Salı, Temmuz 14, 2026
KKTC Turizm
Ana SayfaBİLİM-TEKNOLOJİAB'DEN FACEBOOK VE INSTAGRAM'A "BAĞIMLILIK YAPAN TASARIM" SUÇLAMASI

AB’DEN FACEBOOK VE INSTAGRAM’A “BAĞIMLILIK YAPAN TASARIM” SUÇLAMASI

AB’DEN FACEBOOK VE INSTAGRAM’A “BAĞIMLILIK YAPAN TASARIM” SUÇLAMASI

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Meta’yı Facebook ve Instagram platformlarında kullanıcıları bağımlılığa yönlendiren tasarım unsurları nedeniyle dijital kuralları ihlal etmekle suçladı.

AB Komisyonu, Meta hakkında yürütülen soruşturmada Facebook ve Instagram’da bağımlılık yapıcı tasarımların Dijital Hizmetler Yasası’nı ihlal ettiğine dair ön bulgulara ulaşıldığını açıkladı.

Açıklamada, Facebook ve Instagram’da kullanılan sonsuz kaydırma, otomatik oynatma, anlık bildirimler ve yüksek düzeyde kişiselleştirilmiş öneri sistemlerinin kullanıcıların fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerinde oluşturduğu risklerin yeterince değerlendirilmediğinin tespit edildiği bildirildi

Özellikle sonsuz kaydırma, otomatik oynatma ve kişiselleştirilmiş içerik önerilerinin kullanıcıların platformda daha uzun süre kalmasına yol açtığı kaydedilen açıklamada, bunların sağlıksız kullanım alışkanlıklarını ve zorlayıcı kullanım davranışlarını teşvik ettiği belirtildi.

“Bağımlılık yapıcı tasarımından kaynaklanan risklerle etkili mücadele edilmiyor”

Açıklamada, Meta’nın çocukların gece saatlerinde Instagram veya Facebook’ta geçirdikleri süreye ilişkin mevcut bilgileri göz ardı ettiğine işaret edilerek, “Meta’nın mevcut risk azaltma önlemleri bağımlılık yapıcı tasarımından kaynaklanan risklerle etkili bir şekilde mücadele edilmediğini göstermektedir.” ifadesi kullanıldı.

Meta’nın Facebook ve Instagram’ın tasarımında değişikliğe gitmesi gerektiği belirtilen açıklamada, söz konusu bulguların soruşturmanın nihai sonucunu oluşturmadığı ve Meta’nın savunmasını sunma hakkı bulunduğu anımsatıldı.

Açıklamada, soruşturma sonunda Komisyonun ihlal kararı vermesi halinde Meta’ya küresel yıllık cirosunun yüzde 6’sına kadar idari para cezası uygulanabileceği hatırlatıldı.

İran’ın eski lideri Hamaney bir hafta süren törenlerin ardından Meşhed’de defnedildi

ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İran’ın eski lideri Ayetullah Ali Hamaney, İran ve Irak’ın çeşitli kentlerinde bir hafta süren cenaze törenlerinin ardından doğum yeri olan Meşhed kentinde defnedildi.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında hayatını kaybeden İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney son yolculuğuna uğurlandı.

İran basınında yer alan haberlere göre Meşhed kentindeki İmam Rıza Türbesi’nin Peygamber-i Azam avlusunda kılınan cenaze namazının ardından, Hamaney’in aile üyelerinin katılımıyla özel bir veda merasimi düzenlendi.

Hamaney’in naaşı daha sonra aynı türbenin Dar’üz Zikr salonunda toprağa verildi.

Hamaney’in defnedilmesiyle birlikte, İran’ın yanı sıra bölge ülkelerinden milyonlarca kişinin katılımıyla gerçekleşen ve günler süren cenaze törenleri sona ermiş oldu.

Cenaze namazı kılınmıştıHamaney için düzenlenen cenaze törenleri kapsamında İran’ın Meşhed kentinde cenaze namazı kılınmıştı.Yoğun katılımın sağlandığı cenaze namazını Hamaney’in en büyük oğlu Mustafa Hamaney kıldırmıştı.

Eski dini liderin, cenaze namazının ardından aile üyelerinin katılacağı özel bir merasim sonrasında İmam Rıza Türbesi’ndeki bölümlerden birine defnedileceği açıklanmıştı.

Yakınlarıyla birlikte hayatını kaybetmişti İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta gerçekleştirdiği saldırılarda hayatını kaybetmişti.

Aynı saldırıda, Ali Hamaney’in damadı, bir kızı, 14 aylık torunu ve İran’ın şimdiki dini lideri Mücteba Hamaney’in eşi de yaşamını yitirmişti.

IEA: Hürmüz’deki petrol akışıyla küresel arz haziranda günlük 4,1 milyon varil arttı

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının yeniden başlamasının Körfez’deki üretimde kısmi toparlanmayı desteklemesiyle küresel petrol arzının haziranda önceki aya göre günlük yaklaşık 4 milyon 100 bin varil artarak 98 milyon 760 bin varile yükseldiğini bildirdi.

IEA’nın Petrol Piyasası Raporu’na göre, haziranda arzda görülen yükselişe rağmen küresel petrol üretimi, ABD/İsrail-İran Savaşı öncesindeki seviyenin günlük yaklaşık 9 milyon 400 bin varil altında kaldı.

Rapora göre, ABD ile İran arasında varılan çerçeve anlaşmasının ardından Körfez ülkelerinin üretimi kısmen yeniden devreye almasıyla Körfez’den gelen petrol arzı haziranda önceki aya göre günlük yaklaşık 3 milyon 500 bin varil arttı. Ancak güvenlik endişeleri ve ABD donanmasının refakatine duyulan ihtiyaç nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışı zaman zaman kesintiye uğrarken, bölgesel petrol arzı savaş öncesi seviyenin günlük yaklaşık 11 milyon 400 bin varil altında kaldı.

Bu dönemde Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun üretimi günlük yaklaşık 2 milyon 450 bin varil artarak 38 milyon 390 bin varile yükseldi. Söz konusu artışın büyük bölümünü, günlük yaklaşık 900 bin varille Suudi Arabistan, günlük yaklaşık 630 bin varille Kuveyt sağladı.

OPEC+ grubu dışındaki ülkelerin arzı ise günlük yaklaşık 1 milyon 630 bin varil artışla 60 milyon 370 bin varile yükselirken, bu artışın günlük yaklaşık 940 bin varille yarısından fazlası Birleşik Arap Emirlikleri’nden kaynaklandı.

Böylece, küresel petrol arzı haziranda önceki aya göre günlük yaklaşık 4 milyon 100 bin varil artarak 98 milyon 760 bin varile yükseldi.

Bu yıl için arz tahmini yükseldi ancak risk devam ediyor

Rapora göre, Hürmüz Boğazı’ndan petrol geçiş hacimlerinin iyileşmeye devam etmesi halinde küresel petrol arzının bu yıl günlük ortalama 102 milyon 600 bin varil seviyesinde olması bekleniyor.

Bu seviye, geçen yıla göre günlük yaklaşık 3 milyon 700 bin varillik düşüşe işaret ederken, geçen ay yayımlanan rapordaki tahmine kıyasla günlük 210 bin varil yukarı yönlü revize edildi. Ancak raporda Hürmüz Boğazı’nın yönetimine ilişkin müzakerelerin sürmesi ve saldırıların devam etmesi nedeniyle bu öngörüye yönelik risklerin devam ettiği belirtildi.

