CEM AKAŞ’IN EMANETİ: ELEKTRONİK SİGARANIN TEHLİKESİNİ GÖRELİM
Cem Akaş, oğlu Can’ı kaybettikten sonraki en zor günlerinde elektronik sigara konusuna dikkat çekmişti: “Olan zamanımda bu konudaki farkındalığı artırmak için Esra’yla birlikte elimizden geleni yapacağız.” Yazıyı geçen hafta, onun vefatından sonraya kalacağını bilmeden kaleme almıştım. Şimdi bu yazı, Cem Bey’in bize bıraktığı, önem verdiği bir emanete sahip çıkma, görevin bir ucundan tutma çabası.
Ayın ortalarında Cem Akaş ile Esra Özdoğan’ın sevgili oğlu Can’ın 19 yaşında aramızdan ayrıldığı haberiyle sarsılmış, anne babanın acısını içimizde hissetmiştik. Dokuz gün sonra ise değerli Cem Akaş’ın vefat haberi geldi. Üzüntümüz büyük. Entelektüel birikimi, derin bakışı, dikkati ve özeniyle yazı ve yayın hayatımıza kattığı değeri ve dünyamıza bıraktıklarını meslektaşları anlatacaklardır. Benim söyleyeceklerim ise yine kendi alanımdan, insan sağlığından ve psikolojiden.
Cem Akaş, oğlunu kaybettikten sonraki en zor günlerinde elektronik sigara konusuna dikkat çekmişti: “Ben beş yıllık bir kanser tedavisinin sonundayım, bundan sonra ne kadar zamanım olur herhangi bir şey yapmaya, bilmiyorum. Ama olan zamanımda bu konudaki farkındalığı artırmak için Esra’yla birlikte elimizden geleni yapacağız.”
Yazıyı geçen hafta kaleme almıştım; Cem Akaş’ın vefatından sonraya kalacağını bilmeden. Bu gözle okumanızı rica edeceğim. Şimdi yazı, Cem Bey’in bize bıraktığı, önem verdiği bir emanete sahip çıkma, görevin bir ucundan tutma çabası. Ben bu yazıyla birlikte sevgili Esra Özdoğan’ın, ailenin acısını kalpten paylaşıyor, sabırlar diliyorum.
KELİMELER EKSİK
Bu büyük acının hissedildiği kayıp, evlat kaybı için dilimizde bir kelime yok. Gelişimsel psikoloji derslerimde dilin iletişim ihtiyacından doğduğunu anlatırken akrabalık sözcüklerini örnek verirdim. Bir toplumun aile ilişkilerine verdiği önem, kendini dilinde de belli eder; bu ilişkiler için çok sayıda sözcük bulunur. Örneğin İngilizcede “sister-in-law” ile anlatılan ilişkiler için bizde yenge, görümce, elti ve baldız ayrı ayrı vardır. Benzeri erkekler için de geçerli. Her bir kelime, akrabalıktaki konumu hiçbir belirsizliğe yer bırakmadan betimler.
Kayıplar için de benzer bir durum var belki: Eşini kaybedene dul, annesini kaybeden çocuğa öksüz, babasını kaybedene yetim denir. Bu sözcükler, kişinin durumuna dair bir iletişim sağlar, topluma bir bilgi verir. Ama bakın, evladını kaybeden anne baba için pek çok dilde bir sözcük yoktur; Türkçe de bunlardan biri. Arapçada evladını kaybeden anneye “seklâ”, babaya “seklân” deniyormuş. Arapça, az sayıdaki istisnadan biri. Belki bu hal tarif edilemeyecek kadar ağır olduğu için; bilmiyorum. Ama bana kalırsa, bunu adlandıran bir sözcüğün bu kadar ender olması bile bize bir şey anlatıyor.
KAYGIMIZ YERSİZ DEĞİL
Elektronik sigara pek çok anne babaya diğer risklerin yanında daha zararsız görünse de, hepsinin içinde çocuklarının sağlığıyla ilgili bir endişe taşıdığını biliyorum. Akademik çalışmalarımı azaltıp ebeveyn danışmanlığına ağırlık verdiğim son altı yılda, pek çok anne babanın kendini sorumlu tuttuğu, vicdan azabı hissettiği, endişeyle çıkış yolu aradığı zamanlara eşlik edebildim. Şunu söyleyebilirim: Kontrol edebildiklerimiz var, kontrol edemediklerimiz de. Arkadaşlar var, yaşa özgü meraklar, denetimsiz bir piyasa var. Genç yaşta alkol kullanımı bağımlılık riskini artırabilir, kişiyi tehlikeli durumlara sokabilir, evet; ama bunun ötesinde, az içildiğinde dahi can alabilen sahte içkiler de var. Benzer durum kaçak elektronik sigaralar için de geçerli diye düşünüyorum.
FARK ETMEK NEDEN ZOR?
Peki bu kadar endişeye rağmen elektronik sigara gözümüzden nasıl kaçabiliyor? Sebepsiz değil.
Elektronik sigara, sigaraya kıyasla daha masum görünüyor; kokusu neredeyse yok, varsa da meyve ya da şeker kokusunu andırıyor ve kısa sürede dağılıyor. Cihazların çoğu USB belleğe ya da kaleme benzer biçimde tasarlanmış; tek kullanımlık olanlar avuç içinde saklanabilecek kadar küçük. Yine de çoğumuz fark edebileceğimizden eminiz. Oysa ABD’de ergenler ve anne babalarıyla yapılan geniş bir araştırma başka bir tablo ortaya koyuyor: Elektronik sigara kullanan gençlerin anne-babalarının çoğu durumdan habersiz. Kokusu hemen uçan, avuca sığabilen bir cihaz düşünüldüğünde bu şaşırtıcı değil.
