OKUL SPORLARINDA FUTSALIN BİLETİ KESİLDİ
Kazım İRDEM
Yeni eğitim – öğretim yılı başlarken, gençlerin parkedeki en büyük tutkusu, heyecanı ve enerjisini boşalttığı futsal (salon futbolu) branşı Eğitim Bakanlığı okul sporları faaliyet programından tamamen çıkarıldı.
Gerekçe ne mi? Hakem sorunu.
Şimdi sormak lazım: Bir evde musluk su sızdırıyor diye evi mi yıkarsınız, yoksa tesisatçıyı çağırıp tamir mi edersiniz? Eğitim Bakanlığının görevi, sorun çıkaran branşı kapatmak değil, o sorunu çözmektir.
Eğer mantık buysa, yarın öbür gün başka bir branşta hakem krizi çıkınca ne yapacaksınız? Diğer branşlarda hakem yoksa onları da mı kapatacağız? Basketbol hakemi yoksa basketbol branşını da mı kapatacağız? Futbol hakemi yoksa futbol branşını da mı kapatacağız? Böyle bir yönetim anlayışı nerede görülmüş? Sorunu çözmek yerine oynatmayalım kapatalım.
Bu karar, sadece spor branşının takvimden silinmesi demek değildir. Bu karar, sokaktan, kötü alışkanlıklardan sıyrılıp kendini o daracık salona, o futsal topunun peşine adayan gençliği eve hapsetmektir. Okuldan sonra antrenman yapan öğrencilerin emeğini hiçe saymaktır. Okul koridorlarında o maçı bekleyen öğrencilerin heyecanı öldürmektir.
Hakem sorunu varsa Futbol Federasyonu ile görüşüp eğitim verilir yeni hakemler yetiştirebilirsiniz veya Beden Eğitimi öğretmenlerine eğitim verilir öğretmenler maçları yönetebilir. Ama yüzlerce gencin hayalini, emeğini ve formasını ellerinden alamazsınız.
Nitekim bu haksızlığa en güzel tepki yine o parkenin sahiplerinden geldi. Futsal sevdalısı öğrenciler sosyal medyada başlattıkları ve dalga dalga büyüyen “Okulumda Futsal İstiyorum” kampanyası ile aslında Eğitim Bakanlığının aldığı karara karşı tek yürek olduklarını ve bu spordan vazgeçmeyeceklerini net şekilde ilan ettiler. Gençler “Biz oynamak istiyoruz, bizi salonların dışına itmeyin” diyorlar.
Yetkililere köşemden açık çağrımdır: Bu kolay “yasaklama” zihniyetinden vazgeçin. Hakem krizini çözmek sizin göreviniz, öğrencilerin futsal oynaması ise onların hakkıdır. Gelin bu yanlıştan dönün, salonları yeniden öğrencilerin neşesiyle, düdük sesleriyle ve gol sevinçleriyle doldurun.