Küresel petrol üretiminin 2027’de ise günlük yaklaşık 7 milyon 500 bin varil artarak 110 milyon 100 bin varile yükseleceği tahmin edildi.

Bu yıl için talep tahmini yukarı yönlü revize edildi

IEA, küresel petrol talebi öngörüsünü ikinci çeyrekte beklenenden daha güçlü gerçekleşen teslimatlar nedeniyle önceki tahminine göre günlük 70 bin varil yukarı yönlü revize etti.

Buna göre, küresel petrol talebinin bu yıl geçen yıla kıyasla günlük yaklaşık 1 milyon varil azalarak 103 milyon 460 bin varile gerilemesi bekleniyor. Bunun Kovid-19 salgınının etkilerinin en yoğun hissedildiği 2020’den bu yana ilk yıllık talep düşüşü olacağı öngörülüyor.

Rapora göre, küresel petrol talebi mayısta yıllık bazda günlük 5 milyon 300 bin varil azalarak 2026’nın en düşük seviyesi olan günlük 97 milyon 900 bin varile geriledi. Ancak ABD ile İran arasında haziran ortasında varılan anlaşmanın ardından Hürmüz Boğazı üzerinden petrol ihracatının artması ve Asya’da ertelenmiş talebin devreye girmesiyle talepte toparlanma başladı. Düşük petrol fiyatları ve ekonomik görünümdeki iyileşme de petrol tüketimini destekleyen unsurlar arasında yer aldı.

IEA, 2027 yılına ilişkin günlük yaklaşık 2 milyon varillik talep artışı tahminini korurken, küresel petrol talebinin 105 milyon 470 bin varile ulaşacağını öngördü.

Ayrıca, 2025-2027 döneminde ise yıllık ortalama talep artışının günlük 480 bin varille tarihsel eğilimlerin altında kalacağı tahmin edildi.

İspanya’nın güneyindeki orman yangınında 11 kişi hayatını kaybetti

İspanya’nın güneyindeki Endülüs bölgesinin Almeria kentine bağlı Los Gallardos ilçesinde çıkan orman yangınında 11 kişi yaşamını yitirdi.

Jandarma ve Sivil Koruma kurumlarından yapılan açıklamada, Los Gallardos’ta bu sabah başlayan orman yangınının en az 11 kişinin ölümüne yol açtığı bildirildi.

Yangının çıktığı bölgede her birinin içinde birer ceset olan tamamen yanmış 3 aracın yanı sıra Bedar’a ulaşımı sağlayan yolun yakınında yanmış 8 cansız bedenin daha bulunduğu duyuruldu.

Ölen kişilerin kimliklerinin tespiti için çalışma başlatıldığı, büyük çaplı felaketler konusunda uzmanlaşmış adli tıp ekibinin olay yerinde inceleme yaptığı bildirildi.

Ülke tarihindeki en trajik yangınların arasına girdi

Los Gallardos’taki orman yangınının, yol açtığı can kayıpları bakımından 17 Temmuz 2005’te Guadalajara’nın Riba de Saelices ilçesinde 11 kişinin hayatını kaybettiği yangınla kıyaslanabilecek düzeyde, ülke tarihindeki en trajik yangınların arasında yer aldığı bilgisi paylaşıldı.

Endülüs özerk yönetimi hükümeti, Los Gallardos’taki orman yangınından dolayı bölgedeki 1400 kişinin tedbir amaçlı tahliye edildiğini, söndürme çalışmalarına Askeri Acil Durum Biriminin (UME) de 70 araç ve 200 personelle katıldığını açıkladı.

Endülüs bölgesinde Almeria dışında Malaga kenti çevresinde de devam eden orman yangınlarını söndürmek için karadan ve havadan çalışmalar sürüyor

Brent petrolün varili 76,68 dolardan işlem görüyor

Brent petrolün varili, uluslararası vadeli piyasalarda 76,68 dolardan işlem görüyor.

Dün 79,25 dolara kadar yükselen Brent petrolün vadeli varil fiyatı, günü 76,30 dolardan tamamladı.

Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.00 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 0,5 artarak 76,68 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili de 72,28 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatlarındaki yükselişte, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la müzakere sürecinin sona erdiğini açıklamasının ardından Washington ile Tahran arasında karşılıklı saldırıların sürmesi etkili oluyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına misilleme olarak Batı Asya’daki ABD komuta ve kontrol merkezi ile Ürdün’deki bir hava üssünü 10 balistik füzeyle hedef aldığını açıkladı.

Açıklamada, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde bölgedeki diğer ABD üslerinin de hedef alınacağı belirtildi.

Bunun yanı sıra, İran’ın yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, Sistan ve Beluçistan, Buşehr ve Hürmüzgan eyaletlerinde patlama sesleri duyuldu.

Buşehr Valiliğinden yapılan açıklamada, söz konusu patlama seslerinin hava savunma sistemlerinden mi yoksa “düşman” füzelerinden mi kaynaklandığının araştırıldığı bildirildi.

ABD ordusu, 8 Temmuz’da İran’ın güneyindeki çeşitli kentlere yoğun saldırılar düzenlemişti.

DMO Deniz Kuvvetleri de ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına ilişkin yayımladığı bildiride, Washington yönetiminin Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güzergahlarına müdahale girişimlerinin boğazın kademeli olarak yeniden açılması sürecini ciddi şekilde riske atacağını belirtti.

Bildiride, “yabancı unsurların” bölgede ve Hürmüz Boğazı’nda herhangi bir hakka sahip olmadığı vurgulanarak, “ABD’nin terörist ordusunun maceracılıkları ve geçiş güzergahı belirlemeye yönelik müdahalesi Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılma sürecini ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakacaktır. Ayrıca boğazdan yararlanan ülkelerin çıkarlarını ciddi biçimde tehlikeye atacaktır.” ifadelerine yer verildi.

Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılma sürecine ilişkin belirsizliklerin artması, piyasa oyuncularının arz endişelerini artırarak fiyatları destekliyor.

Rus rafineri faaliyetleri son 21 yılın en düşük seviyesinde

Bununla birlikte, Rus enerji altyapısına yönelik Ukrayna saldırılarının sürmesi de arz endişelerini artırarak petrol fiyatlarını destekliyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya’nın Stavropol ve Tver bölgelerinde bulunan iki petrol deposunun çarşamba günü hedef alındığını belirterek, “Her ikisi de cephe hattından yaklaşık 500 kilometre uzaklıkta bulunuyor.” ifadelerini kullandı.

Zelenskiy, Rusya Federasyonu’na bağlı Başkurdistan Cumhuriyeti’nin başkenti Ufa’da, Ukrayna’dan yaklaşık 1500 kilometre uzaklıktaki bir petrol pompalama istasyonuna da saldırı düzenlediklerini kaydetti.

Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsünün raporuna göre, Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırıları, ülkenin petrol işleme kapasitesinin yüzde 81’ini etkileyerek rafineri faaliyetlerinin son 21 yılın en düşük seviyesine gerilemesine yol açtı.

Raporda, Ukrayna’nın bu yıl Rusya’daki 34 rafineriden 24’ünü hedef aldığı ve söz konusu tesislerin ülkenin toplam petrol işleme kapasitesinin yüzde 81’ini oluşturduğu belirtildi. Haziran ortası itibarıyla ise Rusya’nın petrol işleme kapasitesinin yaklaşık üçte birinin devre dışı olduğu tahmin edildi.

