MAÇIN ÖNÜNE GEÇEN İSİM: VEDAT ERGEL…
Doç. Dr. ELNUR AĞAYEV
AKSA 1. Lig’in 7. haftasında, Garadağ 16 Ağustos Zafer Stadı’nda oynanan Lefke TSK–Karaoğlanoğlu SK karşılaşması, büyük bir çekişmeye sahne oldu. İlk yarısı adeta tek kale oynanan maçta konuk ekip, dört net gol pozisyonunda Lefke kalecisi Vedat Ergel’e, iki pozisyonda ise kale direklerine takıldı. Özellikle Karaoğlanoğlu’nun 9 numaralı oyuncusu Albert Junior Hilary, yakaladığı fırsatları daha dikkatli ve isabetli değerlendirebilseydi konuk takımın sahadan farklı bir galibiyetle ayrılması kaçınılmaz olurdu. Ancak Karaoğlanoğlu takımı yakaladığı fırsatları gole çeviremedi. İkinci yarıda oyunu dengeleyen ve mücadele gücünü yükselten Lefke takımı ise 61. dakikada Okan Gün’ün ayağından bulduğu golle karşılaşmayı 1-0 kazanmayı başardı.
Lefke adına maçın zor geçeceği, üç önemli oyuncusunun sakatlıkları nedeniyle kadroda yer alamaması (Bangoura listede yer alsa da oynayacak durumda değildi) göz önünde bulundurulduğunda, beklenen bir durumdu. Yeni kurulan, yeni bir oyun anlayışını yerleştirmeye çalışan ve kadro derinliği henüz yeterli olmayan bir takım için aynı anda üç oyuncusundan yoksun kalmak ciddi bir dezavantajdır. Bu eksiklikler, takımın oyun düzeninde de önemli sıkıntılara yol açıyor.
Bangoura’nın sakatlığı nedeniyle Lefke karşılaşmaya tek forvetle başladı. Orta sahada görev yapan Yılmaz Şipal’ın biraz daha ileri çıkarak forvetteki boşluğu doldurması ve hücum hattına destek vermesi planlanmış olmalı. Ancak bu tercih, orta sahada ciddi bir zafiyet yarattı. Çünkü Yılmaz, asıl mevkii orta saha olan bir futbolcudur. Ayrıca sağ kanat kökenli Seydi Vakkas Sümer ile Mustafa Tahsildaroğulları’ndan da ikincisinin orta sahaya destek vermesi bekleniyordu. Ancak Mustafa’nın alışık olduğu oyun düzeninden vazgeçememesi ve daha çok sağ kanada yönelmesi nedeniyle orta saha büyük ölçüde rakibe bırakıldı. Ayrıca orta sahanın vazgeçilmezi Arda Karanfiloğlu’nun da olmaması ve yerine son dönemde süre alamayan ve dolayısıyla daha yeterli oyun düzeyine ulaşamayan Serhat Hacı Coşkun’un oynadığını da vurgulamak lazım.
Orta sahadaki bu sıkıntı, takımın oyun düzenini olumsuz etkiledi. Lefke, kanatlardan ve ileriye uzun toplarla çıkmayı denedi. Ancak ileride top tutmakta zorlandı ve çok sayıda pas hatası yaptı. Bu hatalar da eklenince hızlı hücumlarıyla etkili olan Karaoğlanoğlu, ilk yarı boyunca Lefke savunmasına zor anlar yaşattı. Konuk ekip, yakaladığı sayısız fırsatı değerlendiremedi.
İlk yarının son beş dakikası dışında karşılaşma, büyük ölçüde Karaoğlanoğlu’nun hücum oyuncuları ile Lefke savunmasının İlker Tek, Anzhi ve Tahsin Ergel’den oluşan hattı ve kaleci Vedat Ergel arasında geçti. 40. dakikada Tahsin Ergel’in sakatlanmasının ardından yapılan iki oyuncu değişikliği, Lefke’nin oyun düzenini yeniden kurmasına yardımcı oldu. Bu değişikliklerle birlikte takım, devrenin son bölümünde rakip kalede tehlikeler yaratmaya başladı.
