76. BERLİN FİLM FESTİVALİ’NDE ALTIN AYI’YI İLKER ÇATAK, GÜMÜŞ AYI’YI EMİN ALPER KAZANDI
Berlin Film Festivali’nde festivalin en büyük ödülü olan Altın Ayı’yı İlker Çatak, “Sarı Zarflar” filmiyle kazanırken, Emin Alper “Kurtuluş” filmiyle Gümüş Ayı’ya layık görüldü.
Almanya’nın başkenti Berlin’de bu yıl 76. kez düzenlenen Berlin Film Festivali’nde (Berlinale) Altın Ayı ödülünü İlker Çatak’ın yönettiği, Özgü Namal ve Tansu Biçer’in başrolünde oynadığı “Sarı Zarflar” kazandı. Gümüş ayı ödülü de Emin Alper’in “Kurtuluş” filmine verildi.
Çatak: Film kendi mesajını veriyor.
Çatak, ödül aldıktan sonra “Bir konuşma hazırladım ve politik de bir konuşmaydı. Ama şu an o konuşmaya girmeyeyim çünkü çok sayıda insan çok akıllıca şeyler söyledi ve bu sahneyi bu filmi birlikte yaptığım harika insanlara da ayırmak istiyorum, bu ödülün gerçek kahramanları onlar ve onlar olmadan bu filmi asla yapamazdım. Bence film, siyasi mesajıyla, daha doğrusu sorularıyla kendini anlatıyor” dedi.
Alper: Yalnız değilsiniz
Gümüş Ayı’ya layık görülen Alper ise “En korkunç yalnızlık türü, acı çekerken yaşadığınız yalnızlıktır. Haklarınızı gün be gün kaybederken kendi vergilerinizle alınmış mermilerle vurulurken sizi insan bile görmeyenler tarafından bombalanırken o anlarda tamamen yalnızsınızdır. Ama kimsenin sizi umursamadığını ve sizi düşünmediğini gördüğünüzde, dünyadaki en yalnız insan olursunuz. O yüzden burada yapabileceğimiz şey, sessizliği bozmak ve onlara gerçekten yalnız olmadıklarını hatırlatmaktır. Gazze’de en korkunç koşullar altında yaşayan ve ölen Filistinliler, yalnız değilsiniz. Zulmün altında acı çeken İran halkı, yalnız değilsiniz. Rojava’da ve Orta Doğu’da neredeyse bir asırdır hakları için mücadele eden Kürtler, yalnız değilsiniz. Son olarak, benim halkım, yalnız değilsiniz” şeklinde konuştu. Alper, sözlerine şöyle devam etti:
“Dört yıldır hapiste olan arkadaşım Çiğdem. Tayfun, Can ve Mine. Sekiz yıldır hapiste olan Osman Kavala. Dokuz yıldır hapiste olan Selahattin Demirtaş. İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer tüm belediye başkanları. Ve onlara oy veren milyonlarca insan. Yalnız değilsiniz. Yalnız kalmayacaksınız. Yalnız kalmayacağız”.
“Sarı Zarflar” ne anlatıyor?
“Sarı Zarflar” filminde Özgü Namal (Derya) ve Tansu Biçer (Aziz) başrolleri paylaşıyor. Film, bir gecede işlerini ve evlerini kaybeden bir çiftin, 13 yaşındaki kızları Ezgi ile birlikte idealleri ve hayatta kalma arzusu arasında sıkışan yolculuğunu beyazperdeye taşıyor.
Özgü Namal’ın sözleri söyleşiye damga vurmuştu
Çekimleri Berlin ve Hamburg’ta yapılan “Sarı Zarflar” filmindeki performansıyla “En İyi Oyuncu Performansı” dalında Gümüş Ayı ödülüne aday gösterilen Namal, festival kapsamında gerçekleşen söyleşiye damga vurmuştu. Berlin’deki söyleşide kendisine yöneltilen “Türkiye’de bu öyküyü anlatabilseydiniz eğer performansınız değişir miydi?” sorusuna yanıt veren Namal ilk olarak soruyu düzeltmiş; “Bu Türkiye’de sergilenemeyen ya da çekilemeyen bir performans değil” demişti. Namal, sözlerini şöyle sürdürmüştü:
“Biz bunu Türkiye’de çekemediğimiz için burada çekmiş değiliz. Hikaye öyle başlamıyor zaten. Eğer dikkat ettiyseniz filmde Hamburg ve Berlin de birer karakter. Bu Türkiye’de çekilemeyen bir film değil, burada çekilmesi tercih edilmiş bir iş. Tabii ki prodüksiyon olarak kolaylığı mutlaktır ama bu demek değildir ki yapılamayan bir şeyden”.
