CUMHURİYETÇİ TÜRK PARTİSİ BASIN AÇIKLAMASI GERÇEKLEŞTİRDİ
Halkın iradesine gölge düşürecek uygulamalar ters tepecektir!
Cumhurbaşkanlığı seçimine günler kala, kamusal kaynakları pervasızca yağmalayanlardan halkımız sandıkta hesap soracaktır.
Cumhuriyetçi Türk Partisi; halkımızla birlikte, bu zihniyeti değiştirecek; adil ve eşitlikçi bir geleceği inşa edecektir.
Yıllardır verilmeyen kırsal kesim arsalarının boş hak sahipliği kağıtlarına dönüşmesi, bir yandan emekçileri işten atmakla tehdit ederken diğer yanda onlarca adaletsiz istihdam yapılması; seçim yasaklarına bir gün kala, adeta bir yağma belgesi gibi 228 sayfalık Resmî Gazete kararları yayınlanması tam bir utançtır.
Özellikle seçim yasaklarına bir gün kala alınan kararlarda var olanlara ek
– [ ] 148 Tasdik Memurluğu,
– [ ] yeni 2500 Taşımacı izni,
– [ ] 124 istisnai vatandaşlık ve
– [ ] yayınlanmayan 600 tabanca ruhsatı,
– [ ] taşınmaz kiralamaları ve daha birçok düzenlemeler ülkesini değil sadece kendi makamını seven bir anlayışın yansımasıdır.
Bakanlıklar eli ile yaratılan adaletsizlikler bunun kat be kat üzerindedir. Bu yöntemle seçim kazanma çabası sadece etik dışı değil, aynı zamanda toplumsal adalete ve güvenliğe de açık bir saldırıdır. Bu durum halkın kurumlara olan güvenini de ciddi biçimde zedelemektedir.
Bunların yasal olup olmadıkları bir yana, tamamen seçime dönük olduğu açıktır. Bu yaklaşım, yalnızca eşitlik, adalet ve güvenlik duygusunu yıpratmakla kalmamakta, aynı zamanda ekonomik alanları daha da altüst etmektedir.
Bu zihniyet bizi karanlığa mahkum etmeyi amaçlamakta, yarının gailesini çekmemektedir.
Dahası, Cumhurbaşkanlığı makamının bu tip uygulamalara engel olması beklenirken, aksine yıllardır katılmadığı bazı törenlere yalnızca seçim sürecinde iştirak etmesi ve bu törenleri siyasi gösteriye çevirmesi, temsil ettiği makamla asla bağdaşmamaktadır.
Devletin imkânları halkın ortak malıdır; hiçbir siyasi partinin, hiçbir adayın seçim kampanyasının aracı olamaz.
Halkımızın vergileriyle var edilen bu kaynakların adil, şeffaf ve planlı biçimde yönetilmesi anayasal bir yükümlülük, etik bir sorumluluktur.
Bu tip uygulamaların halkta derin bir rahatsızlık yarattığı, adalet duygusunu örselediği ve toplumsal barışı ve güvenliği tehdit ettiği apaçık ortadadır.
Kamu gücünü elinde bulunduranlar, bu gücü seçim kazanmak için değil, halkın refahı için kullanmakla yükümlüdür.
Kıbrıs’ı kendi yurdu, evi, ailesi gören herkes, bu yozlaşmaya, kirlenmeye, sorumsuzluğa gerekli yanıtı mutlaka verecektir. Çünkü asıl mesele, birilerinin koltuklarını korumak değil; çocuklarımızın güvenle büyüyebileceği bir yurt inşa etmektir.
Karanlığa teslim olmayacağız.
Cumhuriyetçi Türk Partisi
