50 MİLYAR DOLARDAN SIFIRA: ÇİN’DE KRİZ YARATAN EVERGRANDE BORSADAN ÇIKARILDI
Bir dönem piyasa değeri 50 milyar doları aşan Çinli emlak devi Evergrande’ın hisseleri Hong Kong borsasından çıkarıldı. Şirketin ağır borçlarını ödeyemeyerek temerrüde düşmesi Çin ekonomisini son yıllarda sarsan faktörlerden biri olmuştu.
Çinli emlak devi Evergrande’in hisseleri, pazartesi günü Hong Kong borsasından çıkarıldı. Şirketin 15 yılı aşkın süredir süren işlem geçmişi böylece sona erdi. Bu gelişme, bir zamanlar piyasa değeri 50 milyar doların üzerinde olan, Çin’in en büyük gayrimenkul firması için karanlık bir dönüm noktasını işaret ediyor. Şirket, bir süre önce borç yükü nedeniyle çöküşe geçmiş bu durum Çin ekonomisinde de kriz yaratmıştı. Uzmanlar, şirketin borsadan çıkarılmasını kaçınılmaz olarak yorumladı.
Evergrande’ye ne oldu?
Birkaç yıl öncesine kadar Evergrande Grup, Çin’in yarattığı ekonomik mucizenin parlak örneklerinden biri olarak gösteriliyordu.
Şirketin kurucusu ve yöneticisi Hui Ka Yan, Çin’in kırsal kesiminde mütevazı bir hayattan gelerek, 2017’de Forbes’un Asya’nın en zenginleri listesine girmeyi başarmıştı. Evergrande, 300 milyar dolar (222 milyar £) borç üzerine kurulmuştu ve bu nedenle dünyanın en borçlu emlak geliştiricisi unvanını aldı.
Çöküşün başlangıcı, Pekin’in 2020’de büyük geliştiricilerin ne kadar borçlanabileceğini sınırlayan yeni kuralları yürürlüğe koymasıyla oldu. Bu önlemler, Evergrande’i ayakta kalabilmek için nakit akışını sürdürmek amacıyla mülklerini büyük indirimlerle satmaya zorladı. Faiz ödemelerini karşılamakta zorlanan şirket, kısa süre içinde bazı yurtdışı borçlarında temerrüde düştü. Yıllarca süren hukuki mücadelelerin ardından Hong Kong Yüksek Mahkemesi Ocak 2024’te şirketin tasfiyesine karar verdi. Bu karar sonrası Evergrande’in hisseleri askıya alındı ve o noktadan itibaren borsadan çıkarılma riski altına girdi. O zamana gelindiğinde, şirketi sarsan kriz borsa değerinin %99’undan fazlasını silmişti.
2024 yılının Mart ayında, şirketinin gelirlerini 78 milyar dolar fazla gösterdiği gerekçesiyle Bay Hui’ye 6,5 milyon dolar para cezası verildi ve ömür boyu Çin sermaye piyasalarından men edildi.
Tasfiye memurları ayrıca alacaklılara ödeme yapılabilmesi için Bay Hui’nin kişisel mal varlığından nakit elde edilip edilemeyeceğini araştırıyor.
Çöküşe geçtiği dönemde Evergrande’in Çin genelinde 280 şehirde yürütülen yaklaşık 1.300 projesi vardı. Devasa imparatorluk, bir elektrikli otomobil üreticisini ve Çin’in en başarılı futbol takımı Guangzhou FC’yi de içeriyordu. Ancak Guangzhou FC, borçlarının yeterli kısmını ödeyemediği için bu yılın başlarında ligden ihraç edildi.
Çin ekonomisi çöküşten nasıl etkilendi?
Çin, ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük tarifeleri, yüksek yerel yönetim borçları, zayıf tüketici harcamaları, işsizlik ve yaşlanan nüfus gibi bir dizi büyük sorunla karşı karşıya. Ancak uzmanlara göre Evergrande’in çöküşü ve diğer büyük geliştiricilerin yaşadığı ciddi sıkıntılar ülkeyi en ağır şekilde etkiledi.
Siyasi risk danışmanlık şirketi Eurasia Grup’un Çin Direktörü Dan Wang, “Gayrimenkul sektöründeki durgunluk ekonomiyi en çok aşağı çeken faktör oldu ve tüketimin baskılanmasının nihai nedeni de bu” diye konuştu. Bu durum özellikle sorunlu çünkü gayrimenkul sektörü Çin ekonomisinin yaklaşık üçte birini oluşturuyordu ve yerel yönetimler için önemli bir gelir kaynağıydı. Borç yükü altında ezilen inşaat şirketleri, “toplu işten çıkarmalara” gitti. İşini koruyan birçok sektör çalışanı ise ciddi maaş kesintileri yaşadı. Kriz, birikimlerini genellikle gayrimenkule yatıran birçok hane halkını da doğrudan etkiledi. Fransız bankası Natixis’in Asya-Pasifik başekonomisti Alicia Garcia-Herrero’ya göre, konut fiyatlarının en az %30 düşmesiyle, milyonlarca Çinli ailenin birikimlerinin değeri eridi. Bu da onların harcama ve yatırım yapma isteğini azalttı. Buna karşılık Pekin, konut piyasasını canlandırmayı, tüketici harcamalarını teşvik etmeyi ve ekonomiyi güçlendirmeyi amaçlayan bir dizi girişim açıkladı. Bunlar, yeni ev sahiplerine destekten borsayı koruyucu önlemlere, elektrikli araç ve dayanıklı tüketim malları alımına yönelik teşviklere kadar uzanıyor. Ancak Pekin’in ekonomiye yüz milyarlarca dolar aktarmasına rağmen, Çin’in bir zamanlar rekor kıran büyümesi “yaklaşık %5” seviyesine geriledi. Çoğu Batı ülkesi için bu memnuniyet verici bir oran olsa da, 2010 gibi yakın bir tarihte bile yıllık %10’un üzerinde büyüyen Çin için oldukça yavaş kabul ediliyor.
