KIBRIS’TA BARIŞMAK!
Eralp ŞERİFOĞLU
Kalıcı Barış, adamıza hala uğramadı! Bırakın toprağı, taşı; soluduğumuz havayı, içtiğimiz suyu bile paylaşamıyoruz. Yangında, depremde dahi ortak hareket edebilmeyi başaramıyoruz…
“Ateşkes” ortamında yaşamaya devam ediyoruz.
*
Yalnız ben, kendi vatan parçama baktığımda;
Mahallemde yaşamaya başlayan, bir evde on kişi yaşamaya çalışan sömürülen insanlara, bu insanları sömüren iş adamı müsveddesi sömürgecilere, çağdaş köle sahiplerine,
Yaratılan o büyük, mutlu, arsız azınlığa,
Her devrin adamı olan siyasi figürlere,
Partiyi vurgun ve kazanç kapısı gören çıkarcılara,
Çalandan, soyandan hesap sorulmamasına,
Dağını deldiren, denizini kirleten, ormanını koruyamayan sorumsuz sorumlulara,
Çocuğunun okulunda sınıfı, içecek suyu olmamasına değil; Survivor’da bilmem kimin elenmesine daha çok üzülen Acunculara,
Hastanelerimizde tıbbi araç gereç yokken, otoparklardaki araç zenginliğine,
Haksız kazanç sağlayanlara; işçisini sömüren, halkını soyan, üstüne bir de vergi vermeyen serbest piyasa yüzsüzlerine,
Devlette çalışan fakat vatandaşına hizmet vermeyen ayrıcalıklı şımarıklara,
“Maaşım yatsın da isterse memleket yansın.” rahatlığına,
Düzenden yararlanan, sonradan görme; kerhane, kumarhane,ihale,sahte diploma ve ganimet kültürüyle yaratılan özel ve saygıdeğer insanlara,
“Hayırlı Cumalar.” deyip hayırlı hiçbir iş yapmayanlara,
Vatan sevgisini sadece kendini sevmek sananlara,
“Barış için bir karış toprak vermem.” deyip toprağı Yahudi’ye satan sahte milliyetçilere,
Kendi gibi düşünmeyene saygı göstermeyen cahillere,
Kendi ülkemde aşağılanmaya,
Değişmeyen göç kaderimize,
Halkımın verdiği mücadelenin yok sayılmasına,
Atalarımın verdiği mücadeleye yapılan saygısızlığa,
Vatan sevgimin, kültürümün ve yaşam tarzımın sorgulanmasına,
Beni “besleme” gören zihniyete ve tüm bunlara alışanlara,
ALIŞAMADIM.
Dedim ya,
Anlaşmayı bekleriz!
Bize huzur gerek, huzur!
Barışmak var mı huzurla?
Günaydın!


