SİSTEMİN ÇÖKÜŞÜ…
MÜNEVVER EBEDİ – Uluslararası Hukuk ve Tplumsal Cinsiyet Eşitlik Uzmanı
Sanal hayatımıza devam ediyoruz. Adanın kuzeyine sıkışanlar olarak her gün yeni senaryolarla çözümsüzlükten sağladığımız konforun bekası için mücadele etmeye devam.
Aklıma geçmişte tarih kitaplarında okuduğumuz çöken sistemler ve imparatorlukların son dönemleri ve iktidar hırsı ile saldıran imparatorların uğramış oldukları yıkımlar gelmiyor değil. Tarih kitaplarının sayfaları hep bu hikayeler ile dolu. Dünyaya hükmeden imparator ve Kralların bir gün nasıl tahtlarından olduğunu anlatır tozlu sayfalar. Dahası Krallar ve İmparatorların bu yıkımlar öncesinde halkına yaşattığı refah dönemleri ve sonrasında yaşanan zulümlere de yer verilir. Günümüz siyaset arenasında Krallar İmparatorlar yok belki ama siyasi figürlerin ismi değişse de sistem değişmemiş gibi.
Küçücük bir ada ülkesindeyiz. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan bu ada 1974 yılı sonrasında ateşkes ilan edilmiş ve ikiye bölünmüştür. Adada 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti adanın uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler parametrelerinde tanına tek resmi devleti iken , adanın Kuzeyinde ateşkes sonrasında buradaki düzeni sağlamak adına kurulan fakat uluslar arası hukuk ve Birleşmiş Milletler parametrelerince tanınmayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. 2003 yılına kadar tüm dünyaya kapıları kapalı olan ve gerek siyasi gerekse ekonomik ambargoları dibine kadar yaşadık, yaşamaya da devam ediyoruz. Sadece Türkiye Cumhuriyeti ile tek taraflı ticaret yapabiliyorduk. Üretilen ürünlerin dış pazarda yer bulması nerede ise imkânsızdı. Seyahat özgürlükleri kısıtlanmış, artık dar bir döngüye hapsedilmişti adanın kuzeyinde yaşayanlar. Ama bu gün olmayan bir siyaset vardı. Müzakereler sürekli devam ediyordu iki toplum arasında adada kalıcı bir barışı sağlamak için. 2003 yılında iki toplumu yakınlaştırmak için açılan sınır kapıları, sonrasında ekonomik olarak gelişimi sağlamak üretimi teşvik etmek ticaret bağlarını güçlendirmek için getirilen Yeşil Hat Tüzüğü yeni kapıları açtı her iki toplum için.
Bununla birlikte, Kuzeyde ekonominin belirli alanlarda gelişimine olanaklar sağlamak anlamında KKTC hükümeti tarafından yapılan tüm hamlelerin günümüzde bu sorunlara neden olacağı aslında ta en başından beri belliydi. Loizidu davası ile birlikte adada mülkiyet sorununun varlığının nelere sebep olabileceğinin sinyallerini veriyordu. Kuzeyde bırakmış olduğu evini geri isteyen Kadın mülkünü geri istiyordu. O dönemlerde de bugün gibi benzer söylemler ile bu olay ret ediliyordu mevcut otorite tarafından. AİHM sine yapılan başvurulara emsal teşkil eden bu Dava sonrasında artan davalara karşı Avrupa Birliği Taşınmaz Mal Komisyonunun kurulmasını ve her iki toplum bireylerinin dolaylı olarak önce iç hukuk yolunu deneyerek bu sorunu çözmesine olanak sağladı. Sonrasında ise yabancı sermayenin adanın kuzeyine olan ilgisinin artmasının ardından yapılan mülk satışları, İmar Palnı süreçlerinin doğru şekilde yönetilememesi ile birlikte yaratılan yeni “gelişim sektörü” maalesef bugün yaşanan bu kaotik durumun kaçınılmaz olduğunun bir göstergesiydi.
Yapılan tutuklamalar ve açılan davalara rağmen fütursuzca korkmayın diyen KKTC yetkilileri bu sorunu görmezden gelmesinin yanında gün geçtikçe hem kendilerini siyasi olarak zora sokmakta hemde yarattıkları düzeni içinden çıkmaz hale gelmesine sebep olamaya devam etmektedirler. Aslına bakarsanız Lefke İmar Planının neden hayata geçmediğine dair sormuş olduğum soruların birine karşılık “merkezi hükümet olarak buraya yatırım yapan yatırımcıların yatımlarını engelleyemeyiz. Bu süreci yönetemeyiz” lafını şimdi daha iyi anlıyorum. Ama sanırım ayni siyasi iradenin Kırmızı Bülten İle aranan yatırımcılar için de bişeyler düşünmesi gerekmektedir.
Bu süreçleri sadece kendi topraklarında dondurabildiklerini ve engel olabileceklerini hatırlatmak isterim. Ne Kapıları kapatsanız bunu engelleyebilirsiniz ne de çalıştaylar düzenleyerek. Türk Dünyası Teşkilatı toplantısına gözlemci olarak bile davet edilmememizin ve sonrasında verilen mesajları bile doğru bir şekilde yorumlayamamanız sadece size zaman kazandırır. Ama Sistemin Çöküşünü engelleyemez….


