Salı, Temmuz 28, 2026
KKTC Turizm
Ana SayfaHABERLERAMERİKA HABERLERİMEKSIKA’DA DEVLET BAŞKANLIĞI YAKININDA SILAHLI SALDIRI: 1 ÖLÜ, 2 YARALI

MEKSIKA’DA DEVLET BAŞKANLIĞI YAKININDA SILAHLI SALDIRI: 1 ÖLÜ, 2 YARALI

MEKSIKA’DA DEVLET BAŞKANLIĞI YAKININDA SILAHLI SALDIRI: 1 ÖLÜ, 2 YARALI

Meksika’nın başkenti Meksiko’da güpegündüz düzenlenen silahlı saldırıda bir kişi hayatını kaybetti, iki kişi yaralandı. Devlet Başkanlığı merkezine yakın bir noktada yaşanan saldırının doğrudan hedef gözetilerek gerçekleştirildiği açıklandı.

Meksika’nın başkenti Meksiko’da düzenlenen silahlı saldırıda 42 yaşındaki bir erkek yaşamını yitirdi, iki kişi yaralandı.

Meksika Güvenlik Bakanlığından yapılan açıklamada, silahlı saldırganın başkentin merkezindeki Santo Domingo Meydanı’nda ateş açtığı belirtildi.

Yetkililer, hayatını kaybeden kişinin “doğrudan saldırının” hedefi olduğunu bildirdi. Olayda yaralanan iki kişinin ise 39 yaşında olduğu kaydedildi.

Saldırının, Devlet Başkanlığı merkezine ve Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum’un yaşadığı bölgeye yakın bir noktada meydana gelmesi dikkati çekti.

BAŞKENTTE NADİR GÖRÜLEN SALDIRI

Meksika’nın özellikle ABD sınırına yakın bölgelerinde ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç örgütlerinin etkin olduğu eyaletlerde silahlı şiddet olayları sıkça yaşanıyor.

Ancak bu tür silahlı saldırılara başkent Meksiko’da daha az rastlanıyor. Kentte Unión Tepito ve Fuerza Anti-Unión adlı rakip suç örgütlerinin faaliyet gösterdiği biliniyor.

Saldırının gerçekleştiği Santo Domingo Meydanı’nın uyuşturucu ve sahte belge ticaretinin yapıldığı bölgelerden biri olduğu belirtildi.

Polis, saldırganın yakalanması için çalışma başlatırken olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Boşanan kadına tehditler: Kefen takımı gönderdi, ‘sana mezarlık alacağım’ dedi

Adana’da 10 yıl önce şiddet gördüğü eşinden boşanan 52 yaşındaki Ayşe Katırcı, eski eşinin kendisini ölümle tehdit etmeyi sürdürdüğünü belirterek, “Daha önce bana kefen takımı göndermişti, şimdi de ‘Sana mezar alacağım’ diyerek tehdit ediyor” dedi.

Merkez Yüreğir ilçesine bağlı Serinevler Mahallesi’nde yaşayan 52 yaşındaki Ayşe Katırcı, 25 yıl evli kaldığı eski eşi A.T.’den şiddet gördüğünü öne sürerek yaklaşık 10 yıl önce boşandı. Katırcı, boşanmasına rağmen şiddetin farklı şekillerde devam ettiğini iddia etti.

Üç çocuk annesi Katırcı, evliliği boyunca eşinin alkol aldıktan sonra kendisini defalarca darbettiğini belirterek, “Evliliğimizin dördüncü gününde beni dövdü. Hamileyken de dövdü. Alkol aldığı zaman bilinçsiz bir şekilde eline ne geçerse bana vuruyordu. Evliliğimiz boyunca gözüm  mo geziyordum. O dönem şikayetçi olmuyordum, şimdi ise sürekli şikayetçi oluyorum” diye konuştu.

TEHDİT YAĞMURU

Eski eşi hakkında bugüne kadar 8 kez uzaklaştırma kararı aldırdığını söyleyen Katırcı, şu anda aktif bir uzaklaştırma kararının bulunmadığını, tehdit ve taciz durumlarında KADES uygulaması üzerinden de ihbarda bulunduğunu ifade etti.

Eski eşinin kendisini ölümle tehdit ettiğini öne süren Katırcı, “Neler yaşamıyorum ki, bu hayatta bana cehennemi yaşatıyor. Daha önce bana kefen takımı göndermişti. Şimdi de ‘Sana mezarlık alacağım’ diyerek tehdit ediyor. Gelip silah çekiyor, bıçak çekiyor. Sürekli tehditler alıyorum. Arkadaşlarımı arayıp ‘Bu kötü yola gidiyor’ diyerek bana iftira atıyor. Sürekli psikolojik baskı uyguluyor. ‘Seni dışarı çıkamaz hale getireceğim’ diyor. Belki yüzüme kezzap atacak, ne yapacağını bilemiyorum” dedi.

Yaşadığı korku nedeniyle sosyal hayatının tamamen değiştiğini dile getiren Katırcı, “Evden çıkamıyorum, psikolojim bozuldu” diye konuştu.

Yazın en sevilen sütlü tatlısı: Şeftalili muhallebi tarifi

Yaz mevsiminin en sevilen meyvelerinden şeftaliyle hazırlanan şeftalili yaz muhallebisi, hafif dokusu ve ferah aromasıyla sıcak günlerde tatlı ihtiyacını karşılıyor. Pratik yapımıyla dikkat çeken bu tarif, misafir sofralarının da gözdesi oluyor

. Hem sütlü tatlı sevenlerin hem de meyveli lezzetlerden vazgeçemeyenlerin favorisi olmaya aday şeftalili yaz muhallebisi, birkaç basit malzemeyle kısa sürede hazırlanabiliyor. Yumuşacık muhallebinin üzerine eklenen taze şeftali sosu, tatlıya hem doğal bir aroma hem de renk katıyor. Serinletici etkisiyle özellikle yaz aylarında tercih edilen bu tarif, hafif yapısıyla yemek sonrası ideal bir tatlı alternatifi sunuyor.

ŞEFTALİLİ YAZ MUHALLEBİSİ TARİFİ İÇİN MALZEMELER

Muhallebisi için

1 litre süt

1 su bardağı toz şeker

1 su bardağı un

1 yemek kaşığı nişasta

1 yemek kaşığı tereyağı

1 paket vanilin

Şeftalili sos için

3 adet olgun şeftali

3 yemek kaşığı toz şeker

1 çay bardağı su

1 yemek kaşığı nişasta

Yarım çay bardağı su (nişastayı açmak için)

ŞEFTALİLİ YAZ MUHALLEBİSİ NASIL YAPILIR?

Tencereye süt, şeker, un ve nişastayı alın. Sürekli karıştırarak koyu bir kıvam alana kadar pişirin.

Ocaktan aldıktan sonra tereyağı ve vanilini ekleyerek pürüzsüz olana kadar karıştırın.

Muhallebiyi servis kaselerine paylaştırın ve oda sıcaklığına geldikten sonra buzdolabına kaldırın.

Şeftalilerin kabuklarını soyup küçük küpler halinde doğrayın.

Doğradığınız şeftalileri şeker ve suyla birlikte yumuşayana kadar pişirin.

Nişastayı yarım çay bardağı suda açıp şeftalilere ekleyin. Birkaç dakika daha pişirerek kıvam almasını sağlayın.

Hazırladığınız şeftalili sosu soğumaya bırakın.

 

Soğuyan sosu muhallebilerin üzerine dökün ve tatlıyı en az 2 saat buzdolabında dinlendirdikten sonra servis edin.

Selçuk Karaman dosyası AYM’de: Savcılık ‘kasten öldürme’, mahkeme ‘yaralama sonucu ölüm’ dedi

İstanbul’da 2021 yılında komşusu Fatih Özcan Işık’ın bıçaklı saldırısında yaşamını yitiren Selçuk Karaman’ın ailesi, sanığın “kasten öldürme” suçundan cezalandırılması istemiyle yürüttüğü hukuk mücadelesini sürdürüyor. Savcılığın “kasten öldürme” suçundan hazırladığı iddianameye rağmen yerel mahkeme sanığı “kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma” suçundan 11 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. İstinaf ve Yargıtay ise kararı onadı. Aile, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu.

İstanbul’un Sarıyer ilçesinde 23 Mart 2021’de komşusu Fatih Özcan Işık’ın bıçaklı saldırısında hayatını kaybeden Selçuk Karaman’ın ölümüne ilişkin davada, sanığa “kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma” suçundan verilen karar kesinleşirken, Karaman ailesi sanığın “kasten öldürme” suçundan cezalandırılması gerektiği yönündeki itirazlarını yargının her aşamasında dile getirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Fatih Özcan Işık hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesi kapsamında “kasten öldürme” suçundan dava açıldı.

İddianamede, sanığın daha önceden aralarında husumet bulunan Selçuk Karaman’ı bıçakla birden fazla kez yaralayarak ölümüne neden olduğu belirtilerek, bu suçtan cezalandırılması talep edildi.

MAHKEME SUÇ VASFINI DEĞİŞTİRDİ

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama sonunda sanığın eylemini “kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma” suçu kapsamında değerlendirerek, Fatih Özcan Işık’ı 11 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum etti.

İSTİNAF BAŞVURUSU: “KASTEN ÖLDÜRME’ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMELİ”

Karaman ailesinin avukatı Deniz Dilek tarafından yapılan istinaf başvurusunda, kararın eksik incelemeye dayandığı savunuldu.

Dilekçede, soruşturmanın eksik yürütüldüğü, olay yerinde keşif yapılmadığı, önemli tanıkların dinlenmediği ve sanığın eyleminin “kasten öldürme” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca sanığın olay yerine bıçakla geldiği, saldırıya kararlı şekilde başladığı ve olayın yalnızca yaralama olarak nitelendirilemeyeceği ileri sürüldü.

İstinaf dilekçesinde, Adli Tıp Kurumu raporunda ölümcül yaralanmanın diz bölgesinden girip karşı taraftan çıkan tek bir bıçak darbesiyle büyük damarın kesilmesi sonucu oluştuğuna işaret edilerek, bunun sanığın savunduğu gibi rastgele savrulan bir darbe değil, ileri yönlü ve güçlü bir bıçak darbesi olduğu öne sürüldü. Keşif yapılmamasının da olayın oluş biçiminin aydınlatılmasını engellediği ifade edildi.

İSTİNAF BAŞVURUSU REDDEDİLDİ

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, hem sanık müdafilerinin hem de katılan aile vekilinin başvurularını inceleyerek ilk derece mahkemesi kararında usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti. Daire, delillerin yeterli olduğunu belirterek, istinaf başvurularını esastan reddetti.

YARGITAY BAŞAVCILIĞI BOZMA İSTEDİ, DAİRE ONADI

Dosya daha sonra Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin önüne geldi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyaya ilişkin tebliğnamesinde, ilk derece mahkemesinin “sanık ile maktul arasındaki önceye dayalı husunmetin derecesini yeterince araştırmadığı, olay yerinde keşif yapılmadığı gerekçeleriyle hükmün bozulması” yönünde görüş bildirdi.

Ancak Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanığın öldürme kastını ortaya koyan kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, olayın ani gelişen kavga ortamında yaşandığı ve yerel mahkemenin suç vasfı değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz başvurularını reddederek, hükmü onadı.

AİLEDEN AYM’YE BİREYSEL BAŞVURU

Selçuk Karaman’ın ailesi, yargı sürecinin tamamlanmasının ardından Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Başvuruda sanığın, “kasten öldürme” yerine “kasten yaralama sonucu ölüme neden olma” suçundan mahkum edilmesinin hukuka aykırı olduğu savunularak, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia edildi.

Bireysel başvuruda, mahkemenin olayın oluş biçimini yeterince araştırmadığı öne sürüldü. Dilekçede, olay yerinde keşif yapılmadığı, taraflar arasındaki daha önceye dayanan husumetin yeterince incelenmediği, sanığın kullandığı bıçağı olaydan sonra ortadan kaldırdığı iddiasının araştırılmadığı ve sanığın soruşturma ile kovuşturma sürecinde değişen savunmalarının dikkate alınmadığı savunuldu.

SADECE 4 BUÇUK YIL HAPİSTE KALDI

Başvuruda, sanığın sadece 4 buçuk yıl hapiste kaldığı ve ardından 11. Yargı Paketi kapsamında getirtilen denetimli serbestlikten yararlanarak tahliye edildiği kaydedildi. Başvuruda ayrıca sanığın eylemini planlı şekilde gerçekleştirdiği, olay sırasında öldürmeye elverişli bıçak kullandığı ve saldırıya kendi isteğiyle son vermediği ileri sürülerek, eylemin “kasten öldürme” suçu kapsamında değerlendirilmesi istendi.

“SANIĞIN SABIKA KAYDI DEĞERLENDİRİLMEDİ”

Başvuruda, mahkemenin yalnızca ölümcül darbenin vücuttaki yerine odaklanarak karar verdiği, buna karşılık taraflar arasındaki husumet, olay öncesi yaşananlar, sanığın sabıka kaydı ve saldırının gerçekleşme biçimini yeterince değerlendirmediği ifade edildi.

Dilekçede, sanığın kasap olması nedeniyle bıçağı etkili kullanma bilgisine sahip olduğu, buna rağmen bu hususun da göz ardı edildiği ileri sürülerek, mahkemenin suç vasfını yanlış belirlediği savunuldu.

Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuruda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ile Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği öne sürüldü. Başvuruda, soruşturma ve kovuşturma sürecindeki eksiklikler nedeniyle verilen kararın hakkaniyete uygun olmadığı belirtilerek, Anayasa Mahkemesi’nden temel hak ihlali kararı verilmesi talep edildi.

RELATED ARTICLES

Bir Cevap Yazın

- Advertisment -
Gönyeli Belediyesi

Most Popular

Recent Comments

Lefke Haber TV sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin