MAZLUM MERCAN HOCAMIN ANISINA…
Doç. Dr. ELNUR AĞAYEV
4 sene önceydi. 27 Mayıs 2022 tarihine, Kıbrıs ve özellikle de sevdalısı olduğu Lefke acı bir habere uyanmıştı: acı haber Mazlum Mercan hocamın ebediyete intikali haberiydi. Kısa sürede haber çevreye yayılmış ve dünyanın dört bir köşesinde yaşayan Lefkeliler ve Mazlum hocayı tanıyanlar üzüntüye gark olmuşlardı.
İlk haberi kızı kıymetli Naziyet Mercan hocamız duyurmuştu:
“Bazen öyle anlar olur ki insanın boğazı düğümlenir… İşte öyle bir durumdayız. Babam Mazlum Mercan’ı, Lefke sevdalısı, herkesin hayatına dokunan öğretmenimizi kaybettik. Işıklar içinde huzurla uyusun, mekânı cennet olsun. Tüm Lefke’nin başı sağ olsun.”
Devamında meslektaşları, arkadaşları, sevenleri, öğrencileri, tanıdıkları, görev aldığı kurum yetkilileri kaleme sarılıp üzüntülerini yazıya dökmüşlerdi. Yazılan ve paylaşılan tüm mesajlarda Mazlum hocanın babacan kişiliğine, bilgisine, becerisine, tecrübesine, mizahına, liderlik ve yöneticilik vasfına, üretkenliğine, öğretmen olarak yeni nesil yetiştirme yolundaki çabasına, sosyal işlerdeki aktif görev almasına, sporda yakaladığı kalecilik vasfına ve özellikle de Lefke sevdasına, Lefke için yaptıklarına vurgu yapılıyordu.
Ebediyete intikal eden birisinin arkasınca böyle değerli, nazik, sevecen, saygın ifadelerin, mesajların paylaşılması herkese kısmet olan bir vaziyet değildir. Bunlar insanın vasfıyla, kişiliğiyle, müktesebâtıyla ilgili olan hususlardır. Bu anlamda Mazlum Mercan hocamı bahtiyâr zannediyorum.
O sabah ben de bilgisayar başına geçip duygularımı “Mazlum Hocam…” başlığıyla yazıya dökmüştüm:
“Sabaha acı bir haberle uyandık: Lefke kıymetli bir evladını, biz ise sevgili Mazlum hocamızı kaybettik.
Mide rahatsızlığından dolayı hastaneye kaldırılmıştı. Günlerdir kan arayışı sürüyordu. Dün çarşıda dostlara sorduğumda eve çıkarıldığını söylediler. Ama takdir-i ilahi böyle, ağlayarak geliriz ağlatarak gideriz. Bu iki ağlama arasında yaptıklarımızla, ürettiklerimizle, bıraktığımız izlerle yaşarız vefatımızdan sonra. Bu aşama çok önemlidir, çok önemserim.
… Bu yıl Lefke Türk Spor Kulübü’nün 28 Mayıs 1972 tarihinde Kıbrıs Kupası’nı Lefke’ye getirilişinin 50. Yıldönümüdür. Onun anısına “Yarım Asırlık Kupa” kitabını hazırlıyorum. Dönemin efsanevi kalecisi Mazlum hocadan çok faydalandım. O takımın tamamının hayatta olmasına çok sevinmiştim. Bundan dolayı da Lefke’de olduğunu düşünerek hocayla röportajımı sonraya bırakmıştım. Yoksa tersini mi yapmam lazımdı? Olumsuzluğu nereden düşüne bilirdim ki. Kısmet değilmiş. Ama “Yarım Asırlık Kupa”nın mimarlarından Mazlum hocam yerini alacaktır çalışmada…
… “Kıbrıs’tan Geçen Beyaz Ruslar” kitabımı yazarken hiç beklemediğim şekilde Rus doktorlarla ilgili bilgileri Mazlum hocanın anıları arasında yakalamıştım.
Konuşmak istediğimde hocayı bulmakla hiç uğraşmadım. Sanayide Erkan ustanın yanına gittiniz mi hocayı bulurdunuz. Kahveyi ısmarlayıp muhabbete başlayabilirsiniz.
Lefke’yi yaya keşif ettiğim dönemlerde ısrarla arabasına çok aldı beni. Mesafeleri kısaltan keyifli muhabbetlerini dinledim.
Bizim büyük oğlanın çocukluk döneminde yaşadığımız espriyi unutamıyorum: Bir gün bizi ailece arabasına aldıktan sonra 8-9 yaşlarında olan oğlum Abdullah’a dönerek: “Abdullacığım, nasılsın?” deyip el uzattı. Abdullah el uzatmadı. Hoca ısrar edince bizim oğlan da hocanın esmer olmasına takılarak çocukluk dünyasıyla dönmez mi: “tokalaşırsam elim siyah olur”. Mazlum hocam da kahkahayı basmıştı…
Ve bu sabah duyduk acı haberi…
… Maalesef hayat bizi beklemiyor, Mazlum hocam. Bekleyince geç kalmış oluyoruz. Efsanevi kaleciliğinizle 28 Mayıs 1972 yılında Kıbrıs Kupası’nı ilk defa Lefke’ye getirdiniz. Ve yarın onun 50. Yılı anısına program planlamıştık. Yeni tarihi anılar daha dinleyecektik sizden… Çok kıymetli öğrenciler yetiştirdiniz. Dün çarşıda onları dinledim… Çok kıymetli tarihi bilgiler aktardınız bizlere Lefke ile ilgili…
Çok kıymetli bir insanı, kaleciyi, hocayı, Lefke sevdalısını kaybettik. Çok üzgünüm. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Lefkemizin ve yaslı ailenin başı sağ olsun. Allah sabırlar versin…”
* * *
Yukarıda özetlediğim haberlerden, yansımalarından, yaşanmış duygulardan 4 yıl geçiyor. Geçen zaman içinde Mazlum Mercan hocam hiç unutulmadı. Ailesinin, Lefke halkının ve ilgili kurumların girişimleriyle Mazlum hocam vefatı yıldönümlerinde mezarı başında anıldı, adına turnuva düzenlendi, ismi Lefke’nin girişinde geniş bir bulvara verildi, adına Mazlum Mercan Koruluğu oluşturuldu…
Velhasılıkelam, Mazlum Mercan hocam hatırası bâkî kalanlardandır…
Kendisini sevgi, rahmet ve hürmetle anıyorum…


