ABOHOR (CİHANGİR)) VE CENTİLMENLİĞİN KÖKLERİ

0
110

ABOHOR (CİHANGİR) VE CENTİLMENLİĞİN KÖKLERİ

Abohor (bugünkü adıyla Cihangir) takımının centilmenliği, Kıbrıs Türk spor tarihine altın harflerle yazılacak bir duruşun simgesidir. Bu onurlu geçmiş, yalnızca sahada değil, toplumlar arası dostlukta da kendini göstermiştir.

“Bazi zaferler sessiz yaşanir, kupasiz kazanilir. Abohor, sadece futbol değil; dostluk, saygi ve insanlik oynamiş bir köydü. bu hikaye, bir sahadan yüreklere yayilan centilmenliğin hikâyesidir.”

Yıl 1955-1956… O dönem Rum köyü olan Eksemedos (şimdiki adıyla Düzova), Abohor Işıkspor’u, Degirmenlik’te düzenlenen bir yedili futbol turnuvasına davet eder. Bu turnuva, 18 takımın katıldığı bir “seven-a-side” organizasyonudur. Yedişer kişilik takımlar, 15 dakikalık maçlar oynar. Maçta gol olmazsa, korner üstünlüğüyle kazanan belirlenir. Ne gol ne de korner olursa, penaltı atışlarına gidilir.

Turnuvadaki tek Türk takımı Abohor’dur. Büyük bir başarıyla finale kadar yükselirler. Finalde ise kendilerini turnuvaya davet eden dost Rum köy takımı ile karşılaşırlar. Maçın son saniyelerinde Abohorlu oyuncular kendi aralarında konuşarak bilinçli bir şekilde korner kullanır ve maçı kaybederler. Çünkü, kendilerini davet eden dost takımı yenmek istemezler. Böylece turnuvayı ikinci sırada tamamlarlar.

Abohor’un kulübünde belki çok sayıda şampiyonluk kupası yoktur ama en fazla centilmenlik kupası bu kulübe aittir. Abohor’un sahası, polislerin en rahat görev yaptığı, seyirciler arasında en az küfürün duyulduğu stadyumdur. Bu da Abohor’un spor anlayışının ve ahlaki duruşunun bir sonucudur.

Bu hikâye, yalnızca bir futbol maçının sonucu değildir. Aynı zamanda sporun özünde var olan dostluk, saygı ve fair-play ruhunun canlı bir örneğidir. Abohor’un sergilediği bu centilmenlik, tüm spor camialarına örnek teşkil edecek niteliktedir.

Bir Cevap Yazın