ATEŞKES BIÇAK SIRTINDA: MÜZAKERE MASASINDAN NE ÇIKACAK?
ABD ile İran arasında başlayan iki haftalık ateşkes savaşın durmasını sağladı ancak kritik sorular hala yanıt bulamadı. Hürmüz Boğazı’nın kontrolü, uranyum zenginleştirme, yaptırımlar ve ABD askerlerinin bölgedeki varlığı gibi konular yeni müzakerelerin kaderini belirleyecek.
ABD ile İran arasında Çarşamba günü yürürlüğe giren ateşkes kafalarda soru işaretleri yarattı. Tankerler Hürmüz Boğazı’nda beklemeye devam ederken, İsrail’in Lübnan’da saldırılara devam etmesi ateşkesin temellerini sarsıyor.
ATEŞKESİN ŞARTLARI NELER?
Wall Street Journal’ın haberine göre ABD, savaşın durdurulmasına yönelik kalıcı bir anlaşmanın müzakere edilmesi için diplomatlara zaman tanımak amacıyla İran ile iki haftalık bir ateşkes üzerinde anlaştı. Başkan Donald Trump, ateşkesin İran’ın Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine açması şartına bağlı olduğunu söyledi. Beş haftalık savaş sırasında bu kritik su yolundaki gemi trafiği neredeyse tamamen durmuştu.
İran da iki haftalık ateşkesi kabul etti ve boğazdan “güvenli geçişe” izin vereceğini açıkladı. Ancak bunun yalnızca İslam Cumhuriyeti donanmasıyla koordinasyon içinde ve “teknik sınırlamalar dikkate alınarak” gerçekleşeceğini söyledi. Analistler bu ifadeyi, gemi akışının Tahran’ın tercihine göre yavaşlatılabileceği veya hızlandırılabileceği şeklinde yorumladı.
MÜZAKERELER NE ZAMAN BAŞLAYACAK?
Arabulucular Çarşamba günü, İran ile ABD arasında İslamabad’da yapılacak bir toplantının son ayrıntılarını netleştirmek için yoğun çaba yürütüyordu. Görüşmenin en erken Cuma günü gerçekleşmesi bekleniyor.
ABD ve İran, görüşmelere kimlerin katılacağını kamuoyuna açıklamadı. Pakistan, Mısır ve Türkiye arabuluculuk yapıyor.
GÖRÜŞMELERİN ÇERÇEVESİ NE OLACAK?
Başkan Trump, İran’ın 10 maddelik bir planının müzakerelerin temelini oluşturacağını söyledi. Ancak aynı zamanda İran’ın, Tahran’dan geniş kapsamlı tavizler talep eden ayrı bir 15 maddelik ABD planının birçok unsurunu da kabul ettiğini ifade etti.
İran kendi teklifini açıklamadı. Ancak devlet medyasında yayımlanan 10 maddelik bir plan; ABD ve İsrail’in saldırmayacağına dair güvence, Hürmüz Boğazı üzerinde kontrolün korunması, İran’ın uranyum zenginleştirmesine izin verilmesi, yaptırımların kaldırılması ve tüm ABD muharip güçlerinin Orta Doğu’dan çekilmesini içeriyordu.
İran’ın taleplerinin büyük bölümü ABD ve İsrail tarafından kabul edilemez olarak görülüyor. İran da, Tahran’ın nükleer zenginleştirmeyi bırakmasını ve füze cephaneliğine sınırlamalar getirmesini öngören ABD PLANINI KABUL EDİLEMEZ BULDUĞUNU SÖYLÜYOR.
Görüşmeler taraflar arasındaki farkları kapatabilir mi?
Beyaz Saray son günlerde açıklamalarında, taraflar arasındaki farkların azaltılması yönündeki görüşmelerin ilerleme kaydettiğini söyledi.
ABD ve müttefikleri on yıldan uzun süredir İran’ın nükleer ve füze programlarını, Hizbullah ve diğer vekil güçlere verdiği desteği kapsayan kapsamlı bir anlaşma arıyor. İran ise yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor ve nükleer konular üzerinden ABD ile arabulucular aracılığıyla zaman zaman görüşmeler yürütüyor.
İran ile ABD’nin kamuya açıkladığı pozisyonlar arasında büyük farklar bulunuyor. Bu nedenle bazı analistler, muhtemel sonucun çatışmaları durduran ancak birçok büyük sorunu çözmeden bırakan sınırlı bir anlaşma olacağını düşünüyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA SON DURUM NE?
Çarşamba sabahı itibarıyla önemli bir değişiklik görülmedi. Normalde dünya ham petrolünün yaklaşık yüzde 20’sini taşıyan dar su yolundan geçmeye çalışan gemi sayısı oldukça azdı.
İran, boğaz yakınında demirlemiş gemilere geçiş için İslam Devrim Muhafızları Donanması’ndan izin almalarını, aksi halde yok edilme riskiyle karşı karşıya kalacaklarını bildirdi. İran ayrıca bundan sonra geçiş için gemilerden 1 milyon doların üzerinde ücret talep etmeyi planladığını söyledi.
Trump, ABD ile İran’ın boğazı birlikte kontrol edebileceğini ifade etti. Ancak Tahran’ın böyle bir düzenlemeye ilgi duyduğuna dair pek az işaret bulunuyor.
ABD’NİN ORTA DOĞU’DA HÂLÂ ASKERLERİ VAR MI?
Evet. Savunma Bakanı Pete Hegseth Çarşamba günü yaptığı açıklamada, savaş sırasında bölgeye gönderilen ek güçlerin İran’ın ateşkesi ihlal etmesi halinde çatışmaları yeniden başlatmaya hazır olduğunu söyledi.
Savaş uçakları, yakıt ikmal tankerleri ve diğer hava araçlarının yanı sıra ABD, bölgede donanma savaş gemileri ve amfibi hücum gemilerinde konuşlu deniz piyadeleri bulunduruyor. ABD son yıllarda bölgede yaklaşık 40 bin asker bulunduruyordu. Ancak çatışmaların başlamasından sonra bu askerlerin bir kısmı İran’a yakın Basra Körfezi üslerinden başka bölgelere kaydırıldı.
ATEŞKESİN SINIRLARI
Bu konu gri bir alan ve Çarşamba günü test edilmeye başlandı. İran, İsrail’e ve Basra Körfezi’ndeki komşu Arap ülkelere füze ve insansız hava aracı saldırılarını sürdürdü. İran bunun bir rafineriye yapılan saldırıya misilleme olduğunu söyledi.
İsrail ise Lübnan’daki savaşını ateşkesin parçası olarak görmediğini belirtti ve Lübnan’da hava saldırılarına ve kara operasyonlarına devam etti.
İran ve arabuluculardan Pakistan, Lübnan’ın da herhangi bir ateşkes anlaşmasının parçası olması gerektiğini söyledi.
İSRAİL’İN TUTUMU NE?
İsrail, İran ile yapılan ateşkesi desteklediğini açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi, ABD’nin İsrail’e İran’ın artık “ABD, İsrail, İran’ın Arap komşuları ve dünya için nükleer, füze ve terör tehdidi oluşturmamasını sağlama” konusunda kararlı olduğunu bildirdiğini söyledi.
İsrail ateşkes müzakerelerinin resmi bir tarafı değildi. Ayrıca anlaşmanın son aşamada tamamlandığını ve kendilerine danışılmadığını öğrenmekten memnun olmadığını açıkladı.