Ardından performansıyla ilgili de konuşan Namal, “Performansta bir şey değişeceğini zannetmiyorum. Ama tabii İlker’in Almanya’ya, buradaki enerjiye, sinerjiye, çok hakim olması kameranın önüne yansımıştır. Bizim de Türk enerjisini getirmiş olmamız, katmanların birleşmesi böyle bir şey, bence ondan dolayı ortaya olağanüstü bir sinerji ve güzellik çıktı” ifadelerini kullandı.
İlker Çatak kimdir?
İlker Çatak, 1984 yılında Berlin’de dünyaya geldi, İstanbul’da lise öğrenimini tamamladıktan sonra Berlin ve Hamburg’da sinema ve televizyon yönetmenliği okudu. “Sadakat” başlıklı tez filmi çok sayıda uluslararası ödüle layık görüldü, 2015’te Altın Öğrenci Oscarı’nı aldı.
2016 yılında çektiği ilk sinema filminde Çatak, “Es war einmal Indianerland” adlı ödüllü gençlik romanını aynı isimle beyaz perdeye uyarladı. 2019’da izleyiciyle buluşan ikinci filmi “Es gilt das gesprochene Wort” Münih Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü, Alman Film Ödülleri’nde ise “En İyi Film” kategorisinde Bronz Ödül aldı. Sanatçının üçüncü filmi “Räuberhände” 2021 yılında hem Almanya’da hem Türkiye’de sinemaseverlerle buluşacak.
Senaristlik ve yönetmenlik çalışmalarının yanı sıra Çatak, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Türkiye, Japonya, İtalya ve Yunanistan’ın farklı üniversitelerinde sinema dersleri veriyor.
Emin Alper kimdir?
Ağustos 1974 Karaman doğumlu yönetmen ve senarist Emin Alper, 1999’da Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü’nden mezun oldu. Sonrasında Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk Enstitüsü Modern Türkiye Tarihi Bölümü’nde doktora yaptı. Sinema merakı Boğaziçi çatısı altında başlayan Alper ilk kısa filmi “Mektup”u 2005 yılında çekti.
Bu filmi pek çok kısa film festivalinde gösterilen ve ödül toplayan “Rıfat” (2006) adlı kısa film izledi. Prömiyerini yaptığı 31. İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde “En İyi Film Ödülü”ne layık görülen ilk uzun metraj yapımı “Tepenin Ardı” ile oldukça ses getiren Emin Alper, takip eden yıllarda “Abluka” (2015) ve “Kız Kardeşler” (2019) filmlerine imza attı.
İkinci filmi “Abluka” ile 72. Venedik Film Festivali’nin ana yarışmasında Jüri Özel Ödülü’ne uzanan Alper, 2019’da da “Kız Kardeşler” filmi ile Berlin Film Festivali’nin ana yarışmasına seçildi.
Uluslararası camiada adını duyuran Alper 2022’de çektiği dördüncü uzun metraj filmi “Kurak Günler” ile Cannes Film Festivali’nin en önemli yan gösterim bölümü olarak da bilinen “Belirli Bir Bakış” bölümüne dahil oldu. 59. Antalya Film Festivali’nde Türkiye prömiyerini yapan “Kurak Günler” başta “En İyi Yönetmen”, “En İyi Erkek Oyuncu” ve “SİYAD ödülü” de dahil olmak üzere festivalde dokuz ödüle layık görüldü. Alper, sinema kariyerinin yanı sıra yeni kurulan Sinematek’in artistik direktörlük görevini de üstlendi.
ÖDÜL ALAN DİĞER İSİMLER İSE ŞÖYLE LİSTELENDİ:
ANA YARIŞMA
En İyi Film Altın Ayı Ödülü: “Yellow Letters” – İlker Çatak
Büyük Jüri Ödülü Gümüş Ayı: “Salvation” – Emin Alper
Jüri Ödülü Gümüş Ayı: “Queen at Sea” – Lance Hammer
En İyi Yönetmen Gümüş Ayı: “Everybody Digs Bill Evans” – Grant Gee
En İyi Başrol Performansı Gümüş Ayı: “Rose” – Sandra Hüller
En İyi Yardımcı Performans Gümüş Ayı: “Queen at Sea” – Anna Calder-Marshall ve Tom Courtenay
En İyi Senaryo Gümüş Ayı: “Nina Roza” – Geneviève Dulude-De Celles
Üstün Sanatsal Katkı Gümüş Ayı: “Yo (Love is a Rebellious Bird)” – Anna Fitch ve Banker White
PERSPEKTİFLER YARIŞMASI
