ÜÇ MESLEK ÖRGÜTÜNDEN ORTAK ÇAĞRI: “KIBRIS’TA KALICI BARIŞ VE ORTAK GELECEK İÇİN ÇÖZÜM ŞART”
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ile Kıbrıs Türk Barolar Birliği, Kıbrıs sorununun kapsamlı ve kalıcı bir çözüme kavuşturulmasına yönelik yürütülen müzakere ve diyalog süreçlerine destek verdiklerini açıkladı. Üç örgüt tarafından yapılan ortak açıklamada, adada kalıcı barışın sağlanmasının hem bugünkü hem de gelecek kuşakların ortak yararına olacağı vurgulandı.
Açıklamada, her iki toplumun güvenliğini, eşitliğini, karşılıklı saygıyı ve eşit siyasi iradesini temel alan bir çözümün kazananının Kıbrıs’ın her iki halkı olacağı ifade edildi. Kalıcı barışın tesis edildiği bir Kıbrıs’ın sağlık, eğitim, ekonomi ve sosyal yaşam başta olmak üzere birçok alanda yeni fırsatlar yaratacağı, tüm ada halkının refahına, mutluluğuna, özgürlüğüne, adalete ve demokrasiye katkı sağlayacağı belirtildi.
Üç meslek örgütü, barış içinde yaşayan iki toplumun oluşturacağı bir Kıbrıs’ta gençlerin geleceklerini kendi ülkelerinde kurabileceklerini, beyin göçünün azalacağını ve Kıbrıslı Türklerin uluslararası bilim, sağlık, eğitim ve kültür alanlarında daha güçlü temsil imkânına kavuşacağını ifade etti.
Ortak açıklamada ayrıca Doğu Akdeniz’in bir gerilim bölgesi yerine barışın, iş birliğinin ve ortak kalkınmanın merkezi olması temennisine yer verildi. Böyle bir geleceğin, Türkiye ile güçlü ve yapıcı ilişkilerin sürdürülmesiyle birlikte, Kıbrıs’taki tüm halkların uluslararası toplumla daha etkin iş birliği geliştirebileceği bir ortam yaratacağı kaydedildi.
“İnsan onurunu merkeze alan çözümleri desteklemeyi sürdüreceğiz”
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve Kıbrıs Türk Barolar Birliği, insan yaşamını, sağlığı, güvenliği, barışı ve insan onurunu merkeze alan; karşılıklı anlayış, eşitlik ve güven temelinde şekillenen adil ve sürdürülebilir tüm çözüm girişimlerinin yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı.
Açıklamanın sonunda ise Kıbrıslı Türk ve Rum toplum liderlikleri, garantör ülkeler ve uluslararası topluma çağrıda bulunularak, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin inisiyatifiyle yeniden başlayan müzakere sürecine yapıcı ve çözüm odaklı katkı sunmaları ve kalıcı barışın sağlanması için sorumluluk üstlenmeleri istendi.





