzeye kazandırılamayan 4. kupa için de üzülmemek elde değildir. Organizasyonun son ayağında sabırlı davranılsaydı o kupanın da Garadağ’a geleceği bariz şekilde ortadaydı. Kupada böyle başarılar her takıma nasip olmaz. Şimdiki haliyle 4 finalden 3’ünü kazanmak büyük başarıdır.
“Var bir hayalimiz” sloganın yaygınlık kazanmasından sonraki süreci takip ettim. Yukarıda saydığımı enstrümanlar arasında tam bir uyum gördüm. Kulüp yönetimi, teknik ekip, futbolcular, seyirciler, bölge işletmeleri, yerel medya bir oldu, beraber oldu. Birbirlerini desteklediler. Sürece ilişkin eleştiriler olmadı mı, oldu, bunun için açıklamalar yapıldı. Bu uyum final maçında Lefkoşa Atatürk Stadı’nda da kendini belli etti ve tüm Kıbrıs bu uyumu gördü. Organizasyon tüm elemanları üstlendikleri görevlerini hakkıyla yerine getirdiler. İşte başarının sırrı buradadır, Kupa’nın sırrı buradadır. Bu süreçte görev alan, görev üstlenen tüm elemanları kutlamak lazım.
Bundan sonra bence artık şu sorunun cevabı üzerinde çalışılmalı: 5 maçlık Kıbrıs Kupası için doğru organizasyon yapabilen Lefke Türk Spor Kulübü bunu 30 haftalık Süper Ligin tamamına neden yayamıyor ve bunun için neler yapılmalı? Son yıllarda Lefke takımının ligde üst sıraları zorladığı görülmektedir. Geçen seneki sıkıntılar dışarıda bırakılırsa takım bu ligde genelde 5-7 sıralar arasında gidip gelmektedir. Fakat mutlu sona ulaşmakta sıkıntılar yaşamaktadır.
Bundan dolayı da Süper Ligdeki 30 haftalık süreç için organizasyon yapmak önemsenmelidir. Uzun süren ligi kaldırabilecek ve sürecin sonuna kadar aksamayacak ekonomik alt yapı oluşturulmalıdır. Bazı şahıs ve müesseselerle yetinilmemeli ve ekonomik zemin genişletmelidir. Şeffaf ve hesap verimlilik esasına dayalı mali raporlar hazırlanmalıdır. Bunun için şeffaf yönetimsel yapı için ısrar edilmeli ve desteklenmelidir. Organizasyonda yer alacak enstrümanlarla çalışacak etkin ve sürekliliği olan alt birimler oluşturulmalıdır. Yerel ve ulusal medya ile çalışmalara devam edilmeli, kamuoyu oluşturulmalıdır…
Burada Lefke seyircisine ayrıca paragraf açmak lazımdır. Lefke seyircisi Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu tarihinde kendine özel yer kazanmıştır. Çünkü bu seyirci “olay seyircidir”, “dar gün seyircisidir”, “zor gün seyircisidir”, “kupa seyircisidir”. Mesafenin uzaklığına, yakınlığına bakmaz, yurt dışında olsa bile uçağa atlayıp desteğe gelir. Son final maçı öncesi Mağusa Türk Gücü Başkanı Koral Bozkurt’un Lefke Türk Spor Başkanı Adnan Doğruyol’a, “kupalarımı vereyim bu seyircileri bana ver” esprisi boşuna değildi. Fakat eğer lig organizasyonu yapılacaksa bu “olay, dar gün, zor gün, kupa seyircisini” “lig seyircisi” yapacak mekanizma geliştirilmelidir. Bunun için seyirci ekonomisi, sosyolojisi, psikolojisi doğru yönlendirilmelidir. Takım 12. gücü her maçta hissetmelidir…
Ben yine yazımın başına döneyim. “Var bir hayalimiz” sloganı bana bir de “hayaller Paris” ifadesini çağrıştırdıydı. Hayallerin Paris olması güzel ama “Paris’e gidecek” organizasyonunuz yoksa “mahalleniz” dışına çıkamazsınız. Organizasyonun en iyi örneğini son kupa maçında gördük… Ne ise daha fazla felsefe yapmayayım…
NİCE SÜPER LİG VE FEDERASYON KUPASINA, LEFKE TÜRK SPOR KULÜBÜ…
