FRANSA’DA HAYAT PAHALILIĞI PROTESTOLARI SİYASİ GERİLİMİ ARTIRDI
17 Ekim’de ülke genelinde düzenlenen gösterilerde hayat pahalılığı, eğitim ve gelecek kaygısı öne çıktı. Bazı kentlerdeki yağma ve şiddet olayları ise protestoların ardından güvenlik önlemlerini ve hükümetin kriz yönetimini tartışmanın merkezine taşıdı.
Fransa’da akaryakıt ve temel ihtiyaç fiyatlarındaki artışa tepkiyle başlayan gösteriler, kısa sürede farklı taleplerin dile getirildiği ülke çapında bir eyleme dönüştü. İçişleri Bakanlığı, 17 Ekim’de yaklaşık 550 bin kişinin sokağa çıktığını açıkladı. Organizatörler katılımı 800 bin olarak duyurdu. Lise ve üniversite öğrencileriyle birlikte sendika üyeleri, işçiler, çiftçiler, emekliler ve “Sarı Yelekliler” hareketinden kişiler de yürüyüşlere katıldı.
Gösterilerin ortak gündeminde alım gücü, yükselen akaryakıt ve gıda fiyatları, eğitim koşulları ve kamu hizmetleri vardı. Öğrenciler eğitim ortamlarının iyileştirilmesini, işçiler ve emekliler ise artan yaşam giderleri karşısında gelirlerinin korunmasını istedi. Yürüyüşler birçok kentte barışçıl biçimde sürerken, bazı grupların karıştığı şiddet olayları protestoların önüne geçti.
GENÇLERİN GÜNDEMİNDE EĞİTİM VE İŞE GİRİŞ VAR
Lise ve üniversite öğrencileri, gösterilerde eğitim koşullarının yanı sıra meslek seçimi, iş bulma ve gelecek güvencesi konularını da gündeme taşıdı. Le Monde’un görüştüğü öğrenciler, eğitimde yaşadıkları sorunları ve gelecekleri üzerindeki belirsizliği anlattı. Görüşülen gençler yağma ve kundaklamayı desteklemediklerini, ancak bu olayların barışçıl göstericilerin taleplerini gölgede bırakmasından kaygı duyduklarını belirtti.
İş bulma endişesini artıran etkenlerden biri de yapay zekânın bazı başlangıç düzeyindeki işleri dönüştürmesi. Banque de France ve HEC araştırmacılarının ekim ayında yayımladığı çalışmada, yapay zekâya daha açık mesleklerde 21–29 yaş grubunun kalıcı iş sözleşmeleriyle işe alınmasında Kasım 2022 ile Mart 2026 arasında yüzde 28,3 düşüş saptandı. Yapay zekâya daha az açık mesleklerdeki düşüş yüzde 7,5 oldu. Araştırmacılara göre değişim şimdilik toplam çalışan sayısından çok, gençlerin işe giriş ve iş değiştirme imkânlarında görülüyor.
OECD’nin değerlendirmesi, gençlerin iş piyasasına girişte yaşadığı güçlüklerin yapay zekâ yaygınlaşmadan önce başladığına dikkat çekiyor. Buna karşın yeni mezunların iş olanaklarının daralabileceği kaygısı büyüyor. Ipsos BVA’nın öğrenciler ve yeni mezunlarla yaptığı araştırmada katılımcıların dörtte üçü, yapay zekâyı başlangıç düzeyindeki işler açısından tehdit olarak gördüğünü belirtti.
ŞİDDET OLAYLARI GÖSTERİLERİN ÖNÜNE GEÇTİ
Limoges’ta belediye binasında yangın çıktı; Marsilya’da belediye binasına saldırı düzenlendi; Lyon’da turizm ofisi ateşe verildi. Paris ve başka kentlerde mağazalar yağmalandı, kamu binaları ve polis araçları hedef alındı. Reuters’ın haberine göre yüz binlerce kişi barışçıl yürüyüşlere katılırken, şiddet olayları eylemlerin çevresinde yaşandı. İçişleri Bakanlığı olaylardan aşırı sol grupları ve yağmacıları sorumlu tuttu.
Sokaklardaki katılımcı profili, gençlerle sınırlı değildi. Öğrencilerin yanı sıra sendika üyeleri, çalışanlar, çiftçiler ve emekliler de farklı kentlerdeki eylemlerde yer aldı. Gözaltı açıklamalarında yaş ve isnat edilen suçlara ilişkin bilgiler verildi; Paris Savcılığının yayımladığı dökümde kişilerin aile veya etnik kökenine dair bir sınıflandırma yer almadı. Böylece gösteriler, Fransa’daki farklı toplumsal kesimlerin geçim sıkıntısı ve kamu politikalarına yönelik itirazlarını dile getirdiği geniş bir harekete dönüştü.
Protesto çağrısı eylül ayında sosyal medyada yayılan bir videoyla gündeme gelmişti. Le Monde’un aktardığı Viginum değerlendirmesinde, çağrının yayılmasında yabancı kaynaklı faaliyetin sınırlı kaldığı belirtildi. Gösterilerin hazırlık sürecinde sosyal medya etkili olurken, sokaklara taşınan talepler Fransa’daki hayat pahalılığı, eğitim ve kamu hizmetleri başlıklarında şekillendi.
FRANSIZ BASINI:”MACRON’UN KONUŞMASI TARTIŞMAYI YATIŞTIRMADI”
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 18 Ekim akşamı yaptığı konuşmada şiddeti kınadı ve barışçıl göstericilerle yağma ve saldırılara karışanların birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi. Başbakan Sébastien Lecornu’nun 19 Ekim’de hasar, ticaret, sigorta ve adli süreçleri değerlendirmek üzere kriz toplantısı yapması kararlaştırıldı. Macron ayrıca siyasi partiler, sendikalar ve diğer toplumsal kuruluşlarla görüşmeler yapılmasını istedi.
Muhalefet temsilcileri, Cumhurbaşkanı’nın konuşmasında hayat pahalılığına ve gençlerin taleplerine yönelik somut çözüm önerilerinin bulunmadığını savundu. Hükümet ise şiddet olaylarına karışanların cezalandırılacağını açıkladı. Böylece tartışma hem kamu düzeninin nasıl sağlanacağı hem de protestolarda dile getirilen toplumsal sorunlara nasıl yanıt verileceği üzerinde yoğunlaştı.
Bugün yayımlanan Fransız gazetelerinin manşetlerinde de bu iki yön öne çıktı. Le Figaro güvenlik zafiyetini ve devlet otoritesindeki sarsılmayı işlerken, Libération polisin müdahale biçimini ve hükümetin kriz yönetimini sorguladı. Le Monde ise şiddet olaylarını, hayat pahalılığı ve gençlerin talepleriyle birlikte değerlendirdi. Farklı yorumlara karşın gazetelerde ortaklaşan nokta, şiddetin ülke çapındaki toplumsal talepleri gölgede bırakması ve hükümetin kriz karşısındaki tutumunun tartışmaya açılması oldu.
