Home HABERLER 1 EKİM DÜNYA YAŞLILAR GÜNÜ

1 EKİM DÜNYA YAŞLILAR GÜNÜ

0

1 EKİM DÜNYA YAŞLILAR GÜNÜ

Uzm. Klinik Psikolog MERVE KARAFİSTAN

Yaşlanmak, sadece biyolojik bir gerileme ya da kırışan bir ciltle açıklanamaz. Yaşlılık, insanın kendi zihinsel ve ruhsal dünyasında gerçekleştirdiği en büyük içsel hesaplaşma ve olgunlaşma evresidir.

ERİKSON’IN AYNASINDAN BAKMAK: BENLİK BÜTÜNLÜĞÜ MÜ, UMUTSUZLUK MU?

Psikanalist Erik Erikson; insan gelişimini sekiz evreye ayırır ve ömrün son evresini “Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk” olarak tanımlar. Bu dönemde birey, sahnenin arkasına geçip yaşadığı hayatın muhasebesini yapmaya başlar: “Nasıl bir hayat yaşadım? Seçimlerim anlamlı mıydı?”

Eğer kişi geçmişiyle, hatalarıyla, başarılarıyla ve en önemlisi de kayıplarıyla barışabiliyorsa “benlik bütünlüğüne” ulaşır. Bu bütünlük, insana ölüm karşısında bile sakin kalabilen o meşhur “bilgelik” duygusunu bahşeder. Ancak keşkeler, telafi edilemeyen pişmanlıklar ve yaşanmamışlık hissi ağır basarsa, tabloyu derin bir umutsuzluk, anlamsızlık ve öfke kaplar. İşte yaşlılık psikolojisinin en kritik kırılma noktası burasıdır.

MODERN ÇAĞIN GETİRDİĞİ GÖRÜNMEZLİK SENDROMU VE ROL KAYBI

Bugün yaşlılarımızın psikolojik sağlamlığını tehdit eden en büyük unsur fiziksel yetersizlikler değil, “görünmezlik” hissidir. Birey emekli olduğunda, toplumdaki işlevsel rolünü kaybetmiş gibi hisseder. Çocukların evden uçup gitmesi (Boş Yuva Sendromu) ve eş, dost, akran kayıplarının artmasıyla birey ciddi bir sosyal izolasyona sürüklenir.

Geleneksel aile yapısından çekirdek aileye geçiş, yaşlıyı genellikle “görüşlerine başvurulan bir bilge” konumundan, “bakılması gereken bir yük veya pasif bir figür” konumuna indirgemiştir. Telefonun çalmadığı, fikrinin sorulmadığı her gün, zihinde “Artık bir işe yaramıyorum” düşüncesini besler. Bugün yaşlılık döneminde sıkça gördüğümüz depresyon, anksiyete ve hatta demans/Alzheimer gibi bilişsel gerilemelerin arkasında, bu yalnızlık ve amaçsızlık duygusunun payı yadsınamaz.

KALIPYARGILAR

Toplumda yaşlı bireylere karşı geliştirilen kalıpyargılar ve ayrımcılık, bireyin kendi yaşlılığını kabul etmesini de zorlaştırıyor. Yaşlı birey, toplumun kendisine biçtiği “muhtaç, unutkan, teknoloji anlamayan, köşesinde oturması gereken” rollerini içselleştirdiğinde, öğrenilmiş çaresizlik yaşamaya başlıyor. Oysa zihinsel aktivite, sosyal etkileşim ve öğrenme süreci hayatın son anına kadar devam eder. Nöroplastisite (beynin kendini yenileme yeteneği) bize göstermektedir ki; yaş ne olursa olsun, yeni bağlar kuran ve aktif kalan bir zihin dinç kalabilir.

NE YAPMALIYIZ?

“Psikolojik Konfor Alanları İnşa Etmek”

Bir toplumun gelişmişlik düzeyi, sadece ekonomik göstergeleriyle değil; yaşlılarına sunduğu psikolojik ve sosyal konfor alanıyla ölçülür. Büyüklerimizi hayatın kıyısına, sadece bayramlarda hatırlanan birer figür olarak bırakamayız. Onları hayatın merkezinde tutmak adına şu psikolojik köprüleri kurmalıyız:

* Aidiyet ve İşlevsellik: Yaşlı bireylere “hâlâ ihtiyaç duyulduğu” hissettirilmelidir. Deneyimlerine danışmak, aile içi kararlarda fikirlerini almak onların hayata tutunma motivasyonunu artırır.

* Kuşaklararası Aktarım: Genç kuşaklar ile yaşlı kuşakları bir araya getirecek sosyal projeler üretilmelidir. Gençlerin enerjisi ile yaşlıların bilgeliği birbirini besleyen en güçlü psikolojik ilaçtır.

* Dijital ve Sosyal Entegrasyon: Onları modern dünyanın dışına itmek yerine, yeni dünyaya adapte olmalarını desteklemek (basit teknoloji eğitimleri, hobi kursları vb.) kendilerini yetkin hissetmelerini sağlar.

Bu 1 Ekim’de, çevremizdeki çınarların sadece tansiyonunu, şekerini ya da fiziksel sağlıklarını sormakla kalmayalım; ruhlarına dokunalım. Bir insanın yaşlanırken en çok ihtiyaç duyduğu şey, biyolojik bir bakımın çok ötesinde; hâlâ anlaşıldığını, sevildiğini, saygı gördüğünü ve bu dünyaya ait olduğunu hissetmektir.

Unutmayalım ki yaş almak kaçınılmaz bir zaman kuralıdır; ancak yaşlanırken ruhu anlamlı, huzurlu ve onurlu tutabilmek, toplumsal olarak birbirimize borçlu olduğumuz en büyük insanlık vazifesidir. Tüm büyüklerimizin Dünya Yaşlılar Günü kutlu olsun; gölgeleri hayatımızdan eksik olmasın.

 

 

 

 

 

 

 

NO COMMENTS

Bir Cevap YazınCevabı iptal et

Lefke Haber TV sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Exit mobile version