SÜPER KUPA MAÇININ ARDINDAN…
Doç. Dr. ELNUR AĞAYEV
Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Süper Kupa mücadelesinde son lig şampiyonu Mağusa Türk Gücü ile son kupa şampiyonu Lefke Türk Spor Kulübü karşı karşıya geldi. Lefkoşa Atatürk Stadı’nda oynanan karşılaşmayı MTG 3-1 kazanarak KTFF tarihinde farklı isimlerle oynanan süper kupayı 10. kez müzesine götürerek süper kupa tarihindeki 2.lik konumunu korumuş oldu. Kupa liderliğinin 14 kupayla Çetinkaya TSK’da olduğunu da hatırlatmakta fayda vardır. Lefke takımı ise tarihinde statü gereği farklı isimlerle oynadığı bu kupayı 3. kez de kaybetti. 1972 yılında kazandığı ilk Kıbrıs Kupası sonrası o zamanki adıyla Yusuf Kaptan Kupası’nı lig şampiyonu Gönyeli SK’ya 3-1 kaybetti. 2014 yılında oynanan süper kupa maçını yine aynı skorla bu sefer lig şampiyonu Yenicami AK’ya kaybetti. Son süper kupayı da yukarıda ifade edildiği gibi MTG 3-1 kazandı. Lefke takımının tarihinde oynadığı 3 süper kupa maçını da aynı skorlarla, 3-1 kaybetmesi ilginç bir tesadüf olmalı.
- İki takım arasında 4 ay önce oynanan KTFF Daikin Kıbrıs Kupası maçını Lefke takımı 3-1 kazanarak tarihinde 3. kez kupayı müzesine götürmüştü. O maçta her iki takım adına tribünleri dolduran coşkulu taraftarlar Cuma akşamki maçta yoktu. Mayıs ayında neredeyse 8-9 tribün direk aralıklarını dolduran Lefke seyircisi bu sefer 2-3 tribün direk aralığına sığar olmuştu. MTG seyircisi de aynı kıyasta azdı. Ama tabii ki lig maçlarıyla kıyaslandığında önemli bir taraftar kitlesinin takımlarını desteklemek için sahaya geldiklerini söylemek mümkündür. Nicelde azalma yaşansa da nitelde coşku devam ediyordu.

- Maç öncesi Lefke takımının dezavantajı, lig hazırlıklarına geç başlamış olması, yeni teknik direktörün takımla bir aya yakın bir süre geçirmesi, transferlerin tamamlanmamış olması, maddi konularda sıkıntıların yaşanması ve sponsor arayışının sürdürülmesi, yeterli hazırlık maçlarının yapılamaması görünüyordu… Avantajı ise Lefke takımının 2-3 futbolcu dışında iskelet kadroyu korumuş olmasıydı.
- MTG’nin ise avantajları dezavantajlarından daha fazlaydı. Öncelikle maddi konularda sıkıntı yaşamaması önemliydi. Teknik direktörünü Kıbrıs Kupası maçı hemen sonrasında belirlemesi ve Hasan Topaloğlu hocayı takımın başına getirmesi artı olarak değerlendirilebilir. Takımın ihtiyaç duyduğu bölgelere yeni transferleri yapması önemliydi. Sezon hazırlıklarına erkenden başlayıp salon ve saha hazırlıklarını tamamlama aşamasına gelmesi de yine önemliydi. Çok sayıda hazırlık maçları yapması da bunlara eklenebilir… Dezavantaj olarak belki de alınan yeni futbolcuların uyumu konusu konuşulabilirdi…
- Maç öncesi görülen avantaj ve dezavantajlar maç sırasında zaman zaman kendisini gösterse de maçın kırılma noktası olan 60. dakikaya kadar sahada dengeli bir oyun vardı. Her iki takım kanatlarını etkin şekilde kullandı. Yapılan ortalarla gol pozisyonları yakalandı. Direklerden dönen toplar vardı… Maçı izlerken dikkatimi çeken husus, klasik anlamda eski 10 numaraların artık fazla iş göremez olmalarıydı. Çünkü oyun artık kanatlar üzerinden oynanıyor ve herkes sahada koşmak zorunda.
- Maçın 60. dakikasında dengeli oyun bozuldu. Maçın skoru 1-1 iken Lefke ceza sahasına yapılan bir orta sonrasında Lefke’nin başarılı futbolcusu Tahsin Ergel yerde kaldı. MTGli futbolcular ceza sahası çevresindeki tehlikeli ataklarına devam ettiler. Oysaki Lefkeli futbolcular topun dışarı atılmasını bekliyorlardı. MTGli futbolcuların devam eden atakları taçla sonlandı. Bu dakikadan sonra sahada arbede yaşandı. Lefke kalecisi İrfan Özbay topu dışarı atmadığı gerekçesiyle rakip takım futbolcusunun üzerine yürüdü. Kaptan Aykut Esmeraslan başta olmakla takımdaki bazı futbolcular da ona eşlik edince ve rakip takım da karşılık verince itiş kalkışlar yaşandı. Hakem olayları izlemekle yetindi. Olay sonrası Lefke kaptanı Aykut Esmeraslan kırmızı kart gördü. Bu olay üzerine tahrik olan Lefkeli seyirciler de sahaya pet şişeleri atmaya başladılar.
Lefke takımı eksik kaldıktan hemen sonra MTG ilk kornerden ikinci golü buldu. Uzatma dakikalarında ise Atay Yıldız takımının 3. golünü atarak maçın skorunu belirledi, 3-1.
- Lefke takımı yukarıda sayılan dezavantajlarına rağmen dengeli bir oyun sergiledi. İsmail Soydan hocanın takımla bulunduğu bir aylık süreyi olumlu değerlendirdiği ve takımı oyun olarak maça iyi hazırladığı görüldü. Tüm futbolcular üzerlerine düşeni yaptılar. Hazırlık sürecine geç başlamanın ve transferlerin bitmemesinin dezavantajları da kendisini göstermedi değil. Takımla ikinci maçına çıkan forvet Didier iyi niyetli olmasına rağmen özellikle paslarda ve son vuruşlarda etkili değildi. Gözler geçen senenin gol yollarının çilingiri Fourmy’yi aradı. Takımın hızlı çıkışlarında ve ileride çoğalmasında eksiklikler yaşandı. Kanatları olumlu kullanıldı ama sonlandırmada sıkıntılar görüldü. Ayrıca yedek kulübesinin zengin olmaması İsmail hocanın oyuna müdahalelerini engelledi. Bu eksiklikler transfer ve hazırlıkların geç başlamasıyla ilgilidir ve gidermesi zaman ister.
- MTG takımı Lefke takımına göre daha hazırlıklı görüldü. Sorun çözücü usta ayakları özelliklerini ortaya koydular. Açık söylemek gerekiyorsa MTG takımından daha üstün bir oyun bekleniyordu, altında kaldı. Ama tabii ki bir iddia ortaya koydu ve kazanmasını bildi. Hasan Topaloğlu hoca her zamankinden farklı olarak maçı sakin izledi. Takımından memnun göründü. Oyuna müdahale edecek zengin kulübesi vardı. Sezonu kupayla açmalarından dolayı MTG takımını kutlamak lazım.

- İsmail Soydan hoca yukarıda belirtilen ve zamanla giderilebilecek eksiklere rağmen iyi takım kurmuş. Takım birbirlerini iyi tanıyan futbolculardan oluşuyor. Takımı rakibe olumlu karşılıklar verdi. Pozisyonlar yakaladı. Ama hocanın maç boyunca 4. hakeme itirazlarda bulunması, hakem kararlarına tepki vermesi garip karşılandı.
- Futbol kültürünün yazılı kuralları vardır. Sahada kuralları uygulayan hakemdir. Tabii ki formsuz olan hakemler çoktur. Her maçtan sonra spor camiası hakem kararlarını eleştirir. Bu eleştiriler her zaman olacaktır, yeter ki hakemler art niyet taşımasınlar. Bu maçta da Fehim Dayı zaman zaman yanlış kararlar vermiştir. Ama bunların asla skoru etkilemeye yönelik ve art niyet taşıyan kararlar olduğu söylenemez
- Sporun yazılmayan kuralları da vardır. “Futbolcunun zeki, çevik ve ahlaklı” olması gibi. Bunun yansımasını sahada yaşanan istenmeyen olaylar/durumlar karşısında görebiliyoruz. Sağlık söz konusu olduğunda top dışarı atılır, düşen oyuncuya el uzatılıp kaldırılır vb. Bu yazılmayan kurallara her zaman uyulur mu? Uyulmadığına dair çok örnekler var. Ama bunlara uyulmadı diye de gidip rakipten hesap sorulmaz, rakibin üzerine yürünmez, itilip kalkışmalar yaşanmaz çünkü bunları yaparsanız yazılı kurallar devreye girer ve karşılığını yazılı kurallar belirler. Cuma günü Lefke takımının da yaşadığı buydu. Olayı başlatanların farkına varıp-varmadan maalesef kendilerinin ve arkadaşlarının oyununa, emeğine, haftalardır sürdürdükleri hazırlıklarına saygı gösterdikleri söylenemez.
- Her iki takıma güzel ve heyecanlı oyunlarından dolayı teşekkür etmek lazım.
- Lefke takımının eski futbolcuları ve bugünlerde sağlık sorunu yaşayan Erhan Gümüşhan için maç öncesi sosyal sitesinde sağlık ve şifa dileyen video yayınlaması, takımın sahaya “tüm dualarımız seninle, Erhan” pankartıyla çıkması doğru olmuştur, kadirşinaslık nişanesidir. Alkışlanması gerekiyor.

- Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği ile Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu arasında bir süredir yaşanan kriz şimdi de akredite sorununa dönüşmüş. Futbol Federasyonu dernek yönetimini akredite etmemiş. Maç öncesi dernek başkanı Necati Özsoy ve bazı üyeler, sahada açtıkları “Haberalma özgürlüğümüz engellenemez” yazılı pankartla boykot eylemi gerçekleştirdi.
Akil insanların bir an önce devreye girip Kıbrıs Türk futbolunun iki önemli paydaşı arasında yaşanan sorunu çözmesi futbol camiasını da mutlu edecektir.
(Haber: Doç. Dr. Elnur AĞAYEV – Fotoğraflar: Mustafa Şenal TYSON)


