UYANIN…
NERESİNDEN TUTATRSAN TUT ELİNDE KALIYOR MEMLEKETİM. EVET, ELİMİZDE KALIYOR. …
Kıbrıs türkü her şeye kolay adapte olan bir toplum haline getirildi. Kadına, Çocuğa şiddet olayları sindirildi, konuşulmayan tabu haline getirildi. Kadın linç edilerek suçlandı, tacize uğrayan çocuk kız çocuğu ise suçlandı, Erkekse de hiç konuşulmadı üstü kapandı. Neden? Cevap yok…
Yolsuzluklar almış başını gidiyor. Üniversitelerde verilen sahte olduğu iddia edilen Diplomalar, bu diplomaları temin eden ve kullanıp haklar kazananlar ise yine unutuldu. Dokunulmadı. İki gün ilgilendik üçüncü gün gündem değişti unuttuk. Umursamadık…
Daha da ileriye gittik. Ülkeyi kara para aklama cenneti yaptık. Evet, Paranı getir akla ve git cenneti olduk… Bunu sektörler olarak araba galerileri, inşaat, kumar, hizmet sektörlerinde gayet başarılı olarak yürütüyoruz. Hiç kimse de bu durumdan şikâyetçi de değil. Zaten çoğumuz ya farkında değil ya da inkâr modunda. İhtiyaç fazlası konutların inşa edilmesi, bu kontların satışının yapılmasına rağmen asla kullanılmaması çok ta garip değil mi? Bu konutları kimler ediniyor? Biz yerli halk değil. Bu aşikâr çünkü asgari ücret altında, alım gücü gün geçtikçe yok olan bizlerin bu lüks hayatlara erişmesi imkânsız gibi. Bir dairenin ortalama fiyatı 180,000 sterlin den başlaması tabloyu gözler önüne seriyor gibi. Eskiden evlenen yeni çiftler bir şekilde ailelerinin de desteği ile daire sahibi olabiliyorlardı. Fakat artık bu imkânsız. Hayatını kurmak isteyen kişiler kiraya çıkmak zorunda. Kira bedelleri de küçümsenebilir boyutta değil artık. Kırsal diye nitelendirilebilen bölgelerde bile 4000 sterlinden daha ucuz ev bulmak neredeyse imkânsız. Haaa bu arada tüm maaşlar Türk lirası üzerinden. Kimse yanlış anlamasın. Kazanımız/ Türk Lirası harcamalarımız Döviz endeksli…
Devletin dönem ortaya koyduğu gençler için konut hayalleri kurduran “ilk evim kredisi” de iki asgari ücretlinin ödeyemeyeceği veya daha iyi geliri olanlarınsa belirtilen rakamlarda ev bulamayacağı projeler satılıyor bizlere.
Ama üzülmeyin bizlere Anayasal olarak barınma, sağlık, beslenme ve güvenlik sağlamakla mükellef Devletimiz bizler için elinden geleni yapıyor. Kara para aklamak isteyenler için kapılarımızı sonuna kadar açtı. Yılsonuna kadar mal edinmeden alışveriş yapmadan da artık Kara parasını aklama hizmeti sunuyor dünyanın her yerinden ihtiyaç sahiplerine. Üstelik kaynağını sormadan… Zaten kaynağı bizi ilgilendirmez diyor yetkililer… Küçük işletme iseniz kazancınızın bedelini vergilendirmek ve ödemek zorundasınız. Çünkü sizin paranızın gücü yok…
Uyumaya, alkış tutmaya devam edin. Yarınlarda ne size nede gelecek nesillerin yaşayabileceği bir vatan bırakılmıyor. Bu gün Kara para, sahte Diploma yolsuzluk davaları ile başlayan süreç çözümsüzlüğün de vermiş olduğu güç ve imkânlar ile başımıza her geçen gün yeni çoraplar örmeye devam edecek. Günlük çıkarlarımızın menfaattarımızın peşinde koşarken toplum olmaktan her geçen gün uzaklaşıyoruz.
Son bir hatırlatma, artık okullarımızda kız çocuklarının türban takması da ajandamıza giriyor. Bunla bizlerin ajandalarına gündemlerine daha neler eklenecek biraz düşünün. Ya da şöyle soleyim bunu şekilciliğin ötesinde biraz düşünün. Okullarda türban ile başlayan tartışmaların ardından, kız erkek çocuklarının haremlik selamlık anlayışı ile eğitim alması da gündeme gelecek. Unutmadan artık ülkemizde sadece Müslüman kişiler değil Hristiyan kişiler de var. Bunların din özgürlüğü adı altında eşit imkânlardan faydalanmasını sağlayabilecek misiniz? Peki Ateistler? Onlar ne olacak… Laik bir ülkede laiklik temelinde eğitim herkesin hakkı… Bizlerin ihtiyacı olan tek şey kaliteli bir eğitim ve modern çağdaş okullar… bunlar ile ilgilenin…