Saldırıların daha sık, daha uzun menzilli ve benzin, dizel ile jet yakıtı üreten karmaşık rafineri ünitelerine odaklanmasıyla Rusya’nın rafineri işleme hacmi martta günlük 4,6 milyon varilden haziranda 3,7 milyon varile gerileyerek son 21 yılın en düşük seviyesine indi.

Enflasyon endişeleri petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlıyor

Öte yandan, Orta Doğu’da yeniden tırmanan gerilimin enflasyon endişelerini artırması, fiyatların yükselişini sınırlıyor.

ABD Merkez Bankasının (Fed) enflasyonla mücadelede daha sıkı para politikası adımlarına ihtiyaç duyulabileceğine işaret etmesi, ekonomik büyüme ve petrol talebinin zayıflayabileceği endişelerini artırarak fiyatları baskılıyor.

Brent petrolde teknik olarak 75,78 doların destek, 77,07 doların ise direnç bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor. ​​​​​​​

Trump’ın yeni başkanlık uçağının öncekinde bulunan bazı savunma önlemlerine sahip olmadığı iddiası

ABD Başkanı Donald Trump’a Katar tarafından bağışlanan ve kapsamlı modernizasyon çalışmalarının ardından başkanlık uçağı olarak hizmete alınan Boeing 747 tipi Air Force One uçağının, bir önceki başkanlık uçağında bulunan füze savunma yetenekleri dahil bazı savunma önlemlerine sahip olmadığı öne sürüldü.

New York Times’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, Katar’ın hediye ettiği ve modernize edilen Boeing 747 tipi başkanlık uçağının, bir önceki Air Force One uçağından farklı olduğu belirtildi.

Yetkililer uçağın, füze savunma yetenekleri dahil önceki modelde bulunan savunma yeteneklerine sahip olmadığını iddia etti.

 

Eskiden ABD ordusunda çalışan 2 yetkili, projenin hızı nedeniyle, geleneksel olarak tam donanımlı bir başkanlık uçağıyla ilişkilendirilen tüm güvenlik değişikliklerinin yapılması için yeterli zaman olmadığını ifade etti.

Habere göre, Air Force One olarak hizmet veren eski uçaklarda, ısı güdümlü füzeleri etkisiz hale getirmek için tasarlanmış bir savunma sistemi bulunuyor.

Eski Air Force One’da, uçağın kanadının altında ve kuyruğunda savunma sistemlerinin farklı parçaları görülebiliyor ancak güvenlik protokollerinden sorumlu başka bir ABD’li yetkili, bu parçaların yeni Katar uçağının fotoğraflarında görülemediğini ifade etti.

Başkanlık seyahatlerinde kullanılan askeri uçaklarla ilgili görüşmelere katılan eski bir üst düzey Beyaz Saray yetkilisi de güvenlik soruları ortaya çıktığında, Beyaz Saray personeli ile askeri danışmanlar ve Gizli Servis arasında seyahat planları konusunda sık sık gerginlik yaşandığını belirtti.

Toplamda 6 milyon milden fazla uçuş yaptı

Mevcut Air Force One filosunun temelleri, eski ABD Başkanı Ronald Reagan döneminde atıldı.

İlk kez eski Başkan George H.W. Bush döneminde kullanılmaya başlanan “VC-25A” tipi Boeing 747-200B uçakları, bugüne kadar görev yapan tüm ABD başkanlarına hizmet verdi.

Trump’ın verdiği bilgilere göre, tamamen aynı olan 2 uçaktan oluşan mevcut Air Force One filosu, görev süresi boyunca 96 ülkeye yapılan 223 uluslararası seyahatte kullanıldı ve toplamda 6 milyon milden fazla uçuş yaptı.

Yaklaşık 35 yıldır başkanları taşıyan uçaklar, yaşlarının ilerlemesi nedeniyle emekliye ayrılırken yerlerini kapsamlı şekilde yenilenen “Boeing 747” tipi yeni Air Force One’a bırakıyor.

Pentagon ve yüklenici firma L3Harris tarafından hızlandırılmış takvimle yürütülen çalışmalar sonucunda hizmete alınan yeni uçak, Trump yönetiminin talebi doğrultusunda başkanlık görevleri için hazır hale getirildi.

İlk kez mağara duvarlarında antik insan DNA’sı keşfedildi

Bilim insanları, İspanya ve Portekiz’deki mağara duvarlarında binlerce yıllık antik insan DNA’sı buldu. Paleogenetik dünyasında bir ilk olan bu keşif, mağara resimlerini yapan toplulukların genetik izlerini ve geçmişini aydınlatmaya hazırlanıyor.

İspanya ve Portekiz’deki 11 farklı mağaradan alınan örnekleri inceleyen uluslararası araştırma ekibi, mağara duvarlarının sanılandan çok daha fazla bilgi sakladığını ortaya koydu.

Çalışmada, basit çizgilerden el şablonlarına kadar 24 farklı kaya sanatı paneli ve duvar yüzeyi analiz edildi. Toplanan 120 örnekten 5’inde insan DNA’sına rastlandı.

 

Duvarlardaki genetik izler

Araştırmacılar, elde edilen bu antik DNA’ların duvarlara doğrudan temas yoluyla bulaşmış olabileceğini belirtiyor.

Mağara resimlerini yapan ya da bu alanları kullanan antik insanların terli elleri, boya püskürtmek için kullandıkları kemik borulardan yayılan tükürükleri veya diğer vücut sıvıları, bu kalıntıların binlerce yıl boyunca duvarlarda asılı kalmasını sağladı.

Bulunan DNA’lardan birinin, kireç taşı ve mermer oluşumunu sağlayan kalsit tabakasıyla kaplandığı için günümüze kadar bozulmadan ulaştığı tespit edildi.

İspanya’daki Covarón Mağarası’nda yapılan analizler, buradaki DNA’nın İberya halklarında sıkça görülen Batı Avrasya avcı-toplayıcı genetik grubuna ait modern insanlara (Homo sapiens) ait olduğunu gösterdi.

Bu durum, mağara duvarlarındaki genetik izlerin doğrudan o dönemin yerel popülasyonlarıyla olan bağını net bir şekilde ortaya koyuyor.

Mağaralar geçmişin arşivi haline geliyor

Bu yöntem her ne kadar mağara resimlerini doğrudan yapan kişiyi kesin olarak teşhis edemese de, o duvarlara kimlerin dokunduğunu ve mağaraların derinliklerine kadar kimlerin ilerlediğini anlama konusunda devrimsel bir kapı aralıyor.

Bilim insanları, gelecekteki çalışmaların odak noktasını bu yöntemi geliştirmek ve hangi çevre koşullarında DNA’nın daha iyi korunduğunu anlamak olarak belirliyor.

Uzmanlar, bu keşfin sadece bir başlangıç olduğunu vurgulayarak, gelecekte sadece boyalı panellerin değil, hiç resim bulunmayan boş mağara duvarlarının bile antik sakinlerin göç yollarını ve kültürlerini aydınlatabileceğini ifade ediyor.

Bir sonraki aşamada, mikro-invaziv (en az zarar veren) örnekleme yöntemleriyle daha fazla mağara ve farklı sanat teknikleri incelenerek insanlık tarihinin kayıp parçaları birleştirilmeye çalışılacak.

Çin’de sellerin vurduğu çiftlikteki yaklaşık 900 yılan kaçtı

Çin’in güneyinde etkili olan tayfun ve sel felaketi nedeniyle bir barajın çökmesi sonucu sular altında kalan çiftlikten yaklaşık 900 yılan kaçtı. Aralarında ölümcül kobraların da bulunduğu yüzlerce yılanın yayıldığı Dengwei köyünde “acil durum” ilan edildi.

