LEFKE TAKIMINDA DEĞİŞİM YAŞANIRKEN…
Doç. Dr. Elnur AĞAYEV
İlk hafta evinde oynadığı Larnaka GBSK maçının son dakikalarında yediği iki golle sahadan yenik ayrılan Lefke takımında taraftarların hafta boyunca moralleri bozuk olsa da futbolcular ve teknik ekip, skorun mücadeleyi yansıtmadığına inanıyorlardı. Çünkü sahada yeni bir oyun anlayışı sergilenmiş ve doğru bir mücadele verilmişti. Buna rağmen bazı eski alışkanlıklardan vazgeçilememesi, değişikliklerden oyuna girenlerin yeterli katkıyı koyamaması, yeni futbol kuralları konusunda oyuncuların yeterli bilgiye sahip olmaması ve hakemin de bu kuralları uygulamadaki sorunlu yorumları, yakalanan pozisyonların değerlendirilememesi, ayrıca Larnaka Teknik Direktörü Kılıçali Kahraman’ın Lefke takımını çözmedeki başarısı, ev sahibi takıma puanlar kaybettirmişti. Bundan dolayı da Geçitkale maçı; olumlu oyun, doğru mücadele ve puanlarla tanışma bakımından önem taşıyordu.
Lefke takımında yaşanan değişimle ilgili gözlemlerime geçmeden önce, Geçitkale’yle ilgili bir iki not aktarmamda fayda vardır. Geçitkale, futbolcu ve teknik ekibiyle gençlerden oluşan, gayretli ve mücadeleci bir topluluk. Fakat sahaya dağılımları, oyun sistemi ve oyun aklı bakımından zaafları ortadadır. Takım olmaları için daha zamana ihtiyaçları var. Futbol oynadıkları saha zemini sentetik ve yıpranmış. Futbolcu sağlığı için tehlike oluşturmaktadır.
Lefke takımına gelecek olursak, hazırlık maçlarına ve ligin ilk iki hafta maçına bakıldığında burada yaşanan değişimleri görmek mümkündür. Futbolcu yapısı olarak bakıldığında, geçen senelerde ilk 11’de oynayan 6-7 futbolcu artık takımla beraber değil. Bundan dolayı da altyapıdan gelen gençler ve ayrıca yeni transferler takımın temelini oluşturuyor. Teknik ekibin yerleştirmek istediği yeni oyun anlayışı bakımından bu, avantajlı bir konumdur. Çünkü alışkanlıkları değiştirmek, statükodan vazgeçmek esasında yenilerle daha kolaydır ve mümkündür.
Oyun anlayışı olarak bakıldığında, “Al gülüm, ver gülüm, ileriye bam bam bam” gibi çağdışı futbol rafa kaldırılmış durumda. Her ne kadar eski alışkanlığa zaman zaman başvurulsa da yeni oyun aklında buna yer yoktur. İlk maçta sistem konusunda farklılıklar denense de Geçitkale maçında 3-5-2 sistemine sadık kalındı. Vedat Ergel kalede güven verdi, savunmanın beyni Anzhi, orta saha aklı Yılmaz Şipal ve forvetler Kerfala Bangoura ile Mert Efe Çölbeyi, sistemin temel taşlarıydı. Takım da bu temellere ayak uydurdu. Sağ ve sol açıkta oynayan, ileri geri çalışan Seydi Vakkas Sümer ve Erkan Yolaç, abartı olmasın, belki de daha önce oynadıkları 3-4 maçın koşularını tek maçta yaptılar.
Pas oyunu, yeni oyun anlayışının temelini oluşturuyor. Topu tek başına alıp, “intihar saldırısı” gibi dalışlar yok. Eski alışkanlık olarak zaman zaman böyle girişimler olduysa da kenar yönetim tarafından uyarıldı. Savunmadan çıkışlarda orta saha etkin bir konum üstleniyor. Bu bölgenin vazgeçilmezi Yılmaz Şipal, takımın aklı ve oyun kurucusu pozisyonunda. Etrafında Arda Karanfiloğlu’nun ve Lawrence Ogbe’nin yardımları onu daha da rahatlatmakta. İhtiyaç doğduğunda oyunun yönü hızlı şekilde değiştirilmekte. Savunma arkasına olumlu paslar atılmakta. Bu top atışlarında forvetlerin doğru koşuları dikkat çekmekte… Ön alan baskısı da bu sistemin önemli bir parçasıdır. Takım halinde yapılan etkili ön alan baskısı rakibin çıkışını ve oyun kurmasını fazlasıyla engellemekte, geciktirmektedir.
Eski oyun anlayışından farklı olarak, pastan sonra sahada eli belinde gezinenler yok. Oyuncular bu yeni oyun anlayışını benimsemiş görünüyorlar.
Teknik ekiple saha içinin olumlu ve uyumlu bir diyaloğu mevcut. Teknik direktör Levent Eriş, babacan kişiliğiyle 90 dakika boyunca saha içiyle sevecen ve ayrıca uyarıcı bir iletişim halinde…
Bununla beraber, bu olumlu görüntünün yanında daha geliştirilmesi gereken hususlar da var. Atağa kalkarken yapılan pas hatalarının azaltılması gibi. Futbol aklı olarak, teknik ekibin uzattığı elin tüm futbolcular tarafından hızlı şekilde yakalanmasının şart olması gibi. Yedek kulübesinin sınırlı olması gibi…
Ve’l-hâsıl, bunu açık gönüllülükle söyleyebilirim: “O takımda Levent Eriş’i görebiliyorum.” Topluluk oyunundan olumlu ve göze hoş gelen bir takım oyununa geçilmiş. Bu oyunu korumak ve daha da geliştirmek lazım.
Günün sonunda başarı gelir mi, gelmez mi, onu zaman gösterir ama Lefke takımının çağdaş futbol anlamında değişim yolunda olduğu ortadadır.
Not.: Kıbrıs Türk spor medyası, KTFF kaynaklarına dayanarak Geçitkale GSK – Lefke TSK karşılaşmasında Lefke adına 6. golü Lawrence Ogbe’nin attığını yazdı. Geçitkale Stadı’nda farklı bir maç izlemediysek, sahadaki gözlemimiz farklı. Karşılaşmada Lefke’nin 6. golünü Bangoura’nın kaydettiğine şahit olduk. Dolayısıyla KTFF kayıtları ile sahadaki gözlem arasında bir çelişki bulunuyor. Resmî kaydın yeniden kontrol edilmesinin doğru olacağını düşünüyorum.
