Home HABERLER AVRUPA HABERLERİ FRANSA’NIN MEDYAYLA SINAVI

FRANSA’NIN MEDYAYLA SINAVI

0

FRANSA’NIN MEDYAYLA SINAVI

Aşırı sağa merkez partilerin de destek vermesiyle Fransa’da kamu yayıncılığı üzerindeki denetimin artırılmasını öngören bir rapor kabul edildi. Aynı zamanda Paris’te Dışişleri’nin resmi “trol” hesabı tartışma konusu.

Fransa’da aşırı sağ ve sağ partilerin isteği üzerine, kamu yayıncılığının sistem olarak incelenmesi hakkında parlamentoda kurulan araştırma komisyonu, 6 aylık çalışmasını tamamladı ve 430 sayfalık bir rapor sundu. Aşırı sağcı milletvekili Charles Alloncle tarafından hazırlandığı için, “Alloncle Raporu” olarak anılan ve Fransız devlet radyo ve televizyonlarının “tarafsızlığı, işleyişi ve finansmanı” hakkında hazırlanan rapor, araştırılmasına karar verildiği günden beri çok tartışılıyor çünkü devlet yayıncılığı, laik ülkenin dokunulmazları arasında kabul edilir.

“Alloncle Raporu”, Cumhuriyetçiler ve Cumhurbaşkanı Macron’un partisinden merkez sağcı vekillerin de desteğiyle komisyonda 10’a karşı 12 gibi kıl payı farkla kabul edildi. Siyasi olarak sola yakın davrandıklarını iddia eden bu kesim, kamu yayıncılığının çok pahalı, bürokratik ve verimsiz olduğunu ileri sürdüler. Bu vekillerin talepleri doğrultusunda rapora bazı TV/radyo kanallarının kapatılması; bazılarının da birleştirilmesi eklendi. Bu doğrultuda 1 milyar euro’ya varan tasarruf hedefi konuldu. Daha ilginci, çalışanlara “tarafsızlık yükümlülüğü” getirilmesi, yöneticilerin ve yayınların daha sıkı denetlenmesi önerildi.

Yeşiller dahil sol partiler, medya sendikaları ve gazeteci örgütleri, “tarafsızlık denetimi” adı altında uygulamaların kamu medyasında siyasi baskıya dönüşebileceğini savunuyor; yönetici atamalarının daha siyasi olacağını, eleştirel programların azalacağını; bütçe kesintileriyle bağımsız gazeteciliğin zayıflatılacağını ve neticede kamu yayıncılığının özel medya mantığına yaklaşacağını söylüyorlar. Tepkiler arasında “kamu medyasını zayıflatma ve hizaya sokma raporu” olarak tepki gören rapor, şu anda sistemi doğrudan değiştirmiyor; ancak bundan böyle önerilecek yasa teklifleri ile Fransa’da kamu medyasının dokunulmazlığına tehdit oluşturabilir. Alloncle Raporu’yla özel yayıncılığın büyük çoğunluğunu ele geçiren aşırı sağ, kamu yayıncılığının sonunu hazırlayabilir.

“Fransız Yanıtı” ile başlayan resmi trol atağı

“French Response”, Fransız Dışişleri Bakanlığı’nın 2025 sonbaharında X’te açtığı mizahi bir trol hesap. Fransa’yı hedef alanlara alaylı şekilde yanıt veriyor. Devlet kurumları, resmi sitesinden laf dalaşına giriyor, uzun açıklamalar yerine, internetin hızlı, esprili, görselle anlatılan mesaj dilini kullanmayı uygun buluyor.

Kurulduğunda sorduğumuzda bunun özellikle Rus propaganda hesaplarına, MAGA/Trump çevresine, Elon Musk’a yakın hesaplara, bot hesaplara, komplo ağlarına, Fransa’yı hedef alan dezenformasyon kampanyalarına cevap vermek için kurulduğunu söyledi dışişleri yetkilileri.

O günden bu güne, X’te enformasyon savaşı büyüdü. Tarihi Fransız-Rus dostluğu Macron’un Ukrayna savaşını bir “Avrupa güvenliği” sorunu olarak görmesiyle Rusya düşmanlığına dönüştü. O kadar ki geçtiğimiz yıl, Filistin’in yerle bir edilmesinden ve İran’a savaş açılmasından önce, gündemi tek başına meşgul eden Rusya saldırganlığı ile Fransız halkı, sağcı basının beyin yıkaması sayesinde, Rus tanklarını yakında Champs-Elysées’de görebileceklerine (!) inanmaya başlamışlardı. Trump’ın Avrupa’ya “artık başınızın çaresine bakın” çıkışlarının da desteği ile, Fransa’da ve dolayısı ile Avrupa’da yeniden silahlanma girişimleri, “AB’nin savunma bağımsızlığı” başlığı altında, ekonomik sorunlar başta olmak üzere tüm sorunları aşarak ülke gündeminde ilk sıraya yükseldi.

