Home SPOR FUTBOL “İSTEMEYÜZ”…

“İSTEMEYÜZ”…

0

“İSTEMEYÜZ”…

Doç. Dr. ELNUR AĞAYEV

Bu sene AKSA 1. Ligi’nde mücadele edecek olan Lefke Türk Spor Kulübü’nün, Türkiyeli tecrübeli teknik direktör Levent Eriş’i takımın başına getirmesi, KKTC’de bazı spor yazarları ve futbol antrenörleri arasında yeni bir tartışmayı başlattı.

Tartışmanın merkezinde ise şu soru yer alıyordu:

Levent Eriş örneğinde, yabancı uyruklu bir teknik direktör Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu liglerinde çalışabilir mi, çalışamaz mı?

Bu tartışmalar sırasında o gün yazdığım “Hoş Geldiniz, Levent Eriş Hocam” başlıklı yazımda hocanın UEFA Pro lisansına sahip olduğunu hatırlatarak konuyu şöyle bağlamıştım: “en üst seviye lisansı olan UEFA Pro lisansını KTFF kabul etmiyorsa o ayrı bir konu.”

26 Ağustos 2026 tarihinde toplanan KTFF Yönetim Kurulu, UEFA Pro lisansı olan Yabancı Uyruklu Teknik Direktörlere şimdiye kadar sadece Süper Ligde çalışma hakkı tanıyan madde ile ilgili yeni bir değerlendirme yaptı ve maddeyi aşağıdaki şekilde düzenledi:

Yabancı uyruklu UEFA Pro Lisans sahibi teknik direktörler tüm liglerde çalışma hakkına sahiptir.”

KTFF Yönetim Kurulu’nun UEFA Pro Lisanslı yabancı hocaların KTFF liglerinde çalışmaları konusunda aldığı karar bağlamında tartışmalar bu sefer yeni bir boyuta taşındı:

“Türkiye’de 600 UEFA Pro lisanslı antrenör var, onlara kapı açıyoruz. Antrenörlerimiz işsizdir, ne yapacaklar, Kıbrıs Türk futbolunu baltalamaktır bu, ambargoya ambargo koymaktır vb.…”

Tabii ki bu tartışmayla herkes endişesini dile getirmektedir, saygı duyarım. Bu tartışmanın ayrıntısına inmeden ben de farklı bir noktada durarak iki cümle yazmak istiyorum. Evet, Türkiye’de yüzlerce UEFA Pro lisanslı antrenör var. Dünyada bu lisansa sahip binlerce teknik adam bulunmaktadır. Ancak meseleye yalnızca ‘kaç kişi gelecek, kaç yerli antrenör işsiz kalacak?’ şeklinde bakmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Asıl bakmamız gereken, gelecek teknik adamların Kıbrıs Türk futboluna ne katabileceğidir. Bunlar arasından Kıbrıs Türk futboluna modern futbol anlayışını, yeni düşünceleri ve çağdaş yapılanma modellerini taşıyabilecek olanlar buyursun gelsin. Antrenörlerimizin, futbolcumuzun, futbolumuzun, futbol yapılanmamızın ve belki de futbol yönetim anlayışımızın gelişmesine katkı koysunlar. Bu konuda dünyada sayısız örnekler var… Futbolumuzdaki yapısal sorunların sadece antrenörler getirmekle çözülemeyeceğini bilenlerdenim ama tetikleyici olacaklarını düşünüyorum.

Ha, konu Türkiyeli antrenörlerse… Doğan Türk Birliği, Çetinkaya TSK, Mağusa Türk Gücü, Gençlik Gücü, Larnaka Gençler Birliği ve Lefke TSK isimleri altında Halil Özyazıcı, Naci Özkaya, Bülent Giz, Recep Adanır (Baba Recep), Basri Dirimlili vb.’lerinin Kıbrıs Türk futboluna, futbolcularına ve Kıbrıs Türk halkına yaptıkları katkıları ne çabuk unuttuk. Türkiye milli takımında oynayan birçoğunu o gün de belli maddeyle kısıtlayıp oynatmamıştık. Ve Kıbrıs Türk futbolseverleri defalarca milli olmuş o futbolcuları sahada göremediği için çok bozulmuştu, o gün alınan karardan hiç memnun kalmamıştı. Buna rağmen o değerlerin Kıbrıs Türk futboluna antrenör olarak yaptıkları katkılar inkâr edilmez…

“İstemeyüz” kanadında değilim. Ancak kapıların “sınırsız” açılmasından da yana değilim. Kendi değerlerimizi, futbolumuza değer katan antrenörlerimizi koruyalım tabii ki. Ama lütfen bir elin parmakları kadar takım ve antrenörün ortaya koyduğu olumlu futbol dışında, bizlere “çağ dışı futbol” izletenleri de görmezden gelerek ‘biz bize yeteriz’ anlayışını savunmayalım. Kıbrıs Türk futboluna değer katacak antrenörlere kapılarımızı her zaman aralık tutalım…

 

 

NO COMMENTS

Bir Cevap YazınCevabı iptal et

Lefke Haber TV sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Exit mobile version