LEFKE İSTEDİĞİNİ ALDI…
Doç. Dr. Elnur Ağayev
AKSA Süper Ligi’nin 12. haftasında Lefke TSK, 16 Ağustos Garadağ Stadı’nda Çetinkaya takımını misafir etti. Ev sahibinin 2-0 kazandığı maçta golleri 26. dakikada Candy’nin asistinde Mehmet Ali Avunç ve 85. dakikada ise bu sefer Mehmet Ali Avunç’un asistinde Yılmaz Şipal kaydetti. Altı haftalık aradan sonra 3 puanın kazanılması Lefke camiasında sevinçle karşılandı. Çetinkaya takımında çıkışlar ve düşüşler devam ediyor.
Sahada oynanan oyuna bakıldığında göze hoş gelen, keyif veren bir oyun yoktu. Yani futbol adına konuşulacak bir şey yok. Pozisyon zenginliği yoktu, taktik savaş ve organizasyonlar yoktu. Belki de birileri bu konuyu tartışabilir. Ama ben tartışmam. Yoktu çünkü…
Lefke savunması hatasız oynadı. Olumlu veya olumsuz olsun, ataklar genelde sonlandırıldı ve dolayısıyla Lefke savunması da kontradan açık vermedi. Hep topun arkasında kaldı ve Çetinkaya forvetine karşı bir iki pozisyon dışında başarılıydı. 4. ve 26. dakikalarda kaleci İrfan Özbay’ın başarılı kurtarışları Lefke takımını oyunda tuttu ve farklı bir senaryoya izin vermedi.
Kouassi’nin oyuna orta sahada başlaması hatalıydı. Kısa süre sonra bundan vazgeçildi ve eski mevkisi olan sol kanada geçti. Zaman zaman da sağ kanatta oynadı. Oynanan oyun şekli Kouassi’ye daha uygundu. Uzun zamandır eleştirilerin odağında olan Kouassi’de olumlu anlamda kıpırdanmalar var. Özellikle ikinci yarıda geniş alanlar buldu ve bunu iyi değerlendirdi. Fakat son pas tercihlerinde hatalar yaptı. Sadece o mu? Lefke takımı orta sahada ve atakta çok pas hataları yaptı. Ayrıca bu hatalar pas tercihlerinde de görüldü. Lefke takımının çok pas hatası yapması, saha zemininin bozukluğu yanında bence biraz da maçı kazanma, bir an önce gol atma psikolojisinden kaynaklanıyordu.
Sakat olan İbrahim Traore’nin yokluğunda Mehmet Ali Avunç forvette oynadı. Lefke takımı topu oyunun son kısımları hariç üçüncü bölgeye taşıyamadığı için gol pozisyonlarına da fazla giremedi. Bu anlamda Mehmet Ali Avunç’un çevikliği ve akıllı girişimleri Lefke’ye goller kazandırdı. İlkinde herkes beklerken ceza sahasına koşusu ve Candy’nin de bu koşuya eşlik edip topu hızlı oyuna sokması Lefke’ye golü kazandırdı. İkinci golde de herkes topun taca çıkmasını beklerken Mehmet Ali Avunç’un topu ısrarla takip edip Yılmaz Şipal’a kazandırması önemliydi. Yılmaz da usta vuruşla takımının ikinci golünü atarak adeta sahalara dönüşünün sinyallerini veriyordu.
Çetinkaya takımı, kart cezalısı olan forveti Ussumane Djabi’yi çok aradı. Belki de Çetinkaya yerine Pacome Loua, Djabi’yi çok aradı desek daha doğru olur. Lefke’nin sol kanadını zorlayan Loua maalesef ceza sahasında yeterli destek bulamadı. Çetinkaya takımı maçın başında yakaladığı iki önemli pozisyonu değerlendirebilseydi maçın hikâyesi değişebilirdi. Orta sahada Loua’yı destekleyen Gabriel Bawa’nın etkili oyununu da unutmamak lazım. Çetinkayalı bazı oyuncuların hakemin iyi niyetli davranışlarını görüp onu etki altına alma çabaları, itirazları ve tepkileri yersizdi.
Lefke’ye maçı kazandıran özellik; haftalar sonra futbolcuların galibiyete olan inancı yakalamaları, yönetimin ve teknik ekibin maç öncesi ve maç sırasındaki destekleri, seyircilerin takımın yanında olması ve yardımcı antrenör Kemal Uçaner hocanın oyuncuları uyarıcı, Garadağ’ı inleten sesiydi. Bu etkenlere takımın ikinci ve üçüncü bölgedeki doğru oyunu, ara dönemde yapılacak transferler de eklendiğinde Lefke’de işler yoluna girecektir.
Maç günü kaybettiğimiz Lefke’nin emektar futbolcularından, takımın 7 numarası Erhan Gümüşhan’ın maç başlarken saygı duruşuyla anılması yerinde olmuştur. Bu vesileyle kendilerine rahmet, ailesine, futbol camiasına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.
