ÇOK İSTEMEK YETMİYOR…
Doç. Dr. ELNUR AĞAYEV
Puan ve puanlara çok ihtiyacı olan iki takımın mücadelesini izledik. Lefke takımı için belki bir puan yeterli olabilirdi ama tabii ki fazla mal da göz çıkarmaz misali 3 puan da işin kaymağı olurdu. Yenicami takımını ise 3 puandan aşağısı tatmin etmezdi. Çünkü sahaya çıkan takımlar konumları itibarıyla da rakip sayılıyor ve puan tablosuna farklı bakışları vardı. Bir tarafta ateş çemberi diye tarif edebileceğimiz play-out’un içinde bulunan ve dışına kendini atmak isteyen Yenicami, diğer tarafta ise play-out dışındaki konumunu daha bir sağlama almak ve bunun yanında Kıbrıs Kupası’na yönelik rahat planlar yapmak isteyen Lefke takımı… Konumlar farklı fakat istek aynı, puan veya puanlar. Şu da bir gerçek ki puanları futbolda çok isteyen değil, değerini veren, doğru organizasyonu yapan alır.
Lefke takımını belki de ilk defa böyle çareler üretirken çaresiz gördüm. Sakatlar ve kart cezalısı olan oyuncular bir orduyu oluşturmuş: Candy kart cezalısı, Mustafa Tahsildaroğlu, Gökhan Titiz, Mehmet Ali Avunç ve Erkan Yolaç sakat. 2 gün önce Kıbrıs Kupası’nda oynanan 120 dakikalık Çetinkaya maçının müthiş yorgunluğu dakikalar ilerledikçe kendini daha fazla hissettiriyor… Koca 90 dakikada sahada değiştirilmesi gereken 4-5 futbolcu var ve Derviş Kolcu hoca ancak 2 hamle yapabiliyor. Çareyi saha içinden üretmeye çalışıyor. Oyuncuların yerlerini değiştiriyor da değiştiriyor. Oyun anlayışı ve takım etkinliği değişmiyor ki değişmiyor. Sadece saman alevi gibi bir kıpırdamalar var ve onlar da ateşe dönüşmeden sönüyor. Savunmada oyun kurulamıyor, orta sahan oyunun her iki yönünde yok, kanatlar durgun, Formy rakip savunma arasında kaybolmuş ve yardımına koşanları rakip savunma engelliyor ve doldur boşalt ortaları. Formy’yle yakalanan tek net pozisyon da harcanıyor… Futbolcular istekli fakat takım oyunu, organizasyon yok ortada… Takımda her şey, her kes eşit, bir az belki kaleci İrfan Özbay “primus inter pares” durumunda…
Yenicami teknik ekibi Lefke takımını iyi analiz etmiş anlaşılan. Haddini bilerek planlarını yapmışlar. Planlarına da uydular. Savunmayı ve orta sahayı kalabalık tutmuşlar. Yakın oynuyorlar. Bu kalabalığın içine giren kayboluyor, Formy gibi. Top indirtmiyorlar. Halil İbrahim Uçarı ve savunma blokunu güvenli oyunundan ve rakibini oynatmadığından dolayı kutlamak lazım. Kanatlar da aynı şekilde başarılıydı. Lefke’den Kouassi çareyi geri gelip savunmadan top almakta buldu. Lefke’nin fazlaca yaptığı pas hatalarını hızlı çıkışlarıyla gole çevirmeye çalıştılar. 15. dakikada Lefke atağa kalkarken Anzhi’nin yaptığı hatayı hızlı ataklarıyla affetmediler. Birçok gol pozisyonu yakaladılar, İrfan Özbay’ın kurtardıkları var, savunmanın çizgiden çıkarttıkları var. Yenicami takım oyunu sergiledi ve hak eden bir galibiyet aldı. Umutlarını haftalara taşıdılar…
Vel-hâsıl, kazanmak için sadece çok istemek yetmiyor, hakkını vermek, doğru organizasyonu yapmak, rakibine doğru tepkiler vermek gerekiyor.
… Salı günü Lefkehaber TV’de Burası Garadağ programında AKSA Süper Ligi 19. haftanın fikstürünü okurken tüm takımların 22 Şubat tarihinde, Yenicami AK – Lefke TSK maçının ise 21 Şubat günü oynayacağını okurken bir yanlış yazılma mı var diye tereddüt geçirmiş ve nedenini açıklayamamıştım. Ve tahminim olsa da hâlâ da nedenini bilmiyor ve saygı duymakla beraber bu maçın diğer takımlardan bir gün erken oynama kararını yanlış buluyorum. Ne var burada, her iki takım aynı günde Kupa maçı yaptı, Lefke’ye fazla oynadığı 30 dakika ve penaltı atışları mı ağır geldi? Manzara-i umumiye ortadadır ve 30 dakika deyip geçilmemesi lazım…
