BİR ADIM İLERİ, BİR ADIM GERİ
AKSA Süper Ligi ilk devrenin son haftasında Lefke Türk Spor Kulübü Yeniboğaziçi Osman-Ergün-Mehmet Stadı’nda Yeniboğaziçi Doğan Spor Kulübü’ne misafir oldu. Devrenin son maçında takımların beklentileri vardı: Lacivert kırmızılar son haftalardaki yükselişlerini sürdürüp sahadan 3 puanla ayrılmak ve böylece lig sıralamasında üstlerinde olan takımlarla puan farkını kapatarak umutlarını sezonun ikinci devresine taşımak istiyorlardı; Menekşe beyazlılar ise sahadan 3 puanla ayrılıp ligin alt sırasından kopmak ve lig puan tablosunda oluşmakta olan orta grubun içinde konumlanmayı hedeflemişti. Amaçlar, hedefler güzel de hedefe ulaşmak için sahaya yansıyan organizasyondur önemli olan.
Yeniboğaziçi mütevazi bir takım. Şemsi Oyuncu hoca takımını oyuna ciddi hazırlamış. Seyirci desteği de arkalarında. İlk yarıda savunma ağırlıklı bir oyun sergilediler. Savunma ve orta saha birlikteliği önemli bir kalabalık oluşturdu. Lefke takımı bu kalabalığı aşamadı ve ilk yarıyı rakip kalede ciddi bir tehlike oluşturmadan tamamladı. Ev sahibi takım ileri uç oyuncuları topu aldıklarında hızlı çıkış yaptılar. Seyircilerin kalbinde taht kurmuş Paşa lakaplı Mouhamed Mouctar Njoya pivot oyuncu benzeri her ileri atılan topu tuttu, kontrol etti, kanatların etkin oynamasını sağladı. Bu ani çıkışlarda da sol kanatta 66 numaralı Kenan Özerinç ve sağ kanatta 10 numaralı kaptan Ramadan Ağdaç ona eşlik ettiler. Takımları adına iki gol de bu kanat oyunculardan geldi. Ama her iki golün asisti konumunda Njoya vardı. Aslında oyun bir yönüyle Lefke takımının geçen hafta evinde kazandığı Gönyeli maçına benzetilebilir. O maçta Kane Daman pivot olmasa da sol kanatta çıkışlar yaptı fakat orada ona uyum sağlayan arkadaşları yoktu. Olsaydı o maç Lefke adına kâbusa dönüşebilirdi. Gönyeli maçı benzetmesi ayrıca savunmadaki yabancı oyuncu üzerinden de yapılabilir. Yeniboğaziçi takımının savunmasında güvenli oyun sergileyen Daniel Cyrus Kalu’yu da Gönyeli savunmasındaki Jamiu Bamidele Arowolo’ya benzetebiliriz. Savunmasını toparladı, gerektiği gibi organize etti, rakibine geçit vermedi… Yeniboğaziçi takımı maçın ikinci yarısında da savunma güvenliğini elden bırakmayarak daha fazla çıktı ve istediğini almasını bildi.
Lefke takımında kart cezalısı ve sakat oyunculardan dolayı kadro arayışları devam ediyor. Sol bek Erkan Yolaç’ın sakatlığında bu hafta da sol bekte Caner Sevin görev aldı. Derviş hoca dar kadrodan dolayı oyuncu kazanma adına olacak ki orta sahada geçen hafta olumlu işler yapan Seydi Vakkas Sümer’de ısrar etti.
Oyun anlamında takımda değişen bir durum yok. Lefke savunması rakip forvet Njoya ve kanat oyuncuları karşısında çok zorlandı. Kaleci İrfan Özbay iki gol yemesine rağmen bence yine maçın adamıydı. Kurtardığı 4-5 net gol pozisyonu var. Takımını oyun içinde tutmasını bildi. Orta sahada takımı atağa kaldıracak özellikte oyuncu yok, uyum yok. Sık sık yapılan pas hataları tehlikeli karşı ataklara dönüşüyor. Kalabalık savunma ve orta saha karşısında kanatlar çalışmıyor. Maç boyunca gol dışında tehlikeli pozisyon olarak Koassi’nin az farkla dışarıya giden kafa vuruşu hatırlanabilir. Candy’nin ikinci yarıda sağ kanatta bir iki başarılı çalımı vardı ki golü getirdi.
Lefke takımı son dönem maçlarında tam da maça ortak olma görüntüsü verirken pas hataları yapıyor ve bu durum takımı düşürüyor. Dün de bu tür hatalar yaşandı. Özellikle takımın yediği gollerden önce Caner Sevin’in yaptığı hatalar gündem oldu, tepki çekti. Caner Sevin sol ayaklı, ayaklarına hâkim, teknik özelliği olan ve dikine gidebilen bir oyuncu. Bundan dolayı da kendine çok güveniyor ve sık sık çalımları deniyor. Başarılı oldukları çoktur ki bu durumlarda da seyircilerden alkış alıyor. Bu özelliği sol açıkta oynadığı zaman faydalı olabilir. Ama savunmadan çıkarken pas oyunu yerine sık sık çalımları denemesi ona hatalar yaptırıyor. Dün de iyi başladığı oyununu maalesef hatalarıyla süsledi. Oynadığı mevki itibarıyla benzeştiği için bence Trabzonspor’un eski sol kanat oyuncusu, sol ayaklı efsane Abdullah Ercan’ın maç görüntülerini çok izlemeli. Ayrıca maçta sakatlandığı için de kendisine geçmiş olsun mesajımı gönderiyorum.
Lefke takımı ara dönem hazırlığına umarım daha önceden başlamıştır. Özellikle transfer şart görünüyor. “Çok yünlü bir orta saha” ve “yırtıcı bir forvet” bu hastalığa ilaç olabilir mi? Ara döneminde bu özellikte futbolcu bulmak da kolay değil. Bulunur da, takımın ekonomik durumu buna uygun mudur? Bu soruları olumlu cevaplandırmak bir zorunluluktur. Yoksa şimdiki gibi bir adım ileri, bir adım geri gitmekle ligi tamamlamak mümkün değil. Bir adım gerinin yanında ancak iki adım ileri gitmek takımı ligde tutacaktır.





