1 Mayıs’a giderken Türkiye’nin birçok farklı kentinde emekçi kadınlar yaşadıklarını soL’a anlattı.
Kadın Dayanışma Komiteleri üyesi ve dostu kadınlar soL’un “Kadınlar işyerlerinde nasıl sorunlar yaşıyor? İş yaşantısındaki zorlukların gündelik hayatta nasıl etkileri oluyor?” sorularına yanıt verdi. Kadınların söyledikleri mobbing, ücret eşitsizliği, gericilik, yoksulluk gibi birçok başlıkta kadınların yaşadığı zorlukları anlatıyor.
‘Kazanacağım yepyeni bir dünya var!’
Nuran, Amasya Merzifon KDK, Emekli, 56 yaşında
Neredeyse 20-22 yıl bir devlet kurumunda çalıştım. Sanılıyor ki sömürü yalnızca özel sektörde var. Ben 22 yıl boyunca bir devlet kurumunda çalıştım, biz de sömürünün çeşitli biçimlerine maruz kaldık. Dönemin iktidar yanlısı müdürlerine eğilip bükülmüyorsan, eksik görevlendirmeler eksik sigortalar ile meslekten tecridin başlamış oluyor. Devamında gelen yoksullukla boğuşmak da cabası. Ben onca yıl hiç kimseye boyun eğmeden çalıştım ama sesimiz pek güçlü değildi, o zamanlar örgütlü de değildim. Ama o zamanlara dönsem, o müdürlerin yüzüne şunu rahatça söylerdim ‘Benim zincirlerimden başka kaybedecek hiçbir şeyim yok! Kazanacağım yepyeni bir dünya var! Yaşasın emekçi kadınların dayanışması!
Hafize, Marmaris KDK, Hizmet Sektörü, 52 yaşında
Ben beyaz yakalı bir emekçiyim, evden yarı zamanlı olarak çalışıyorum. Tam zamanlı mesai yapmama rağmen, yarı zamanlı olarak ücretlendiriliyor emeğim. Hafta sonları, gece dahil her an telefonlara ve mesajlara yanıt vermek zorundayım. Hayat şartları her geçen gün zorlaştığı için ek iş arayışlarına girişmek zorunda kaldım. İşleri yetiştirmek için 7 saat uyku dışında kalan her an çalışmak zorundayım. Biz her şeyin en iyisini hak ediyoruz, o yüzden her geçen gün artan olumsuzluklara karşı biz de daha fazla bir arada olmalıyız, dayanışmayı güçlendirmeliyiz.
‘Ayaklarım geri geri gidiyor’
Begüm, İzmir Bayraklı KDK, Diş Hekimi, 34 yaşında
Bir hekim olarak halka hizmet etmek istiyorum. Ancak sağlık sistemi o kadar kötü bir hale geldi ki, hastalarımıza yeterince zaman ayıramıyoruz. Bir diş hekimi olarak 50 hastaya baktığım günler oluyor. Bu kadar yoğunlukta derde derman olmak mümkün değil. Sistemin kötü olması hastaları sağlık emekçileriyle karşı karşıya getiriyor. Hastalar randevu bulamıyoruz diyerek çaresizliklerini ve öfkelerini bize yönlendiriyor. Her gün işe giderken ayaklarım geri geri gidiyor. Rüyalarımda bile hangi öfke patlamasıyla nasıl baş edeceğim diye cebelleşiyorum. Sağlığın özelleştirilmesine karşı, halkın sağlık hakkını çalanlardan hesap sormak için çeşitli eylem ve grevler yapıyoruz. Gelin bize destek olun ve halkın sağlık hakkını çalanlardan birlikte hesap soralım.
Dilek, Köyceğiz KDK, Sağlık emekçisi, 57 Yaşında
Hayatımızın her alanında adaletsizlik var; evde, sokakta, iş yerinde. İşyerinde aynı işi yapan bir erkek aynı işi yapan bir kadından daha fazla ücret alıyor. Sonra eve gidiyoruz işten gelen kadın evi topluyor, yemek yapıyor, erkekler hazıra konuyor. Çalışan kadınlar için çocuklarını bırakabilecekleri ücretsiz kreşler yok. Kadınlar işe alınırken yarın evlenir gebe kalır doğum izni, süt izni kullanır diyerek tercih edilmiyor. Bu düzen ve bizi yönetenler hayatı kolaylaştırmak yerine daha da zorlaştırıyorlar. Kısaca hayat bize zindan gibi, güzel günleri kurmak için daha fazla bir araya geleceğiz.
‘Mücadelemiz hak ettiğimizi kazanabilmek için’
Nurşen, Marmaris KDK, Turizm Emekçisi, 50 Yaşında
Ben turizm sektöründe çoğu zaman haftanın yedi günü çalışan, iki çocuğunu tek başına okutmaya çalışan bir anneyim. Kendi evimin odasını süpürmeye zamanım yok, çocuklarımı okutabilmek, geleceklerini kurtarabilmek için başka insanların tatilleri için kendi hayatımı feda ediyorum. Tatil yapmak hepimizin hakkı, mücadelemiz hak ettiğimiz yaşamı kazanabilmek için.
Gülben, Köyceğiz KDK, Öğretmen, 41 Yaşında
Kadınlar arka planda tutulmaya çalışılıyor, iş yerlerinde, günlük hayatta, her yerde. Her kurumda, idari yönetimlerde kadın sayıları artmalı. Kıyafetlerle ilgili devlet kurumlarında ciddi sorunlar yaşanıyor; kısa, açık vs gibi… Gündelik hayatta kadınlar eş, anne, aşçı her türlü rolü üstleniyor. Küçük yaş çocuğu olanların yasal izin saatleri arttırılmalı. Özel sektördeki adaletsiz maaşlar gündeme getirilmeli, işyerindeki sorunlar paylaşılmalı. Her meslekten her sektörden, doktorundan öğretmenine, pek çok kadın çalışanın maalesef ki sigortaları düşük yatırılıyor. Bu patronların keyfine bırakılmamalı, devlet denetim yapmalı. Küçük yaşlardan başlayarak her bireye eğitim verilmeli. Kadına yüklenen roller paylaşılmalı. Ne kadar gizler saklar utanırsak problemlerimiz devam eder. Birlik olunmalı, en önemli görevimiz örgütlenmek.
Elif, Toros KDK, Estetisyen, 32 yaşında
Düşük maaş alıyorum, uzun mesai saatleriyle çalışıyor olmama rağmen, gerekli ihtiyaçlarımı karşılayamıyorum. Aileme, kendime zaman ayıramıyorum. Aldıkları düşük ücretler hiçbir şeye yetmediği için çalışamayan bir sürü arkadaşım var. İş yaşantısından soyutlanmak sosyal hayatımızı da etkiliyor elbette. Biz yaşamın her alanında hak ettiğimiz şekilde var olmak için mücadelemizi sürdüreceğiz.(K:HABER SOL)