Global Times gazetesinin haberine göre, şiddetli tayfunun etkili olduğu Guangşi eyaletinde, seller nedeniyle Liulan Barajı çöktü.

Baraj sularının vurduğu bölgedeki bir yılan üretim çiftliğinin koruma duvarları ve çitleri yıkıldı, tesisteki yaklaşık 900 yılan kaçtı.

Aralarında ölümcül kobraların da bulunduğu yüzlerce yılanın yayıldığı Dengwei köyünde “acil durum” ilan edildi.

Yılan istilasına uğrayan Dengwei köyünde büyük panik yaşanırken, sel sularıyla kaplı sokaklarda yüzlerce yılanın yüzdüğü ve evlerin pencerelerine tırmanmaya çalıştığı görüldü.

Bel hizasına kadar yükselen suların içinde mahsur kalan köylüler, yılanlardan korunmak için bambu sopalarla mücadele etti.

Panzehir stokları artırıldı, acil müdahale ekipleri sevk edildi

Olayın ardından eyalet düzeyinde alarm verilerek, çok sayıda arama-kurtarma ve acil müdahale ekibi bölgeye sevk edildi.

Guangcou Acil Durum Yönetim Bürosu, özel koruyucu kıyafetli ekiplerin hem sürüngenleri yakalamak hem de selzedeleri tahliye etmek için operasyon yürüttüğünü açıkladı.

Yetkililer, bölgedeki panzehir stoklarının artırıldığını ve yerel hastanelerde olası kobra ısırmalarına karşı özel hızlı müdahale hatları kurulduğunu duyurdu.

Şu ana kadar bir köylünün yılan ısırması sonucu hastaneye kaldırıldığını belirtiliyor.

Çin’in güneyinde etkili olan Maysak Tayfunu’nun bölgede yol açtığı şiddetli sel felaketi nedeniyle şimdiye kadar 39 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Venezuela’daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 899’a yükseldi

Venezuela’da, 24 Haziran’da meydana gelen iki büyük depremde yaşamını yitirenlerin sayısının 3 bin 899’a yükseldi.

Venezuela Ulusal Meclis Başkanı (AN) Jorge Rodriguez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, felaketteki son rakamları paylaştı.

Rodriguez, depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısının 88 artarak 3 bin 899’a yükseldiğini, yaralı sayısının ise 16 bin 740 olduğunu açıkladı.

Yetkililer ve gönüllüler tarafından 86 bin 794 aileye insani yardım ulaştırıldığını belirten Rodriguez, 89 geçici çadır kampında 16 bin 892 ailenin misafir edildiğini dile getirdi.

Öte yandan ABD’nin Caracas Büyükelçiliği, 30 binden fazla Venezuelalının ABD tarafından gönderilen insani yardım malzemelerini teslim aldığını açıkladı.

ABD Tarım Bakanlığı Müsteşarı Luke Lindberg ile Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Ryan Shrum’un teslim ettiği yardımlar, Global Empowerment Mission (GEM) aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor.

Öte yandan Pan Amerikan Sağlık Örgütü (PAHO/OPS), depremlerin ardından sağlık alanındaki çalışmaların kritik bir aşamaya girdiğini belirterek, acil durumun halen devam ettiğini bildirdi.

PAHO, acil durum kapsamında ihtiyaç duyulan 24 milyon doların şu ana kadar yaklaşık 9 milyon dolarının aktif hale getirildiğini kaydederek, “Müdahale süreci, sağlık hizmetlerinin sürdürülmesi, istikrarın sağlanması ve erken toparlanma çalışmalarına odaklanan yeni ve kritik bir aşamaya girdi.” açıklamasını yaptı.

 

Venezuela’da 2 büyük deprem meydana gelmişti

ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 24 Haziran’da Venezuela’da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde 2 deprem meydana geldiğini bildirmişti.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), 26 Haziran’daki açıklamasında, depremlerin doğrudan yol açtığı fiziksel hasarın maliyetini 6,7 milyar dolar olarak hesaplamıştı.

Arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü ülkede, ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe ediliyor.

Organizasyonun Direktörü Jarbas Barbosa, bu büyüklükteki bir felaketin ardından en büyük risklerin genellikle sağlık hizmetlerinin kesintiye uğraması, aşırı kalabalıklaşma, temiz suya erişim ve aşılama süreçleriyle ilgili olduğunu vurguladı.

İngiltere’de başbakanlığa hazırlanan Andy Burnham, İşçi Partisi’nin Gazze tutumu için özür diledi

İngiltere’de başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Andy Burnham, lideri olacağı iktidardaki İşçi Partisi’nin İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başlangıcındaki tutumu nedeniyle özür diledi.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın İşçi Partisi liderliğinden istifasının ardından parti liderliğine ve başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Burnham, İngiliz “The Guardian” gazetesine açıklamalarda bulundu.

Burnham, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına İşçi Partisi’nin ilk tepkisi nedeniyle özür diledi ve kendi liderliği altında “daha iyi bir performans göstermesi gerektiğini” belirtti.

Andy Burnham, “İsrail’in Gazze’deki askeri harekatının başlangıcında partimin doğru tutum sergilemediğini düşünen çok sayıda kişi olduğunu biliyorum ve bunun için üzgünüm. Yanıtımız çoğu zaman yeterince iyi olmadı. Daha iyisini yapmamız gerekiyor.” dedi.

İngiltere’nin ateşkes çağrısı yapmakta “çok yavaş kaldığını” dile getiren Burnham, “İsrail hükümetine baskı yapmak için daha fazlasını yapmalıyız. Evet, bazı önemli adımlar attık ancak dürüst olmak gerekirse İngiltere ateşkes çağrısı yapmakta çok yavaş kaldı. Şimdi yaklaşımımızı güçlendirmek için daha fazlasını yapmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Burnham, İsrail hükümetine daha fazla baskı yapılması gerektiğinin altını çizerek, bunun kişi ve kurumlara yönelik yeni yaptırımların yanı sıra Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerle mal ticaretinin yasaklanmasını da içerebileceğini ifade etti.

“Gazze’de savaş suçları işlendiğine dair artan kanıtlar var”

Başbakan adayı Burnham, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını “soykırım” olarak nitelendirmekten kaçınırken, bu konuda kararın uluslararası mahkemeler tarafından verilmesi gerektiğini kaydetti.

Gazze’deki yıkıma ilişkin gördüğü ve okuduğu şeylerden “dehşete düştüğünü” dile getiren Burnham, “Savaş suçlarının işlenmiş olabileceğine dair artan kanıtlar var. Gazze halkının yaşadığı derin acılar için hesap verilebilirlik olmalı ancak nihai olarak buna siyasetçiler değil, uluslararası mahkemeler karar vermeli.” değerlendirmesinde bulundu.

Andy Burnham, Makerfield ara seçimini kazanmıştı

İngiltere’nin kuzeybatısındaki Makerfield bölgesinde geçen ay yapılan ara seçimi, Başbakan Starmer’a karşı “liderlik yarışı” söylemleriyle gündeme gelen İşçi Partisi adayı Andy Burnham kazanmıştı.

Burnham, milletvekili seçilmesi durumunda İşçi Partisi içinde olası liderlik yarışına katılacağını açıklamış, yeni başbakan olabileceğinin sinyallerini de vermişti.

The Guardian’ın haberinde, Burnham’ın açıklamalarının, İşçi Partisi’nin İsrail-Filistin konusundaki tutumu nedeniyle partiden uzaklaşan seçmenlerin kaygılarını gidermeye yönelik adım olduğu yorumu yapıldı.