Mesela bugün muhalefet dahi, Fransa’nın Doğu Akdeniz, Orta Doğu, Kafkaslar, Kızıldeniz, Hürmüz ve Afrika’da bulundurduğu askeri varlığının maliyeti hakkında tek bir soru yöneltmiyor hükümete.

Meselenin bir de şeffaflık boyutu var. Bu alışılmadık resmi virajı bazı gazeteler, “Fransız diplomasisi trollüğe başladı” şeklinde manşete taşıdı. Devletin “savunmasına” bakalım.

Geçtiğimiz perşembe günü düzenlenen “Information Warfare: Anlatıların Savaşında Harekete Geçmek” etkinliğinin davetiyesinde “Dijital Ordunun İlk Birliğinin Seçimi” stratejisinin tanıtımı yazılıydı.

Davetin yeri son derece anlamlıydı, Gaîté Lyrique: Paris’in ünlü bir kültür mekanıdır, çağdaş sorunlara çözüm bulma amacıyla yaratıcılık ve katılımı bir araya getiren çağdaş bir sorun çözme fabrikasıdır.

Verilen bilgilerin özeti; “Dezenformasyon, yeni çatışma biçimlerinin temel bir boyutudur. Demokrasileri hedef alır ve askeri alanlar ile bilgi alanları arasında gerçek ile yalan arasında; yumuşak güç ile müdahale arasında; ve nihayet hukukun üstünlüğü ile otoriterlik arasındaki çizgileri bulanıklaştırmaya çalışır. Rakiplerimizin yürüttüğü bilgi savaşı karşısında, Fransız Dışişleri Bakanlığı bütünsel, özgür ve düzenlenmiş bir bilgilendirme alanını teşvik çabalarını güçlendirmeye kararlıdır. Bu hedefe, analizler üreten ve öneriler formüle eden bir uzmanlar topluluğu ile ulaşacağız.” diyebiliriz.

Evet Fransa da troller ordusu kurmuş, adına da Dijital Ordu demiş. Çok mu yabancı bunlar? Yayılımcı iddiaları olan ülkelerin çoktan başlattığı bir savaş değil mi? Fransa her zamanki gibi “ben de yaparım ama şeffaf yaparım” iddiasında.

Diplomasi özellikle ABD Başkanı Trump ile geleneksel yolundan hayli çıkmıştı. Klasik diplomatik açıklamaların yetmediğini karar kılan Fransa’nın açıkladığı “anlatı savaşı” ile daha belirgin yeni bir döneme girildiğini hissetmemek mümkün değil.

Türkiye’de yapılamaz mı?

Avrupa Birliği 4 yıldır, yılda 2 kez, Avrupa Siyasi Topluluğu adı altında gayriresmi bir forum düzenliyor. Geçen hafta bu toplantı Erivan’da yapıdı.

AB, üye olmayan pek çok ülkeyi “ortak değerler” üzerinden bu toplantılara dahil ediyor. Nitekim 27 AB ülkesiyle omuz omuza, bu gayri resmi toplantılara katılan ülke sayısı 50’ye çıktı. En son da Kanada kulüp üyesi oldu ve Başbakan Mark Carney, “Bu tür toplantılar bizim için yeni bir yol açıyor” dedi.

Emmanuel Macron’un “katılımcı ülkeler sayesinde uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele, demokrasilerin yabancı müdahaleye karşı korunması ve dezenformasyonun yayılması da dahil olmak üzere çeşitli konularda ittifaklar ve koalisyonlar pekişti” açıklaması, Fransa’nın girdiği “enformasyon savaşı”nın diğer ülkelere de yayılabileceğini söylüyor olabilir. Son toplantıda bu “yeni ittifak ve koalisyon ülkeleri” ayrıca, kendi savunma kapasitelerini daha da güçlendirme sözü verdiler. Burada AB sanki artık yeni çizilen siyasi haritada şimdilik çekirdek bir idari güç olarak beliriyor.

Şu soru aklı meşgul etmiyor değil: Çekirdek güç, periferi ülkelerle düzenlediği toplantılardan birini, acaba yarım asırdır bekleyen resmi aday Türkiye’de yapmayı düşünmez mi? Çünkü çizmekte olduğu yeni stratejik ve askeri birlik içinde de Türkiye’yi görmemesi, ikinci kez tarihi bir hata yapması demek olacaktır.

 

NO COMMENTS

Bir Cevap YazınCevabı iptal et

Lefke Haber TV sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Exit mobile version