MADENCİLERİN ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI ÖNÜNDEKİ EYLEMİ SÜRÜYOR: “BİZ ALIN TERİ DÖKÜLMÜŞ HAKLARIMIZ İÇİN DİRENİYORUZ”
Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçilerinin alacaklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde düzenlediği eylem 14. gününde devam ediyor.
Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçilerinin alacaklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde yaptığı eylem sürüyor.
İşçiler, eylemin 14. gününde “Çalışırken ölmek istemiyoruz”, “Direne direne kazanacağız” ve “Ölmek var dönmek yok” sloganları attı.
“Biz alın teri dökülmüş haklarımız için direniyoruz”
Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, burada yaptığı konuşmada 13 gündür Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na çeşitli başvurularda bulunduklarını belirtti. Aksu, konuşmasında şunları kaydetti:
“Biz de bunu bilinçli olarak sürdürüyoruz ki halkımız, devleti yönetenlerin kendilerine nasıl bir yükseklikten baktığını bu kibri, yüksek egoyu görsün. Halkı çünkü küçük görüyorlar, halkı cüce görüyorlar. Dolayısıyla muhatap da olmak istemiyorlar çünkü her türden hastalık var diye bakıyorlar madenciye. Nezih hayatlara sahipler, elit bir dünyanın temsilcileri. Dolayısıyla yarın itibariyle direnişin 5. etabına geçiyoruz. Ondan sonra iki etapta planlamamız var. Yarın mutlaka çözüm bekliyoruz. Yarın öğlene kadarki gelişmelere göre kamuoyuna paylaşacağız durumumuzu.
Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu’nun raporu, 3 bakan yardımcısının huzurunda verilen görevlendirme ile iki taraf da teftiş kurulu raporunun sonuçlarını kabul edecekti. Olumsuz olsa biz kabul edecektik. İşçilerin tezleri doğrultusunda İş Teftiş Kurulu raporu çıktı. Orada tanınan süresiz ücretsiz izin haklarının ödenmesi, sigorta primlerinin işlenmesi, ihbar tazminatlarının ödenmesi, sendikal nedenlerle atılan 6 işçi arkadaşın sendikal haklarının ödenmesi gibi net, açık bir rapor var ortada. Dolayısıyla çözümü basit, öderler biz kalkarız gideriz.
Halkımız da şunu bilsin, biz yeni bir hak, maaş talebi, ikramiye talebi, sosyal hak talebi için mücadele etmiyoruz. Biz daha önce alın teri dökülmüş haklarımız için; maaş, kıdem, ihbar, süresiz ücretsiz izin tazminatı, özlük ücretli izin tazminatları ücretleri için direniyoruz. 3 yıldır, 5 yıldır, 6 yıldır, 7 yıldır alması gereken paraları alamadığı için madenciler direniyor. Madenci direnirken yüzüne bakılmalı, madenci ölürken öyle sahte üzüntü beyanları madenciler nezdinde artık bir karşılık bulmuyor”.
Bağımsız Maden-İş Sendikası yöneticisi Volkan Çetin ise Ankara’nın Beypazarı ilçesinde yaşanan maden kazasını anımsatarak şunları söyledi:
“Yeni açılan üretim panolarında belli bir ilerleme olduktan sonra üretimin kontrollü şekilde durdurulup, arka göçürme dediğimiz olayın kontrollü şekilde yapılması gerekiyor. Bu şirket anladığımıza göre üretimi durdurmayıp, kontrollü şekilde arkayı göçüreceği yerde kendiliğinden göçmesini beklemiş. Kendiliğinden göçme olunca oradaki çalışan insanları, işte bu vahim kaza diyemiyoruz, kesin ve kesin resmen açık ve öngörülebilir bir olay, insanları iş cinayetinde öldürdüler. Bu şirketin belli bir süre üretimi durdurup, o arka göçürme dediğimiz olayı kontrollü bir şekilde yapması gerekiyordu. Ama fazla üretim, fazla kazanç uğruna arkadaşlarımızı cinayete kurban verdik. Bu soruşturmanın kesinlikle ve kesinlikle takipçisi olacağız”.
İşçilerin, bakanlık önündeki eylemi devam ediyor.


