KÖROĞLU’NDAN TARIM BAKANLIĞI’NA SERT ELEŞTİRİLER: “HALK SAĞLIĞININ STANDARDI DÜŞÜRÜLEMEZ”
Halkın Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi ve Sağlık Komitesi Başkanı Dt. Teksen Köroğlu, Tarım Bakanlığı’nın biyosidal ürünlerin denetimi konusunda izlediği politikaları sert sözlerle eleştirdi. Bakanlığın kamuoyunun sorularını yanıtsız bıraktığını savunan Köroğlu, halk sağlığını ilgilendiren hiçbir konunun üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Bu işin peşini asla bırakmayacağız” dedi.
Yazılı bir açıklama yapan Halkın Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi ve Sağlık Komitesi Başkanı Dt. Teksen Köroğlu, halk sağlığını doğrudan ilgilendiren çok önemli sorular yönelttiklerini ancak Tarım Bakanlığı’nın bu sorulara yanıt vermek yerine konuyu geçiştirmeyi tercih ettiğini ileri sürdü.
Bakanlığın sessiz kalarak tartışmaların sona ereceğini düşündüğünü savunan Köroğlu, “Halk sağlığından taviz veren yönetimler devletini ve toplumunu güçlendiremez. Aksine çürütür, zayıflatır ve sonunda çöküşe sürükler. Bu işin peşini asla bırakmayacağız. Konunun sonuna kadar takipçisi olacağız. Mesele koltuk değil, mesele ticaret değil, mesele halk sağlığıdır.” ifadelerini kullandı.
“Biyosidal ürünler hayatımızın her alanında kullanılıyor”
Kamuoyunun konuyu daha iyi anlayabilmesi amacıyla biyosidal ürünlerin önemine değinen Köroğlu, bu ürünlerin çocukların eğitim gördüğü okullarda, hastanelerde, otellerde, gıda işletmelerinde, evlerde ve sokaklarda kullanılan dezenfektanlar ile haşere ilaçlarını kapsadığını belirtti.
Bu ürünlerin günlük yaşamın her alanında bulunduğunu ifade eden Köroğlu, insanların soluduğu havada ve temas ettiği birçok yüzeyde biyosidal ürünlerin yer aldığını söyledi.
“Aynı aktif madde her zaman aynı güvenlik anlamına gelmez”
Tarım Bakanlığı’nın konuyu yalnızca “ürünün içindeki aktif madde aynı” şeklinde değerlendirmeye çalıştığını öne süren Köroğlu, bunun bilimsel açıdan doğru bir yaklaşım olmadığını savundu.
Aynı aktif maddeyi farklı üreticilerin üretebildiğini belirten Köroğlu, üretim kalitesine bağlı olarak bir ürünün güvenli, diğerinin ise üretim hataları nedeniyle kanserojen veya toksik yan maddeler içerebileceğini söyledi.
Bu nedenle Avrupa Kimyasallar Ajansı (ECHA) tarafından uygulanan saflık, kalite ve teknik eşdeğerlik testlerinin hayati önem taşıdığını ifade eden Köroğlu, bilimsel denetim mekanizmalarının zayıflatılmasının toplum sağlığını ciddi şekilde riske atacağını dile getirdi.
“Denetimin gevşetilmesi KKTC’yi riskli ürünlerin pazarı haline getirir”
Üretici firmaların güvenilirliğinin mutlaka denetlenmesi gerektiğini belirten Köroğlu, olası bir zehirlenme veya yan etki durumunda sorumlu firmanın tespit edilmesi, ürünün izlenebilmesi ve kalite güvencesinin sağlanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Denetim mekanizmalarının gevşetilmesinin, merdiven altı üretim yapan ve kalitesiz kimyasal ürünlerin KKTC pazarına girmesinin önünü açacağını savunan Köroğlu, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.
Tarım Bakanlığı’na beş soru yöneltti
Açıklamasında Tarım Bakanlığı’nın yanıtlamasını istediği soruları da sıralayan Köroğlu, şu ifadeleri kullandı:
Avrupa Kimyasallar Ajansı (ECHA) gibi uluslararası kabul gören bilimsel bir sistemi devre dışı bırakıp yerine hangi sistemi uygulamayı planlıyorsunuz?
Ürünlerin insan ve çevre sağlığına zarar verip vermediğini belirleyen toksikolojik analizleri hangi laboratuvarlarda ve hangi yöntemlerle yapacaksınız?
Aktif madde üreten firmaların denetlenmesinden neden vazgeçiliyor? Bu uygulamayla kimler korunuyor?
Yarın bu kimyasallar nedeniyle halk sağlığı açısından olumsuz bir durum yaşanırsa izlenebilirlik nasıl sağlanacak, sorumlular nasıl tespit edilecek?
Mevcut sistemi değiştirmeden önce hazırlanmış bilimsel bir etki analizi bulunuyor mu?
“Bu mücadele ticari değil, halk sağlığı mücadelesidir”
Açıklamasının sonunda yürüttükleri mücadelenin herhangi bir şirket ya da ticari grubun çıkarlarını korumaya yönelik olmadığını vurgulayan Köroğlu, amaçlarının yalnızca toplum sağlığını korumak olduğunu söyledi.
Hal Yasası’nın yıllardır uygulanamadığını, gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla sebze ve meyvelerdeki pestisit kalıntılarını analiz edecek yeterli laboratuvar altyapısının hâlâ oluşturulamadığını ileri süren Köroğlu, bu eksikliklerin halk sağlığını olumsuz etkilediğini savundu.
“Bu köhne yönetim anlayışı insanlarımızı göz göre göre hasta etmekte, kanser etmektedir.” ifadelerini kullanan Köroğlu, halk ve çevre sağlığına zarar verdiğini düşündükleri uygulamaların karşısında olmaya devam edeceklerini belirtti.
Bilimsel güvence sistemlerinin şirketlerin kârını değil, halkın can güvenliğini korumak amacıyla oluşturulduğunu vurgulayan Köroğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bakanlıklar ve yönetimde olanlar başlarını kuma gömüp ne kadar saklanmaya çalışırlarsa çalışsınlar, toplum ve çevre sağlığını savunmaya, halkımız adına bunun hesabını sormaya kararlılıkla devam edeceğiz. Halk sağlığının standardı düşürülemez.