İngiltere’de İşçi Partisi liderliği için adaylığını açıklayan Burnham, partisinden 322 milletvekilinin desteğini alarak, Keir Starmer’ın yerine liderlik koltuğuna ve başbakanlık görevine bir adım daha yaklaştı.

Aliyev, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar’ı kabul etti

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’ı kabul etti.

Selçuk Bayraktar, Azerbaycan’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Aliyev ile görüştü.

Bayraktar, görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Görüşmemizde, Baykar Teknoloji’nin Azerbaycan’da yürüttüğü projeler hakkında kendilerine bilgi arz ettim. Nazik kabulleri dolayısıyla şükranlarımı sunuyorum. Can Azerbaycan ile birliğimiz ve kardeşliğimiz baki olsun.” ifadelerini kullandı.

AP Başkanı Metsola’ya göre petrol fiyatları açısından Avrupa’yı zor bir yaz ve sonbahar bekliyor

Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola, petrol fiyatlarına dair yaptığı açıklamada Avrupa’yı çok zor bir yaz ve sonbaharın beklediğini belirtti.

Yunanistan’ın başkenti Atina’da The Economist dergisinin düzenlediği “Çalkantı Çağında İlerleme” başlıklı etkinlikteki panele katılan Metsola, burada Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile birlikte Avrupa Birliğine (AB) ilişkin gündemi değerlendirdi.

Metsola, Avrupa’nın son zamanlarda, her zamankinden daha çok güvenlikten bahsettiğine ve savunmaya daha çok harcama yaptığına dikkati çekti.

“Öngörülemez bir 2027’ye doğru ilerliyoruz”

Orta Doğu’daki gelişmelerin Avrupa’daki petrol ve doğal gaz fiyatları üzerindeki etkisine de değinen Metsola, “Çok zor bir yaz ve sonbahara doğru ve hatta öngörülemez bir 2027’ye doğru ilerliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Metsola, fiyat artışlarının halk için öngörülemez olması halinde Avrupa’nın bugünkünden çok daha fazla zorlanacağını kaydetti.

Avrupa’nın rekabet gücüne de değinen Metsola, Avrupa’nın yapay zeka uzmanı sayısı, çıkarılan patentler, üretim standartları gibi konularda gelişmiş olduğunu belirterek, “Ancak eğer üretim yapamazsak gurur duyduğumuz üretim standartları amacına uygun olmayacak.” dedi.

 

Metsola, AB’nin genişleme sürecinin tarih boyunca hem AB hem de AB’ye yeni katılan ülkeler için hep “kazan kazan” olduğuna dikkati çekerek, aday ülkelerin çok bekletilmesinden yana olmadığını ifade etti.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis de Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’ne ilişkin yaptığı değerlendirmede, Avrupa’nın kendi güvenliğini üstlenmesi açısından zirveyi başarılı bulduğunu dile getirdi.

Miçotakis, zirveden çıkan önemli mesajlardan birinin de Avrupa’nın savunmaya daha çok yatırım yapacağı olduğuna işaret etti.

Metsola ve Miçotakis, yapay zeka gibi yeni teknoloji ve inovasyon unsurlarına daha çok yatırım yapılması konusunda hemfikir olduklarını belirtti.

Gazze’de bir anne, katil İsrail’in günlerce naaşını alıkoyduğu oğlunun kemiklerine sarıldı

Gazze’de bir anne İsrail ordusunun günlerce naaşını alıkoyduğu oğlundan geriye kalan kemikleri gözyaşları içinde bağrına bastı.

Filistinli anne Ümmü Muhammed, İsrail ordusu tarafından öldürülen ve naaşı alıkonan oğlu Muhammed Ebu Hamaş’ın cenazesini teslim almak için verdiği mücadelenin sonunda oğlundan geriye kalan kemikleri teslim aldı.

Ebu Hamaş, İsrail güçlerinin Deyr el-Belah’in doğusundaki “Sarı Hat” bölgesine düzenlediği saldırıda hayatını kaybetti.

İsrail ordusu, sivil savunma ekipleri ile ailesinin Ebu Hamaş’ın cenazesini almasına engel oldu ve naaşını günlerce alıkoydu.

Oğlunun cenazesini alabilmek için mücadele başlatan anne Ümmü Muhammed, günler sonra teslim aldığı oğlunun kemiklerini tek tek öptü, kefene sararak son yolculuğuna uğurladı.

Filistinli anne, oğlunun naaşına ulaşabilmek için günlerdir yetkililer, sağlık ekipleri, sivil savunma ve Uluslararası Kızılhaç nezdinde girişimlerde bulunduğuna dikkati çekerek, “9 gündür kapılarında uyuyorum, kimse beni sormadı.” dedi.

“Oğlum sadece yüz metre ötedeydi ama kimse onu alamadı”

Saldırıdan hemen sonra oğlunun cenazesini almak isteyenlerin tank atışları ve yoğun ateşle engellendiğini anlatan Ümmü Muhammed, “Oğlum sadece yüz metre ötedeydi ama kimse onu alamadı. Her yere gittim, herkese yalvardım.” dedi.

Oğlundan geriye yalnızca kemiklerinin kaldığını belirten anne, “Üç şehidi çıkardık. Oğlum da onların arasındaydı. Size sadece kemiklerini getirebildim.” sözleriyle yaşadığı acıyı dile getirdi.

İsrail ordusu, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen neredeyse her gün Gazze Şeridi’ne saldırılar düzenliyor.

İran basını: İran’da patlama sesleri duyuldu

İran basını: ABD saldırılarının sürdüğü İran’ın Sistan ve Beluçistan ile Buşehr eyaletlerinde patlama sesleri duyuldu.

Son açıklanan resmi verilere göre, Gazze’de ateşkesten bu yana İsrail’in saldırılarında 1092 kişi yaşamını yitirdi, 3 bin 507 kişi yaralandı, enkaz altından ise 799 kişinin cansız bedeni çıkarıldı.

İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda ise toplam can kaybı 73 bin 118’e, yaralı sayısı 173 bin 615’e yükseldi.

Yarı resmi Mehr Haber Ajansı’na göre, ülkenin güney bölgelerinde patlama sesleri duyuluyor.

Buna göre, Sistan ve Beluçistan’a bağlı Kunarek kentinde 3, Sistan ve Beluçistan eyaletine bağlı Çoğadek’te 2 ve Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentinde birden fazla patlama sesi duyuldu.

İran devlet televizyonu, bazı haberlerin aksine, Bender Abbas, Keşm, Sirik ve Cask kentlerinde şu ana kadar herhangi bir patlamanın bildirilmediğini açıkladı.

Buşehr Valiliğinden yapılan açıklamada ise duyulan patlama sesine ilişkin araştırmanın devam ettiği, patlamanın hava savunma sisteminden mi yoksa “düşman” füzesinden mi kaynaklandığının araştırıldığını belirtti.

ABD ordusu dün İran’ın güney kentlerine yoğun saldırılar gerçekleştirmişti.

NASA, Mars ve Ay simülasyonu için gönüllü astronotlar arıyor

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), gelecekteki derin uzay görevlerinde astronotların karşılaşabileceği riskleri azaltmak amacıyla, Dünya üzerinde kurulacak yapay üste bir yıl boyunca kapalı kalacak dört gönüllü aradığını duyurdu.

Uzay ajansları rotayı yeniden Ay’a ve ardından Mars’a çevirmişken, insanoğlunun başka bir gezegende uzun süre nasıl hayatta kalacağı sorusu güncelliğini koruyor.