GWFF En İyi İlk Film Ödülü: “Chronicles From the Siege” – Abdallah Alkhatib
Özel Mansiyon (Coup de Coeur): “Forest High” – Manon Coubia
BERLINALE BELGESEL ÖDÜLÜ
En İyi Belgesel: “If Pigeons Turned to Gold” – Pepa Lubojacki
ÖZEL MANSİYONLAR
“Tutu” – Sam Pollard
“Sometimes I Imagine Them All at a Party” – Daniela Magnani Hüller
KISA FİLM YARIŞMASI
En İyi Kısa Film Altın Ayı: “Someday a Child” – Marie-Rose Osta
En İyi Kısa Film Gümüş Ayı: “A Woman’s Place is Everywhere” – Fanny Texier
Berlinale Kısalar Film Yapımcı Ödülü: “Kleptomania” – Jingkai Qu
PANORAMA SEYİRCİ ÖDÜLLERİ
Seyirci Ödülü (Kurgu): “Prosecution” – Faraz Shariat
Birinci: “Four Minus Three” – Adrian Goiginger
İkinci: “Mouse” – Kelly O’Sullivan ve Alex Thompson
Seyirci Ödülü (Belgesel): “Traces” – Alisa Kovalenko ve Marysia Nikitiuk
Birinci: “The Other Side of the Sun” – Tawfik Sabouni
İkinci: “Bucks Harbor” – Pete Muller
GENERATION YARIŞMASI
Uluslararası Jüri
Generation Kplus En İyi Film Büyük Ödülü: “Gugu’s World” – Allan Deberton
Özel Mansiyon: “Atlas of the Universe” – Paul Negoescu
Generation Kplus En İyi Kısa Film Özel Ödülü: “Spi” – Navroz Shaban
Özel Mansiyon: “Under the Wave off Little Dragon” – Luo Jian
Generation 14plus En İyi Film Büyük Ödülü: “Sad Girlz” – Fernanda Tovar
Özel Mansiyon: “Matapanki” – Diego Mapache Fuentes
Generation 14plus En İyi Kısa Film Özel Ödülü: “The Thread” – Fenn O’Meally
Özel Mansiyon: “Memories of a Window” – Mehraneh Salimian ve Amin Pakparvar
Gençlik Jürisi
Generation Kplus En İyi Film Kristal Ayı: “Gugu’s World” – Allan Deberton
Özel Mansiyon: “Not a Hero” – Rima Das
Generation Kplus En İyi Kısa Film Kristal Ayı: “Whale 52 – Suite for Man, Boy, and Whale” – Daniel Neiden
Özel Mansiyon: “Under the Wave off Little Dragon” – Luo Jian
Generation 14plus En İyi Film Kristal Ayı: “Sad Girlz” – Fernanda Tovar
Özel Mansiyon: “A Family” – Mees Peijnenburg
Generation 14plus En İyi Kısa Film Kristal Ayı: “Memories of a Window” – Mehraneh Salimian ve Amin Pakparvar
Özel Mansiyon: “Nobody Knows the World” – Roddy Dextre
TEDDY ÖDÜLLERİ
En İyi Uzun Metraj Film: “Ivan & Hadoum” – Ian de la Rosa
En İyi Belgesel: “Barbara Forever” – Brydie O’Connor
En İyi Kısa Film: “Taxi Moto” – Gaël Kamilindi
Jüri Ödülü: “Trial of Hein” – Kai Stänicke
Özel Ödül: Céline Sciamma
FIPRESCI ÖDÜLLERİ
Ana Yarışma: “Soumsoum, the Night of the Stars” – Mahamat-Saleh Haroun
Perspektifler: “Animol” – Ashley Walters
Panorama: “Narciso” – Marcelo Martinessi
Forum: “AnyMart” – Yusuke Iwasaki
EKÜMENİK JÜRİ ÖDÜLLERİ
Ana Yarışma: “Flies” – Fernando Eimbcke
Panorama: “Bucks Harbor” – Pete Muller
Forum: “River Dreams” – Kristina Mikhailova
LABEL EUROPA CINEMAS ÖDÜLÜ
“Four Minus Three” – Adrian Goiginger
ALMAN ART HOUSE SİNEMALARI BİRLİĞİ ÖDÜLÜ
“Yellow Letters” – İlker Çatak
Özel Mansiyon: “The Loneliest Man in Town” – Tizza Covi ve Rainer Frimmel
OKUR JÜRİLERİ
Berliner Morgenpost Okur Ödülü: “Flies” – Fernando Eimbcke
Tagesspiegel Okur Ödülü: “I Built a Rocket Imagining Your Arrival” – Janaína Marques
CALIGARI FİLM ÖDÜLÜ
“If Pigeons Turned to Gold” – Pepa Lubojacki
BARIŞ FİLMİ ÖDÜLÜ
“Tutu” – Sam Pollard
AMNESTY INTERNATIONAL FİLM ÖDÜLÜ
“What Will I Become?” – Lexie Bean ve Logan Rozos
HEINER CAROW ÖDÜLÜ
“Prosecution” – Faraz Shariat
AG KINO – GILDE – CINEMA VISION 14PLUS ÖDÜLÜ
“What Will I Become?” – Lexie Bean ve Logan Rozos
Özel Mansiyon: “Sunny Dancer” – George Jaques
C.I.C.A.E. Art Cinema Ödülü
“Prosecution” – Faraz Shariat
“On Our Own” – Tudor Cristian Jurgiu



