YOKLUKTA YETİŞEN ŞAMPİYONLARKuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde spor altyapısına ilişkin eksiklikler, uzun yıllardır sistematik bir sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Gerek okul düzeyinde gerekse kulüpler bazında yeterli sayıda spor salonunun bulunmaması, antrenman sahalarının yetersizliği ve temel spor malzemelerinin eksikliği, genç sporcuların düzenli ve verimli şekilde gelişimini büyük ölçüde kısıtlamaktadır.
Tüm bu zorluklara rağmen, KKTC’li sporcuların Türkiye ve uluslararası düzeyde elde ettiği dereceler, aslında mevcut potansiyelin ne denli yüksek olduğunu göstermektedir. Bu başarılar, sistemin değil bireysel çabanın ve özverinin ürünüdür.
Bu bağlamda, devletin ve ilgili spor kurumlarının daha bütüncül, sürdürülebilir ve eşitlikçi bir spor politikası geliştirmesi elzemdir. Nitelikli antrenör istihdamı, tesis yatırımları ve sporun tabana yayılması yönünde atılacak yapısal adımlar sayesinde; bugünkü sınırlı imkanlarla elde edilen bireysel başarılar, yarının ulusal gururuna dönüşebilir. Sporun yalnızca yarışma değil; disiplin, sağlık ve toplumsal gelişim aracı olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle, spor alanındaki yatırımlar bir lütuf değil, genç nesillerin hakkı olarak görülmelidir.
Bu başarılar bize şunu net olarak gösteriyor: KKTC’de çocuklarımıza sadece imkân değil, eşitlik verilse; eğitimli antrenörlerle, donanımlı tesislerle desteklense, sadece yarışlara değil, zirveye oynayabilecekler. Bu kadar yokluğa rağmen gelen başarılar, sahip olduklarımızın değil, sahip olamadıklarımızın sesidir.
Eğer bir ülke, sporun geleceğini ciddiye alIyorsa, önce altyapısını inşa eder. çünkü başarı rastlantiyla değil; planlama, yatırım ve inançla gelir. KKTC’de artık “başarıya rağmen yokluk” değil, “imkanlarla gelen istikrar” konuşulmalıdır.