NASA, bu soruya yanıt bulabilmek amacıyla “Ay ve Mars Keşif Simülasyonu” adlı yeni bir program başlatıyor.

En erken Ağustos 2027’de Houston’daki Johnson Uzay Merkezi’nde başlaması planlanan 12 aylık bu program, astronotların uzay yolculuğu ve yabancı bir gezegen yüzeyindeki yaşam koşullarını birebir taklit edecek.

Yetkililer, bu simülasyon sayesinde uzun süreli görevlerde insan performansını artırmayı ve uzay uçuşlarının risklerini minimuma indirmeyi hedefliyor.

 

Uzay yolculuğu ve gezegen yaşamı tek bir projede

Daha önceki araştırmalardan farklı olarak bu proje, hem uzaydaki yolculuk sürecini hem de gezegen yüzeyindeki yaşamı birleştiren ilk çalışma olma özelliğini taşıyor.

Toplam üç aşamadan oluşacak simülasyonda gönüllüler, ilk olarak Dünya’dan Mars’a seyahat ediyormuş gibi 60 metrekarelik dar bir uzay aracı maketinde yaşayacak. Gönüllülerin kendilerine ait küçük odalarının bulunacağı bu seyahat aşamasının ardından, ikinci faza geçilecek.

Bu etapta katılımcılar, gezegen yüzeyini temsil eden 84 metrekarelik bir tesise taşınacak. Burada kendi mahsullerini yetiştirecek, sağlık durumlarını takip edecek ve özel bir kum havuzunda uzay yürüyüşü provaları yapacaklar.

Son aşamada ise yine aynı uzay aracı maketiyle Dünya’ya “dönüş” yolculuğu canlandırılacak.

Mars zaman dilimine uyum ve zorlu kriterler

Projenin en önemli araştırma konularından biri de gönüllülerin Mars zaman dilimine nasıl uyum sağlayacağı olacak.

Mars’ta bir gün, Dünya’dakine oranla yaklaşık 40 dakika daha uzun sürüyor ve bu küçük farkın uzun vadede uyku düzeni ile çalışanların performansı üzerinde ciddi etkiler yaratabileceği tahmin ediliyor.

Bu zorlu deneye katılacak kişilerin ise adeta bir astronot niteliğine sahip olması gerekiyor.

Başvuru yapacak adayların mühendislik, biyoloji, fizik veya matematik gibi temel bilim dallarında lisans ya da yüksek lisans derecesine sahip, 30 ila 55 yaş aralığında ABD vatandaşı veya oturum izni sahibi olması şart koşuluyor.

Ayrıca adayların fiziksel ve psikolojik testleri geçmesi, uyurgezerlik geçmişinin olmaması ve uyku ilacı kullanmaması gerekiyor.

Küçük şeylerin değerini anlamak

NASA’nın benzer içerikteki bir önceki simülasyonunda tıp subayı olarak görev yapan Dr. Nathan Jones, bir yıl boyunca dış dünyadan tamamen izole yaşamanın getirdiği duygusal zorluklara dikkat çekiyor.

Görev süresince ailesini, doğum günlerini ve özel günleri kaçırmanın zor olduğunu belirten Jones, simülasyon bittiğinde Dünya’daki en basit şeylerin bile değerini çok daha iyi anladığını ifade ediyor.

Uzayda taze yiyeceklerin çok sınırlı olduğunu, sadece kendi yetiştirdikleri birkaç sebzeyi yiyebildiklerini söyleyen deneyimli gönüllü, bir yıl boyunca güneş ışığı görmeden ve rüzgarı hissetmeden yaşadıktan sonra doğanın kıymetini çok daha derinden kavradığını vurguluyor.

Güneş Sistemi’nin iki ucunda aynı gizemli kimyasal keşfedildi

James Webb Uzay Teleskobu, milyarlarca kilometre uzakta, birbirine tamamen zıt iki donmuş dünya olan Pluto ve Titan’ın yüzeyinde daha önce laboratuvarlarda rastlanmamış ortak bir molekülün izini buldu.

Güneş Sistemi’nin adeta iki farklı ucunda yer alan iki ayrı gök cismi, bilim dünyasına varlığından bile haberdar olunmayan kozmik bir bilmece sundu.

 

Satürn’ün kalın atmosferi ve sıvı metan gölleriyle tanınan uydusu Titan ile sistemin en karanlık sınırlarında buz volkanlarıyla kaplı olan cüce gezegen Pluto’da şaşırtıcı bir keşfe imza atıldı.

Gelişmiş uzay teleskobu James Webb, her iki dünyanın yüzeyinde de kimliği henüz belirlenemeyen aynı gizemli kimyasal maddeyi tespit etti.

Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi liderliğindeki uluslararası bir ekibin yürüttüğü bu araştırma, Dünya dışındaki organik kimyanın tahmin edilenden çok daha yaygın olabileceğini gösteriyor.

Teleskobun radarına yakalanan kimliksiz sinyal

Bilim insanları, James Webb Uzay Teleskobu’nun güçlü kızılötesi gözlem yeteneğini kullanarak aslında Titan’ın iklim yapısını ve atmosfer bileşenlerini incelemeyi hedefliyordu. Ancak teleskoptan gelen verileri analiz eden araştırmacılar, ışık tayfında daha önce bilinen hiçbir element veya bileşikle uyuşmayan sıra dışı bir soğurma çizgisi fark etti.

İlk etapta cihazlardan kaynaklanan teknik bir hata olduğu düşünülen bu durum, teleskobun iki farklı ölçüm aracı tarafından da bağımsız olarak kaydedilince kesinlik kazandı.

Elementlerin kendilerine has spektral parmak izlerini inceleyen uzmanlar, Titan’daki bu yeni sinyalin laboratuvar kayıtlarındaki maddelerle tam olarak eşleşmediğini gördü.

Pluto’daki güçlü iz ve ortak kimya

Araştırma derinleştirilirken bilim dünyasını daha da şaşırtan bir gelişme yaşandı. Başka bir gözlem programı kapsamında Güneş Sistemi’nin çok daha uzak bir noktasındaki Pluto’yu inceleyen uzay teleskobu, aynı gizemli kimyasal imzayı cüce gezegende de kaydetti.

Üstelik bu sinyal, Pluto’da Titan’dakinden çok daha baskın ve net bir biçimde ortaya çıktı. Titan ve Pluto; boyut, sıcaklık, atmosfer basıncı ve jeolojik yapı açısından büyük farklılıklara sahip olsalar da her ikisi de azot ve metan bakımından zengin dünyalardır.

Uzmanlar, saf benzen ve asetilen gibi onlarca farklı karbon bileşiğini test etseler de bu esrarengiz sinyalle kusursuz bir eşleşme yakalayamadı. Mevcut tahminler, bilinen bir organik bileşiğin aşırı soğuk ortamda diğer kimyasallarla karışarak beklenmedik bir yapıya bürünmüş olabileceğine işaret ediyor.

Yaşam öncesi koşulların yeni anahtarı

Bu keşif, söz konusu kimyasal yapının tek bir gök cismine ait bir istisna olmadığını, aksine Güneş Sistemi’ndeki soğuk, azot ve metan zengini dünyaların ortak bir özelliği olduğunu kanıtlıyor.

Titan, barındırdığı zengin karbon bileşikleri nedeniyle bilim dünyasında canlılığın oluşumundan önceki kimyasal koşulların incelenebileceği en ideal doğal laboratuvar olarak kabul ediliyor.

