YAKIN GÖZLÜĞÜ TARİH Mİ OLUYOR?
Yaş ilerledikçe, birçok kişi yakındaki nesnelere odaklanmakta zorlanıyor. Genelde 40’lı yaşlarla beraber başlayan yakını okumakta zorlanma sanki yaşlanmayla kaçınılmaz gibi duruyor. Elinizdeki telefonu biraz öteye uzatarak görmenizi iyileştirmek istiyorsunuz. Ya da ekran harflerini daha büyük puntoya çevirmek de bir çözüm. En son radde o gözlüğü takmak.
SİZE YAŞLANMIŞ GİBİ HİSSETTİREN BU DURUM BİR DAMLAYLA TARİH OLABİLİR Mİ?
Presbiyopi, yaşa bağlı yakın görme bozulması… Bu yıl FDA onayı alan ve presbiyopiyi hedef alan yeni bir göz damlası, gözlüksüz net görüş sağlamada önemli bir adım olarak dikkat çekiyor. Bu damla, tek uygulamada 10 saate kadar net yakın görüş sunuyor. İlacın etken maddesi aseklidin, göz bebeğini nazikçe daraltarak “iğne deliği etkisi” yaratıyor ve bu sayede yakın nesneler daha net görülebiliyor. Bu mekanizma, mercek kaslarının zorlanmamasını sağladığı için uzak görüşte bulanıklık ya da miyop kaymasının önüne geçiyor; böylece hem yakın hem uzak görüş konforu korunabiliyor. Klinik çalışmalarda 30 binden fazla tedavi günü boyunca test edilen damlanın etkisi uygulamadan 15-30 dakika sonra başlayıp 6-8 saat sürüyor.
Bu tedavi ameliyat gerektirmiyor, geçici ama gün içinde konfor sağlayan bir çözüm sunuyor. Günlük işlerde okuma, bilgisayar kullanımı gibi yakın görme gerektiren aktivitelerde gözlüksüz netlik isteyenler için umut verici. Ancak bu yalnızca bir “ara çözüm” olarak değerlendirilmeli.
YAŞLANMANIN GÖZDEKİ ETKİSİ
Presbiyopi aslında doğrudan yaşlanma sürecinin bir parçası. Küresel veriler şöyle: Dünya çapında yaklaşık 1.8 milyar kişi presbiyopi sınırları içinde. 2015 için yapılan tahminde dünya nüfusunun yüzde 25’i bu durumdaydı. ABD’de ise 45 yaş ve üzeri erişkinlerin yaklaşık yüzde 83-89’u presbiyopi ile karşılaşıyor.
Bu veriler bize şunu söylüyor: Yakın görme kaybı, yalnızca nadir bir durum değil; büyük çoğunluk için yaşla birlikte gelen gerçek bir değişim. Presbiyopi, bir anlamda “yaşlanmanın gözdeki göstergesi” olarak da düşünülebilir.
GÖZ LENSİ NASIL YAŞLANIYOR?
Yaşa bağlı yakın görme bozukluğu ve lens esnekliğinin bozulmasının nedenleri üzerine yapılan uluslararası araştırmalar, şöyle gerekçelere yer veriyor:
Göz yaşlanması, göz merceği içindeki proteinlerin yaşa bağlı değişimleriyle bağlantılı. Mercekte alfa-, beta- ve gama-kriptokristalin adı verilen lens proteinlerinde yaşla birlikte biriken oksidatif hasar, glikasyon ve çapraz bağlanma meydana getirir. Bu kimyasal reaksiyonlar lens proteinlerinin sertleşmesine, esnekliğin azalmasına yol açar. Ayrıca, lensin su içeriğinin azalması ve mercek hücrelerinin yenilenme kapasitesinin sınırlı olması bu süreci hızlandırır. Antioksidan savunmanın zayıflaması serbest radikallerin etkisini artırarak lens yapısında hasar oluşturur.
Bu moleküler değişikliklerin sonucu olarak, lensin biyomekanik özellikleri bozulur, sertleşme artar ve odaklanma yeteneği azalır.
Yani göz lensi de, eklem gibi, damarlar gibi, cilt gibi çok benzer mekanizmalarla bozuluyor. Bu konu oldukça uzun olduğu için geçiyorum ama liste başına şeker piklerinin göz lensindeki proteinleri bozmasını yazabilirim. Önemli nokta şu ki şeker- protein arası çapraz bağlanma yani glikasyon dediğimiz biyokimyasal olay, en hızlı gözde başlıyor. Sebebi, göz lensinin çok hassas olması ve şekerin göze ‘sızması’.
BU KAVRAM DOĞRU; KANDA NE KADAR ŞEKER VARSA, ANINDA GÖZE SIZAR.
İyi beslensek bile göz yaşlanmasını hızlandıracak şeyler yapıyoruz. Ve belki asıl konu ekranlar…
Bugün bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve tabletler hayatımızın ayrılmaz parçası. Ama yakın görme üzerindeki etkileri ihmal ediliyor. Sürekli yakın mesafede odaklanma, göz kaslarının ve odaklanma sisteminin yükünü artırıyor. Özellikle çocuklarda ve gençlerde ekran kullanım süresinin artması ciddi risk oluşturuyor. Bazı güvenilir istatistiklere bakalım.
Çocuk ve ergenlerde ekrana harcanan 1 saat ek sürede miyop olma olasılığı yüzde 21 yükseliyor.
Yakın bir araştırmada, 8-12 yaş grubu çocukların boş zamanlarında ekran başında geçirdikleri süre yıllar içinde 5.5 saat/gün üzerine çıkmış.
SADECE 2 SAATLİK KESİNTİSİZ EKRAN KULLANIMININ BİLE DİJİTAL GÖZ YORGUNLUĞU BELİRTİLERİNİ BAŞLATABİLECEĞİ BİLDİRİLİYOR.
Ekranlara çok fazla bakmak yakın görmeyi doğrudan bozmasa da “yakın odakla sürekli çalışmak”, “dış mekana yeterince çıkmamak”, “göz kırpma ve dinlenme araları vermemek” gibi faktörlerle göz sağlığı üzerinde olumsuz etki yaratabiliyor. Ayrıca sürekli yakın mesafe odaklanma ileride presbiyopi veya diğer görme bozukluklarına katkı sağlayabilir.
GÖZ SAĞLIĞI İÇİN ÖNERİLER
Göz sağlığı bakımında ekran süresini azaltmakla başlayıp beslenme ve yaşam tarzı ile devam edelim. Aşağıdaki öneriler, yakın görüş ve genel göz sağlığı açısından değerli:
Koyu yeşil yapraklı sebzeler (örneğin ıspanak, pazı, kale) lutein ve zeaksantin adlı karotenoidleri içeriyor. Bu maddeler makula adı verilen göz bölgesinde birikerek oksidatif hasara karşı koruyucu olabilir.
YUMURTA SARISI, TURUNCU-SARI SEBZE VE MEYVELER.
Omega-3 yağ asitleri (örneğin soğuk su balıkları) ve C, E vitaminleri antioksidan destek sağlar.
Gün içinde düzenli su alımı, göz yüzeyinin nemli kalmasına yardımcı olur. Kuruluk ve göz yorgunluğu riskini azaltır.
Ekran kullanımı sonrası gözleri dinlendirmek: Örneğin her 20 dakika bir, 20 saniye boyunca 20 feet (yaklaşık 6 m) uzaklığa bakmak gibi “20-20-20” kuralı faydalı.