ABD’de yapılan araştırmaya göre, sigara içen gençlerin anne babalarının yaklaşık %70’i bunu ya biliyor ya da en azından şüpheleniyor; elektronik sigara kullanan gençlerde ise bu oran sadece %40. Yani elektronik sigara kullanan her 10 gençten 6’sının anne babası durumdan habersiz.
MASUM GÖRÜNEN BİR TEHLİKE
Gençlerin kendileri de ne kullandıklarını tam bilmiyor gibi; çoğu, elektronik sigaradan çıkanın “su buharı” olduğunu zannediyor. Halbuki solunan şey, içinde çeşitli kimyasallar ve genellikle nikotin bulunan bir aerosol; bağımlılık yapabiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2025 raporuna göre dünyada en az 15 milyon 13-15 yaş arası genç elektronik sigara kullanıyor; gençlerdeki kullanım yetişkinlerin 9 katı. WHO, elektronik sigaraların “yeni bir nikotin bağımlılığı dalgası”nı körüklediği uyarısında bulunuyor. Türkiye’de de benzer bir eğilim var. İthalatı ve satışı yasak olmasına rağmen, Yeşilay Danışmanlık Merkezi’ne tütün bağımlılığı için başvuranlar arasında elektronik sigara kullananların payı 2020’de %11.7 iken 2024’te %31.1’e çıkmış. Ve bunlar yalnızca yardım isteyenler; muhtemelen buzdağının sadece görünen yüzü.
Elektronik sigarayla ilgili mesele yalnızca bağımlılık da değil; kalp ve damarlar üzerindeki etkileri de gündemde. İngiliz Kardiyovasküler Derneği’nin yayın organı Heart dergisinde 2025’te yayımlanan ve 60’ı aşkın çalışmayı gözden geçiren bir meta-analiz, elektronik sigara kullanılırken nabzın ve tansiyonun belirgin biçimde yükseldiğini gösteriyor. Uzun vadeli etkilere dair veriler henüz yeterli olmasa da, elimizdeki bilgilerle “zararsız” diyebilmek mümkün değil.
NİKOTİNDEN FAZLASI OLABİLİR
Dahası kaçak elektronik sigarada hiçbir denetim yok; içinde ne kadar nikotin olduğu, başka hangi maddeleri taşıdığı bilinmiyor.
İngiltere’de 2025’te 114 okulda yapılan bir araştırma, öğrencilerden toplanan yaklaşık 2 bin elektronik sigaranın %13’ünde, bazı bölgelerde ise yaklaşık %25’inde “bonzai” diye bilinen sentetik kannabinoid bulunduğunu gösteriyor. Bu madde psikoz, nöbet ve kalp sorunlarına yol açabiliyor. Denetimin sıkı olduğunu varsaydığımız bir ülkede bile tablo böyle. Yasağın kağıt üzerinde kalmaması ve kaçak satışların gerçekten denetlenmesi herkes için hayati.
18 YAŞ SINIRININ BİR ANLAMI VAR
Konuşmalarımda sık söylediğim bir şey: Yaş sınırlarının bir nedeni var. Ergenlikte beynin ödül sistemindeki duyarlılık hızla artıyor. Hayvan çalışmaları, nikotinin bu dönemde daha fazla haz verdiğini, rahatsız edici etkilerinin daha az hissedildiğini gösteriyor. Beynin muhakeme ve dürtü kontrolüyle ilgili önkorteks bölgesi ise 20’li yaşların ortasına kadar olgunlaşmayı sürdürüyor. Bu nedenle ergen, riski aklına getirse dahi, özellikle arkadaşlarının yanındayken kendini frenlemekte zorlanabiliyor. Hazza bu kadar açık ama frenleri henüz tam gelişmemiş bir beyinde bağımlılık daha kolay yerleşiyor, bırakmak daha zor oluyor.
BUGÜN ANNE BABALARLA ÇALIŞIRKEN EN ÖNEMSEDİĞİM KONU, ÜNİVERSİTEDE YILLARCA VERDİĞİM GELİŞİMSEL PSİKOPATOLOJİ DERSİNDEKİ ANLAYIŞA DAYANIYOR: Sorunlar büyümeden önünü alabilmek. Gelişimsel psikopatoloji, hangi gelişim döneminde hangi işaretlere dikkat etmemiz gerektiğini gösteriyor. Zamanında ele alınıp hafifletilmeyen bir zorluk, zamanla başka sorunlara evrilebiliyor; buna gelişimsel ilerleme (developmental progression) diyoruz. Bağımlılıklarda da benzer bir seyir var.
Ergenlikte nikotinle tanışan beyin, sonrasında başka maddelere karşı daha savunmasız hale gelebiliyor. İzleme çalışmalarına göre elektronik sigara kullanan gençlerin sonradan sigaraya başlama olasılığı yaklaşık 3.6 kat, esrar kullanma olasılığı ise yaklaşık 2.4 kat daha yüksek. Bunda ortak risk etkenlerinin payı olsa da tablo, elektronik sigaranın ergenlikte ciddiye alınması gereken bir mesele olduğuna işaret ediyor.
Var olan kelimelerimizi kullanarak
Yine de biliyoruz ki bağımlılık söz konusu olmasa da, yaş dönemi yetişkinlik de olsa denetim dışı maddeler hayatlarımız için ciddi bir tehdit. Önünü almak için yapılabilecek çok şey var. Bugünkü yazım, hepimizi endişelendiren bir duruma bir bakış, bir dikkat çekme çabası olsun. Var olan kelimelerimizi kullanarak…