Dolayısıyla, sistemin iki farklı ucunda bulunan bu esrarengiz maddenin sırrını çözmek, evrendeki organik yapı taşlarının nasıl evrildiğini anlamak adına büyük bir önem taşıyor.

 

Bilim insanları önümüzdeki dönemde bu sinyalin haritasını çıkarmayı hedeflerken, 2030’lu yılların ortalarında Titan’a ulaşacak olan uzay görevlerinin bu gizemi yakından aydınlatması bekleniyor.

Çin’de bir ayakkabı fabrikasında çıkan yangında 28 kişi öldü

Çin’in Fucien eyaletinde bir ayakkabı fabrikasında çıkan yangında ilk belirlemelere göre 28 kişi hayatını kaybetti.

South China Morning Post (SCMP) gazetesinin haberine göre, yangın, yerel saatle 12.04’te Fucien eyaletine bağlı Cinciang bölgesindeki bir ayakkabı fabrikasında çıktı.

Yetkililer, yangında ilk belirlemelere göre 28 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, yaralıların kurtarılması ve tedavisi için tüm imkanların seferber edilmesi, olayın nedeninin ise soruşturulması talimatını verdi.

Uzay yolculukları astronotların beynini yeniden şekillendiriyor

İnsan bedeninin yerçekimsiz ortama uyum sağlama yeteneği bilinse de, yeni araştırmalar mikroçekimin beyinde kalıcı yapısal değişikliklere yol açtığını ve bu durumun gelecekteki Mars görevleri için ciddi riskler barındırdığını gösteriyor

İnsanoğlu milyonlarca yıllık evrimsel sürecini Dünya yerçekimine uyum sağlayarak tamamladı. Uzay çağının başlangıcından bu yana yapılan araştırmalar, astronotların kas ve kemik yapılarının uzayda nasıl zayıfladığını açıkça ortaya koymuştu.

Ancak bilim dünyası, yerçekimsiz ortamın insan beyni üzerindeki etkilerini yeni yeni keşfediyor. Yapılan son çalışmalar, uzay yolculuklarının beynin yapısını ve işleyişini doğrudan değiştirdiğini gösteriyor.

Beynin yerçekimsiz ortama sıra dışı uyumu

Londra Üniversitesi Birkbeck bünyesinde yürütülen ve çok sayıda beyin görüntüleme çalışmasını bir araya getiren yeni bir araştırma, yerçekimi ortadan kalktığında beyinde kalıcı değişimler yaşandığını ortaya çıkardı.

Bilim insanları, mikroçekim ortamında beynin hareket, denge ve vücut farkındalığını yöneten bölgelerinde fiziksel farklılaşmalar tespit etti. Nöroplastisite olarak adlandırılan bu süreçte beyin, yerçekimsiz ortama ayak uydurabilmek için kendisini adeta yeniden kabloluyor. Bu durum astronotların yeni çevrelerine uyum sağlamasını kolaylaştırsa da, dünyaya veya başka bir gezegene dönüş anında büyük bir tehlikeye dönüşebiliyor.

Mars görevlerinde büyük tehlike

Astronotlar bugüne kadar Uluslararası Uzay İstasyonu’nda geçirdikleri sürenin ardından Dünya’ya döndüklerinde kapsamlı bir rehabilitasyon süreciyle karşılanıyor ve uzmanlar eşliğinde normal yerçekimine alışıyordu. Ancak gelecekte gerçekleştirilmesi planlanan Ay ve Mars görevlerinde durum oldukça farklı olacak.

Yaklaşık sekiz aylık bir uzay yolculuğunun ardından Mars’a ayak basacak olan astronotlar, Dünya ile anlık iletişim imkanı olmadan, tamamen kendi kararlarıyla iniş yapmak zorunda kalacak. Mikroçekim ortamına tamamen adapte olmuş bir beyin, Mars’ın yerçekimiyle karşılaştığında ciddi bir yön duygusu kaybı ve oordinasyon bozukluğu yaşayabilir.

Uzmanlar, en gelişmiş roketlere sahip olunsa bile, duyusal motor değişimleri nedeniyle doğru kararlar alamayan bir mürettebatın tüm görevi tehlikeye atabileceği konusunda uyarıyor.

Çözüm arayışları ve gelecek

Bilim kurgu filmlerinde sıkça görülen ve yapay yerçekimi oluşturan devasa dönen uzay araçları, teorik olarak kas, kemik ve beyin yapısını korumak için en ideal çözüm olarak kabul ediliyor. Ancak bu tür sistemlerin inşası yüksek maliyetler ve mühendislik zorlukları barındırıyor.

Bu nedenle bilim insanları, astronotların beyinlerindeki yerçekimi algılayan merkezleri hafif elektrik akımlarıyla uyararak bu adaptasyon sürecini kolaylaştıracak alternatif yöntemler üzerinde çalışıyor.

Araştırmacılar zorluklara rağmen uzay görevlerinin, insan beyninin sınırlarını ve esnekliğini Dünya’da asla mümkün olamayacak bir netlikle anlamak için eşsiz bir fırsat sunduğunu belirtiyor.

İngiltere’de en popüler erkek bebek ismi yine Muhammed oldu

İngiltere ve Galler’de erkek bebeklere 3 yıldır en çok Muhammed isminin verildiği açıklandı.

İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), İngiltere ve Galler’de 2025’in en popüler çocuk isimlerini açıkladı.

Açıklamaya göre, 2025’te, bir önceki yıla oranla yüzde 4’lük artışla 5 bin 957 erkek bebek Muhammed adını aldı.

Muhammed isminin böylelikle İngiltere ve Galler’de üst üste 3. kez en popüler isim seçildiği vurgulanan açıklamada, erkek bebeklere verilen en popüler isimlerde ikinci sırada Noah, üçüncü sırada ise Leo olduğuna işaret edildi.

Açıklamada, 2025’te kız bebeklere 2 bin 386 ile en çok Olivia adı verildiği, bu ismin 10 yıl üst üste ilk sırada yer aldığı bilgisi de paylaşıldı.

Kız bebekler için en popüler ikinci ismin Lily olduğu belirtilen açıklamada, üçüncü sırada ise Amelia adının yer aldığı ifade edildi.

Gazprom: Avrupa’nın doğal gaz depolarında kış riski artıyor

Rus enerji şirketi Gazprom, Avrupa’daki yer altı doğal gaz depolarında rezervlerin yetersiz kalmasının, gelecek kış tüketiciler açısından önemli riskler oluşturabileceği uyarısında bulundu.

Gazprom’dan yapılan açıklamada, Avrupa’daki yer altı doğal gaz depolarının yavaş dolduğu ve geçen yıla kıyasla farkın açıldığı belirtildi.

 

Avrupa’daki depolarda bulunan doğal gaz miktarının 7 Temmuz itibarıyla geçen yılın aynı tarihine kıyasla 10,3 milyar metreküp daha az seviyede bulunduğu kaydedilen açıklamada, depoların mevcut hızla doldurulması halinde, Avrupa’daki doğal gaz stok seviyesinin 1 Ekim itibarıyla yüzde 75’in altında kalabileceği vurgulandı.

Açıklamada, Avrupa’daki yer altı doğal gaz depolarında rezervlerin yetersiz kalmasının, yaklaşan kış döneminde tüketicilere güvenilir gaz arzı açısından önemli riskler oluşturabileceği ifade edildi.

Avrupa’da gaz fiyatları artıyor

Orta Doğu’daki gelişmelerden ötürü gaz fiyatlarının arttığı Avrupa’da, Körfez ülkelerinden sıvılaştırılmış doğal gaz ithalatı da çatışmalar nedeniyle aksıyor.

