ANTRENÖRÜN HAL-İ PÜR-MELALİ
Eralp ŞERİFOĞLU
2024/25 KKTC Futbol sezonu.
Süper Lig 16 Takım.
1.Lig 16 Takım.
32 kulüpte görev alan Antrenör sayısı
205.
Ligler başlamadan! tamamlanmasına kadar geçen sürede;
Kanı bozulmadığı için görevinde kalabilen Teknik Direktör sayısı: 8
yazı ile ( Sekiz).
Giderlerin, kibarca gönderilenlerin, istifa edenlerin, “kovulan yok! ” sayısını bilen varsa yazsın lütfen !
Bu bize neyi anlatır?
Takımın saha içi performansının gelişimini sağlaması dışında;kulüp yönetimiyle Etkili iletişim kuran
Kulüplerin geleceğini programlayan, transfer politikalarında söz sahibi, Başkan,Yönetim, futbolcular, meslektaşları ve basın ile etkili iletişim kuran,
sporcuların etik değerlere uygun davranmasını isteyen,
Saha içinde ve dışında disiplinli davranış ve yaşamı öğreten,
daha nice görev ve sorumlulukları olan vizyon ve misyon sahibi Lider karakterlere
Antrenör denirdi!
Artık sadece alelade bir kulüp çalışanı durumunda olan Antrenör var!
“Lider Antrenör” profili yok olma noktasındadır.
Şahsi ilişkiler, eğilip bükülmeler, takım listelerinin kabulü, tavsiye almalar, soyunma odası ziyaretleri, futbolcuların yıldızlılarına farklı yaklaşım, İşini nasıl yaptığından, ne yaptığından , kim olduğundan daha önemli ve değerli artık…
Konumuza geri dönelim!
Super Lig virüsüne dayanabilen Teknik adam sayısı ;
16’da yalnızca 2 (iki)..
Evet !
Kolay vazgeçiliyor. Erken yargılanıyor. Kibarca kovuluyor antrenörler…
Biri gider, onbiri göreve hazır bekler. Üstüne de o görev için para öder!!!
İşin acı gerçeği bu.
Bazı kulüplerdeki enfeksiyon öyle güçlüydü ki ikiden fazla Teknik Adam arka arkaya kan bozulması yaşadığı için değiştirildi. Gelen taze kanlar da faide etmedi.
Birinci lig virüsü de Teknik adamların kanı üzerinde etkiliydi!
Yalnızca 6 teknik adam bu virüsten etkilenmemeyi başardı.Zaiyat bu ligde de az değildi hani..
Kanı bozuk diye kaç teknik adam gelip
Gitti bilmiyorum.
Bildiğim bir şey var.
Bu güzel mesleğin saygınlığının özellikle son 10 yıldır erozyona uğradığı, kulüpler için öneminin , takım üzerindeki etkilerinin azaldığı gerçeğidir.
Futbol oyunun en önemli unsurlarından biri olan Antrenörün bu kadar kolay vazgeçilir bir noktaya gelmesi, üzücü ve üzerinde çok tartışılması gereken bir sorundur.
Yeni bir sezonun arifesindeyiz.
Çalışmalar başladı. Transferler yapılıyor.Kamplar organize edildi!
Acaba lig başlamadan kaç Antrenör istifa edecek?
Hiç maç kaybetmeden!
İşini bilmeyen tek meslek sahibi.
Hemen istifası istenen ilk Sorumlu.
Mesleki kariyeri ne olursa olsun sorgusuz sualsiz onuru ayaklar altına alınan İlk Yönetici!
Bizde Antrenörlük böyle bir şey;
Top doldurursun, saha çizer,sedyeci,malzemeci,İlk yardımcı olursun..Taksicilik doğal görevin,minibüs sürmek de ekstrası olur işinin.
Evindeki yemeği de paylaşırsın,malzemeni de,cebindeki paranı da.Sevdiğin kulübe yıllarca hizmet edersin, bir teşekküre!bedava çalışırsın.Futbolcunu evladın sayarsın! Okulunda dersleriyle,dışarda ailesiyle sorunlarıyla ilgilenirsin.Kötü anlarında yanında durur, kariyerine yön verirsin…
Sonradan gelenlere Anlatamazsın,anlamazlar ki!
Yok öyle transfer listesi, yurt dışı kampları, yok öyle çek almalar , peşin ödemeler, döviz cinsinden maaşlar…
Ve emeğinin karşılığını İstemediğin sürece iyisin!
Bir hakkını istedin mi? Adını “Paracıya da,vefasıza da çıkarır çakma Aziz Yıldırımlar! Emeğini,vefanı da bir kenara atarlar.
Başka hiç bir meslek gurubuna,Başkana , bir seçilmişe, atanmışa;
“Sen bu işten anlamıyorsun, seçimlerin, kararların yanlış, bu işi layıkıyla yapamıyorsun,
İstifa etmelisin” davetiyesi verilemez mesela
Neyse uzattım.
Başlayacak yeni sezonda Antrenör arkadaşlarıma görevlerinde kalacakları uzun haftalar dilerim.
Saygılarımla.