İkinci yarıda alışık olduğu oyun düzenine dönen Lefke, takım hâlinde mücadele gücünü artırdı. Bu gelişmede, oyun süresi ilerledikçe daha fazla ritim bulan ve karşılaşmaya ısınan oyuncuların da etkisi olduğu söylenebilir. Kaleci Vedat Ergel, ikinci yarıda da en az dört önemli kurtarışa imza attı. Ancak bu kez Lefke de hücuma daha fazla çıkmaya ve gol pozisyonları üretmeye başladı.
Nitekim 61. dakikada Okan Gün’ün şutunda top, kale direğine çarparak ağlarla buluştu ve Lefke’yi öne geçirdi. Kalan dakikalarda her iki takım da gol fırsatları yakaladı. Ancak son vuruşlardaki beceriksizliklerin yanı sıra kaleciler Hasan Vardi’nin ve Vedat Ergel’in başarılı performansları, yeni gollerin önüne geçti.
Karaoğlanoğlu, kaliteli ayaklara ve oturmuş oyun anlayışına sahip bir takım görüntüsü veriyor. Hızlı hücumlarla rakip kaleye gidiyor, etkili ataklar geliştiriyor ve gol pozisyonlarına girmeyi başarıyor. Ancak son vuruşlarda yaşadığı sorunlar, takımın en önemli eksikliği olarak öne çıkıyor. Yukarıda da belirttiğim gibi, yakaladıkları fırsatları değerlendirebilselerdi sahadan farklı bir skorla ayrılmaları işten bile değildi. Buna karşın sergiledikleri futbol, göze hoş gelen ve izleyene keyif veren bir nitelik taşıyor.
Lefke ise kadro derinliğindeki yetersizliği ciddi biçimde hissediyor. İlk 11’deki önemli oyuncuların sakatlık veya ceza nedeniyle forma giyememesi, teknik heyeti yeni arayışlara yöneltiyor. Sahaya çıktığında takıma doğrudan katkı sağlayabilecek oyunculardan oluşan güçlü bir yedek kulübesinin olması, teknik direktörün elini önemli ölçüde rahatlatırdı. Maalesef böyle bir destek şimdilik söz konusu değil. Bundan dolayı da yedek oyuncuların kendilerine verilen süreleri en iyi şekilde değerlendirmeleri, formayı kazanmak ve bir daha bırakmamak adına iddialı bir duruş sergilemeleri gerekiyor. Bunun için de çalışmalarını ve hazırlıklarını bu hedef doğrultusunda sürdürmeleri şart.
Lefke kalecisi Vedat Ergel’in performansına ayrıca değinmemek, bu karşılaşmayı eksik değerlendirmek olur. Lefke kalecisi, maç boyunca sekiz önemli gol tehlikesinde kalesinde devleşti. Bunun yanında iki pozisyonda kale alanını daraltarak rakibin şutlarının kale direklerine çarpmasında etkili oldu. Doğru zamanda doğru yerde bulunması, pozisyonları önceden sezmesi ve kritik anlarda verdiği tepkiler, takımının ayakta kalmasını sağladı. Bütün bunları bir araya getirildiğinde Vedat Ergel’in yalnızca iyi bir kalecilik performansı sergilemekle kalmadığını, aynı zamanda maçın önüne geçen isim olduğunu söylemek mümkündür. Takımını oyunda tutarak üç puanın kazanılmasında belirleyici bir rol oynadı.
Üç yıl önce Lefke’ye gelen Vedat Ergel, bir sezon yedek kulübesinde bekledikten sonra daha fazla forma şansı bulabileceği bir takımda oynamak istedi ve geçen sezon Yalova SK’nın kalesini başarıyla korudu. Sergilediği yüksek performansıyla dikkat çekti. Bu sezon ise Lefke’ye dönerek takımında fark yaratmaya başladı.
Vedat Ergel yetenekli bir kaleci. Oyunu okumasını, rakibin niyetini sezmesini ve pozisyonlara doğru tepki vermesini biliyor. Kalecilikte yalnızca reflekslerin değil, konsantrasyonun ve mental dayanıklılığın da ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Motivasyonunu koruduğu ve performansını geliştirmeye devam ettiği sürece Lefke’ye önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.
Yeter ki motivasyonunu bozabilecek etkenlere kulaklarını tıkasın, gözlerini kapasın ve hedefinden şaşmasın. Çünkü Vedat Ergel’in önünde, Lefke kalesinde uzun yıllar başarıyla görev yapabileceği bir gelecek var.
