Home HABERLER DÜNYA HABERLERİ ORTADOĞU: İNANÇLA BASKI, ÖZGÜRLÜKLE SÖMÜRÜ!

ORTADOĞU: İNANÇLA BASKI, ÖZGÜRLÜKLE SÖMÜRÜ!

0

Peki biz kimin yanındayız?

İnancı iktidarın aracı yapan, halkını korkuyla terbiye eden, itirazı suç sayan düzenlerin mi?

Yoksa özgürlük söylemini bayrak yapıp, o bayrağın gölgesinde coğrafyaları talan eden güçlerin mi?

Ortadoğu’nun en büyük trajedilerinden biri şudur:

Din, insanı yüceltmek için değil; insanı itaatkâr kılmak için kullanılıyor.

Kutsal olan, adaletin ve merhametin kaynağı olmaktan çıkarılıp, yönetmenin en pratik aracı haline getiriliyor.

Halk yoksullukla, yasaklarla, korkuyla sınanırken…

İktidar sahipleri ve onların çevresi lüks içinde yaşıyor.

Bir yanda “sabır” telkin edilen kitleler, diğer yanda hesap vermeyen bir zümre…

İnanç, vicdanı büyütmesi gerekirken; itaat üretmenin mekanizmasına dönüştürüldüğünde ortaya çıkan şey dindarlık değil, tahakkümdür.

Ama hikâye burada bitmiyor.

Bu baskıcı düzenler, yalnızca içeride bir acı üretmiyor; dışarıdan müdahale için de gerekçe sunuyor.

Ve o müdahaleler hiçbir zaman sadece “özgürlük” için gelmiyor.

Demokrasi söylemiyle gelen güçler; petrolü, doğalgazı, stratejik konumu, ucuz emeği görüyor.

Halkların kaderini düzeltmek için değil, çıkarlarını garanti altına almak için adım atıyor.

Sonuç?

Baskıdan kurtulamayan toplumlar…

Ama bu kez yalnızca içeriden değil, dışarıdan da kuşatılmış halde.

Bir tarafta dini söylemle kontrol edilen kitleler,

diğer tarafta özgürlük söylemiyle yönlendirilen coğrafyalar…

İki farklı yöntem.

Ama bedeli hep aynı:

Halkın onuru, emeği, geleceği.

Oysa bize sürekli bir tercih dayatılıyor:

“Ya onlardan yanasın, ya bunlardan…”

Hayır.

Zulüm bir bayrak taşımaz.

Adalet bir blokla gelmez.

İnsanlık, taraf seçmek zorunda değildir.

Bizim yerimiz; baskıyı kutsayanların yanı değil, gücü adalet sananların da yanı değil.

 

Bizim yerimiz; çocuğunu kaybetmiş annenin gözyaşında, savaştan kaçan insanın yorgun adımında, susturulmuş bir halkın boğazında düğümlenen sözde.

Çünkü mesele jeopolitik değil, insani bir meseledir.

Mesele kimin güçlü olduğu değil, kimin haklı olduğudur.

Ve belki de en zor ama en doğru duruş şudur:

Taraf olmak zorunda değiliz.

Ama insan kalmak zorundayız.

NO COMMENTS

Bir Cevap YazınCevabı iptal et

Lefke Haber TV sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Exit mobile version