Lefke, tüm Kıbrıs’ın en güzel yerleşim yerlerinden biridir. Ancak gözden uzaklığa paralel, gönüllerden uzaklığı da hep sorgulanmaya açıktır.
Gazeteci Hasan HASTÜRER ile Lefke Bölgesi Sivil Toplum Örgütleri Platformu Koordinatörü Teoman OKTAY’ın röpertajı….
‘ Lefke, Kıbrıs’ın Kuzey batısında Omorfo körfezinin tam ortasında, kuzey ucu denizden başlayarak, güney ucu Tordos eteklerine kadar uzanan çok önemli bir yerde bulunmaktadır.

Lefke ilçesi 1963 yılına kadar doğuda Angolem, batıda Mansura güneyde pedulla ve kuzeyde xseros köy sınırları kadar uzanan ve bu alan içinde bulunan 53 köyün idari merkzeiydi.
Lefke yerleşim birimi ile yakın çevresi, bol su kaynakları itibariyle neolitik (M.Ö 8200 – 3900) dönemden başlayarak, Bizans, Lüzinyan, Venedik, Osmanlı, Türk, Rum ve İngiliz kültürleriyle yoğrularak günümüze kadar sürekliliğini koruyabilen nadir kentlerimizden biridir.

Buna örnek olarak, Osmanlı döneminde 1573 ve 1578’de Lefkoşa’ya açılan iki medreseden sonra, başkent dışındaki ilk eğitim kurumunun, 1580’de Lefke’de açılan piri paşa medresi olmasıdır. Bugün Lefke İstiklal İlkoklu’nun kuruluşu bu tarihten itibaren kabul edililir. Lefke’deki kurumların birçoğu buna benzer çok eski tarihi bir geçmişe sahiptir.

Bir başka örnek verirsek 1900 yılında kurulan 122 yıllık bir geçmişi olan Lefke Belediyesi ve Osmanlı döneminde kurulan mahkeme bunun kanıtıdır.’

Lefke Bölgesi Sivil Toplum Koordinatörü Teoman Oktay, sohbetimizim girişinde böyle özetledi Lefke’yi.
Devamında ben sordum Teoman Oktay yanıtladı.
(Aşağıdaki “Lefke gönüllerden uzak mı) yazısını tıklayıp haberin tümünü okuyabilirsiniz)