Rusya’nın Avrupa’ya gaz ihracatı da yaptırımlar nedeniyle önemli oranda azalmıştı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Ürdün’deki ABD Hava Üssü’nün hedef alındığını duyurdu

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD’nin İran’a yönelik başlattığı saldırılara misilleme olarak, Batı Asya’daki ABD komuta ve kontrol merkezi ile Ürdün’deki hava üssünün 10 balistik füze ile hedef alındığını açıkladı.

Devrim Muhafızları Ordusu’ndan yapılan açıklamaya göre, Ürdün’deki Azrak ABD Üssü’ne saldırı gerçekleştirildi.

Açıklamada, Batı Asya’daki ABD komuta ve kontrol merkezi ile Ürdün’deki ABD Hava Üssü’nün 10 balistik füze ile hedef alındığı bilgisi yer aldı.

Yapılan açıklamada ayrıca, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını tekrarlaması halinde bölgede bulunan diğer ABD üslerinin de hedef alınacağı duyuruldu.

Ürdün ordusu, İran’dan Ürdün topraklarına fırlatılan 8 füzenin engellendiğini bildirmişti.

Ürdün Hükümet Sözcüsü ve Devlet İletişim Bakanı Muhammed el-Mumeni de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, füzelere müdahale edildiğini ve etkisiz hale getirildiklerini kaydetmişti.

ABD’nin İran’ın Huzistan eyaletine saldırılarında 3 asker öldü

ABD’nin İran’ın Huzistan eyaletine düzenlediği hava saldırılarında 3 Devrim Muhafızları Ordusu mensubunun hayatını kaybettiği bildirildi.

Huzistan Devrim Muhafızları Komutanlığı konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.

 

ABD’nin sabah saatlerinde Huzistan’ın bazı bölgelerine düzenlediği hava saldırılarında Devrim Muhafızları Ordusu mensuplarından Hüseyin Amuri ile Said Tevekkülizade ve milis gücü Besic üyesi Muhsin Necati’nin öldüğü belirtildi.

Yunanistan’da acil iniş yapan F-16 savaş uçağı alev aldı

Yunanistan’da teknik arıza nedeniyle acil iniş yapan F-16 savaş uçağı alev aldı

Yunanistan Hava Kuvvetlerinden yapılan yazılı açıklamada, bugün yerel saatle 13.45’te bir F-16 savaş uçağında, eğitim uçuşu sırasında arıza meydana geldiği aktarıldı.

Uçağın arıza nedeniyle İyon Denizi’nde bulunan Zakinthos Adası’ndaki havaalanına zorunlu iniş yaptığı ifade edilen açıklamada, pilotun sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

Yunanistan Devlet Televizyonu ERT’in haberine göre ise pilot, uçakta yangın çıkması nedeniyle zorunlu iniş kararı aldı.

Zelenski: Rusya’daki bazı petrol tesislerine saldırılar düzenledik

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya’nın farklı bölgelerinde yer alan bazı petrol tesislerine saldırılar düzenlediklerini bildirdi.

Zelenski, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya’daki hedeflere yönelik saldırıları sürdürdüklerini açıkladı.

Rusya’nın Stavropol ve Tver bölgelerindeki iki petrol deposunu dün hedef aldıklarını aktaran Zelenski, “Her ikisi de cephe hattından yaklaşık 500 kilometre uzaklıkta bulunuyor.” ifadesini kullandı.

Zelenski, Rusya Federasyonu’na bağlı Başkurdistan Cumhuriyeti’nin başkenti Ufa’da, Ukrayna’dan yaklaşık 1500 kilometre uzaklıktaki bir petrol pompalama istasyonuna da saldırı düzenlediklerini kaydetti.

Rostov bölgesindeki bir petrol terminaline de saldırı düzenlendiğini belirten Zelenski, “Biz Rusya’ya bu savaşı bitirmeyi uzun zaman önce teklif ettik ve sürecin uzatıldığı her gün, savaş algısını bu işin başladığı yere yani Rusya’ya geri taşımalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Zelenski ayrıca saldırılara ait olduğu belirtilen bir görüntü de paylaştı.

Rusya’nın saldırısı sonucu Herson’da 2 kişi öldü

Öte yandan Ukrayna Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Rusya bu gece ülkeye iki füze ve 94 silahlı insansız hava aracıyla (SİHA) saldırı düzenledi.

Ukrayna hava savunma kuvvetlerince 72 SİHA etkisiz hale getirildi.

Ukrayna Devlet Acil Durum Servisine (DSNS) ait sosyal medya hesabından yapılan açıklamada ise Rusya’nın Herson’da bir araca insansız hava aracıyla (İHA) yaptığı saldırı nedeniyle iki kişinin öldüğü belirtildi.

Fransa’da etkili olan aşırı sıcaklar nedeniyle 72 vilayette turuncu alarm verildi

Fransa’da etkisini sürdüren aşırı sıcaklar nedeniyle 72 vilayette turuncu alarm verilirken bazı tren seferlerinin iptal edildiği duyuruldu.

Fransız meteoroloji ajansı Meteo-France’dan yapılan açıklamaya göre, ülkede etkili olan sıcak havaların hafta sonuna kadar devam etmesi bekleniyor.

 

Ülke genelinde, aşırı sıcaklar nedeniyle 72 vilayette turuncu alarm verilirken hava sıcaklıklarının öğleden sonra 41 dereceye kadar ulaşması öngörülüyor.

Ülkede etkili olan sıcak havalar, özellikle güneyde günlerdir devam eden orman yangınlarını olumsuz etkiliyor

İçişleri Bakanı Laurent Nunez, gönüllü itfaiye erlerinin yangın söndürme faaliyetleri için daha kolay seferber edilebilmesi amacıyla valilere talimat verdi.

Nunez, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, Drome, Pyrenees-Orientales, Herault, Loir-et-Cher dahil çok sayıda vilayetin orman yangınlarından etkilendiğini kaydetti.

Ülke genelinde dün 325’ten fazla yangın tespit edildiğini belirten Nunez, itfaiye erlerinin vatandaşları orman yangnlarına karşı korumak için seferber olduğunu ifade etti.

Nunez, valilere, gönüllü itfaiyecilerin gerektiğinde mesai saatleri sırasında seferber edilebilmeleri için firmalarla görüşme talimatı verdiğini aktararak halihazırda bunu yapan işverenlere teşekkür etti.

Ulusal basındaki haberlere göre, Fransız ulusal demir yolu şirketi SNCF, sıcak havalar nedeniyle ülke genelinde şehirler arası tren seferlerinin 4’te 1’ini iptal etti.

Fransız elektrik şirketi EDF de sıcak hava dalgası nedeniyle Golfech kentindeki nükleer santralindeki bir reaktörün faaliyetinin durdurulduğunu açıkladı.

İçişleri Bakanlığının verilerine göre, Fransa’da yaklaşık 256 bin itfaiye eri bulunuyor. Söz konusu itfaiyecilerin yüzde 17’si profesyonel olarak bu mesleği yaparken, yüzde 5’i askerlerden oluşuyor.

Öte yandan, itfaiye erlerinin yüzde 78’i ise farklı mesleklerde çalışan “gönüllü itfaiyeciler” kategorisine giriyor.

RELATED ARTICLES

Bir Cevap Yazın

- Advertisment -
Gönyeli Belediyesi

Most Popular

Recent Comments

Lefke Haber TV sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin