YAZ BİTMEDEN 5 KİTAP
Yazın son tatil çantalarında yerlerini alsınlar, denizden dönünce açılıp okunsunlar, akşamüstü kahvelerine eşlik etsinler diye, bu hafta beş kitaplık bir öneri…..
Ağustos bana hep tatil günlerinin sonuna yaklaştığımızı hatırlatır. Saate bakmadan geçirilen günler, günbatımına bakarak kurulan hayaller, yaz aşkları, saatler süren yemek sohbetleri ve gün boyu kitap okuyarak geçirilen zamanlar yavaş yavaş sona eriyor demektir. Takvim henüz sonbaharı göstermese de insan, akşamları esen rüzgarda yaklaşan mevsimin sesini duymaya başlar.
“Rafta Kalmasın” köşesinde güncel kitaplardan çok, yayımlandığı dönemde yeterince ilgi görmediğine inandığım ya da her zaman hatırlatılması gerektiğini düşündüğüm kitaplara öncelik veriyorum. Güncel kitaplar konusunda O2 yazarlarına yetişmem mümkün değil zaten. Öyle güzel tanıtım yazıları, söyleşiler ve listeler geliyor ki onlardan, bana yalnızca gidip o kitapları almak düşüyor.
Ben de bu hafta bizim ekibe özendim ve beş kitaplık bir ağustos listesi hazırlamak istedim. Yazın son tatil çantalarında yerlerini alsınlar, denizden dönünce açılıp okunsunlar, akşamüstü kahvelerine eşlik etsinler diye.
Burhan Sönmez’den Ayşe Sarısayın’a…
Burhan Sönmez’in Kırmızı Ayna’sı listenin ilk kitabı. Ömrünün son günlerini hastane odasında geçiren Zaza ile yıllar önce gizemli biçimde ortadan kaybolan oğlu Seba’nın hikayesini anlatan roman; hafıza, kayıp, anne-oğul ilişkisi ve insanın kendi suretiyle yüzleşmesi çevresinde kuruluyor. Kürtçe aslından yazarın kendisi tarafından Türkçeye aktarılan kitap, İletişim Yayınları etiketi taşıyor.
İkinci öneri, Fuat Sevimay’ın Diye Diye… adlı romanı. Sevimay, cehaletten bürokratik kibre, memleketin bitmek bilmeyen dertlerinden yakın siyasi tarihimize uzanan sert taşlamasını, kendine özgü dil oyunları ve matraklığıyla kuruyor. Gülerken insanın boğazına küçük bir düğüm yerleştiren kitap, Doğan Kitap tarafından yayımlandı.
Ayşe Sarısayın’ın Bir Roman Kadar Uzun-Geride Kalanlar, Anılar adlı kitabı, yazarın hayatına dokunan insanlardan, evlerden, eşyalardan ve metinlerden oluşan kişisel bir hafıza sözlüğü. Behçet Necatigil’in yalnızca edebiyatçı değil, baba olarak da izini taşıyan bu zarif anılar toplamı, okuru bir ailenin geçmişinden edebiyatımızın ortak belleğine ulaştırıyor. Kitap Can Yayınları’ndan çıktı.
Zeynep Oral’ın 80 Yaşım Merhaba’sı, yalnızca geride kalan yıllara bakmıyor; bir gazetecinin, sanat insanının ve hak savunucusunun belleğinden Türkiye’nin yakın tarihini de okuyor. Kaygılarla umutların, meydanlarla sahnelerin, acılarla yaşama sevincinin yan yana durduğu kitap, İnkılâp Kitabevi tarafından yayımlandı.
Antik Çağ’da müziğin içindeki kadınlar
Listenin son kitabı Işık Şahin ve Esra Kayıkçı’nın Kalliope’den Sappho’ya Kadın ve Müzik adlı çalışması. Antik Çağ’da müziğin içindeki kadınları, tanrıçalardan ozanlara, çalgıcılardan dansçılara uzanan geniş bir alanda görünür kılan kitap, sanat tarihinin çoğu zaman gölgede bırakılmış öznelerine kulak veriyor. Homer Kitabevi’nin “Antik Çağ’da Yaşam” dizisinden yayımlanan çalışma, küçük hacmine rağmen güçlü bir başvuru kitabı.
Yazın bitmesini engelleyemeyiz belki ama iyi bir kitabın içinde zamanı biraz yavaşlatabiliriz. O2 yazarlarının zengin listelerine yetişmem mümkün değil ama ben de yazın son ayı için bu beş kitabı çantanıza bırakmış olayım.
- Kırmızı Ayna / Burhan Sönmez / İletişim Yayınları / Roman / 180 s.
- Diye Diye… / Fuat Sevimay / Doğan Kitap / Roman /
200 s.
- Bir Roman Kadar Uzun-Geride Kalanlar, Anılar / Ayşe Sarısayın / Can Yayınları / Anı / 376 s.
- 80 Yaşım Merhaba / Zeynep Oral / İnkılâp Kitabevi / Otobiyografi / 288 s.
- Kalliope’den Sappho’ya Kadın ve Müzik / Işık Şahin ve Esra Kayıkçı / Homer Kitabevi / Tarih / 208 s.


