Home HABERLER LEFKE HABER ANKARA’DA – 3. BÖLÜM FİNAL

LEFKE HABER ANKARA’DA – 3. BÖLÜM FİNAL

0

LEFKE HABER ANKARA’DA – 3. BÖLÜM FİNAL

ÖZEL HABER VE GÖRSEL –KARDELEN TAŞ

 

Her şehrin bir ruhu vardır; bazen bir parkta gizlenir, bazen bir müzenin duvarlarında, bazen de salaş bir kahve evinin dinginliğinde kendini gösterir. Ankara’da geçirdiğim bu gün, bana tam da bunu hatırlattı: şehir, ancak detaylarında ve insanı kendine bıraktığı küçük anlarda okunuyor.

 

İlk durağım Kuğulu Park’tı. Ankara’nın ortasında, kalabalığın ve gürültünün içinde hâlâ nefes alabilen bir vaha. Kuğuların ağırbaşlı salınışı, ağaçların gölgesi ve banklarda oturan insanların yüzlerine yansıyan dinginlik bana, 70 kuşağının şiirlerle, şarkılarla, hayallerle büyüyen ruhunu hatırlattı. O parkta sadece kuğular süzülmüyordu; geçmişin izleri de hâlâ sessizce dolaşıyordu.

 

Sonra yolum Kelime Müzesi’ne düştü. İnsanın içini titreten, kelimelerin aslında bir müze kadar kıymetli olduğunu hissettiren bir yer. Raflarda, panolarda, duvarlarda karşıma çıkan kelimeler, sadece anlam değil; bir yaşam biçimi sunuyordu. Unutulmuş kelimelerle karşılaştıkça, içimde de unutulmuş duygular canlandı. Bir kelimenin, bir insanın hafızasında bu kadar derin izler bırakabileceğini orada bir kez daha anladım. Müze, bana kelimelerin yalnızca konuşmak için değil; yaşamak için de var olduğunu fısıldadı.

 

Ardından Ankara Kalesi… Taş duvarlarının gölgesinde yürürken, yüzlerce yıl öncesinden bugüne ulaşmış bir nefes hissettim. Burçlardan şehre baktığımda, Ankara’nın geçmişle bugünü yan yana taşıyan yüzünü gördüm: bir yanda modern binalar, öte yanda eski sokakların hiç eskimeyen yüzleri. Kalede dolaşırken, aslında zamanın ne kadar göreceli olduğunu düşündüm. Belki de şehirler, zamanı bizden daha iyi saklıyor.

 

Akşam olduğunda Aylak Kadın Kahve Evi’nde buldum kendimi. İsmi kadar özgür, salaşlığı kadar içten bir mekândı. Masaların üzerindeki kitaplar, duvarlara sinmiş sohbetler ve kahvenin kokusu birleşince, orası sadece bir kahve evi değil, hayatın kısa bir molası gibi oldu. Doğallığıyla insana kendini evinde hissettiren bu mekân, günün en güzel vedasını sundu bana.

 

Ertesi gün Kıbrıs’ın sıcağına döndüm. Ankara’nın serin rüzgârlarını, taş duvarlarını ve kelimelerini ardımda bırakırken şunu düşündüm: Bir şehirden dönerken bavulunuzda sadece hediyelikler olmaz; biraz da kelime, biraz da anı, biraz da ruh taşırsınız yanınızda. Ben de öyle döndüm.

 

Ve böylece, “Lefke Haber Ankara’da” dizimizin finaline geldik. Her final, içinde yeni bir başlangıcın izini taşır. Ankara’da bıraktığım hatıralar, başka bir yolculuğun kapısını aralıyor şimdiden. Bir gün, başka bir şehirde, başka bir hikâyede yeniden buluşmak dileğiyle…

NO COMMENTS

Bir Cevap YazınCevabı iptal et

Lefke Haber TV sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Exit mobile version