HAYAT PAHALILIĞI ÖDENEĞİ ÜZERİNE NOTLAR
HALUK GİRAY – Ekonomist
Bilindiği üzere , Yasa gereğince İstatistik Kurumunun açıklamış olduğu Hayat Pahalılığı oranı üzerinden (6 ayda bir oluşan enflasyon oranı) çalışanlara ve asgari ücrete maaş artışı yapılmaktadır. Esasında bu bir maaş artışı değil, aksine “kaybedilen eşeğin “ buldurulması hikayesidir.
Esasında bu maaş artışı 6 ay boyunca enflasyon karşısında eriyip giden maaş ücret veya gelirlerinizin yerine konmasıdır. Tabii ki piyasadaki mal ve hizmet fiyatlarının aynı oranda artmaması , açıklanan enflasyon oranının üzerinde olması nedeniyle her “maaş artışı” karşısı karşışında reel olarak çalışanların gelirlerinin satın alma gücünü kaybetmesi , ücretli çalışanların biraz daha fakirleşmesine yol açmaktadır.
Peki bu kısır döngüden nasıl kurtulabiliriz?
Herşeyden önce Hayat Pahalılığı oranının oransal artışı karşısında maaş ve ücretlerde ne tür değişiklikler olmaktadır.
En Alt barem ile en üst barem arasındaki farkların oransal artış sonucunda nasıl bir şekil aldığını inceleyelim
En alt Barem 1,000 .- tl, en üst barem de 5,000 tl olduğunu , hayat pahalılığı oranının da %20 olduğunu
İki maaş arasındaki oran 5,000/1000= 5
Her iki bareme de %20 artış verecek olursak : en alt barem 1,000*+%20= 1,200tl , en üst barem de 5,000*+%20= 6,000.- tl olacaktır. İkisi arasındaki oran 6,000/1200= 5 olmasına rağmen her iki baremde birisi 200 tl alırken diğeri de 800 tl artış almaktadır.
Tabii ki Hayat Pahalılığı oranı herkesi aynı oranda etkilemektedir. Bu nedenle en alt barem ile en üst barem için farklı nominal artışlar, düşük gelirli vatandaşı olumsuz etkilemeye devam edecektir
Burada yapılması gereken düşük gelir grublarına oransal artış yerine farklı odellere geçilmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu modellerden birisi de maaş artışlarını oransal yapmak yerine nominal artışlara gitmenin daha sağlıklı bir sonuç vereceğine inanıyorum. Yine yukarıdaki örneklerden yola çıkarsak aşağıdaki sonuçları elde edebiliriz.
Modelimiz maaş ve ücretler üzerinden ağırlıklı bir ortalama alınır. Örneğin 3,000.- tl lik baremin ağırlıklı ortalama olduğu bir örnekte Hayat pahalılığını da %20 gerçekleştiğini düşünürsek
Ortalama maaş 3,000*+%20 = 3,600.- tl. Yani bir başka deyişle ortalama bareme gelen nominal artış 600.-tl olmuştur. Şimdi bu nominal artışın alt barem , ortalama barem ve en üst baremlere etkisi ne olacaktır.
En alttaki barem : 1,600.- orta barem :3,600 üst barem: 5,600
Bunların oransal farklılıkları bu durumda ne olacaktır.
Alt barem ile diğerleri oranı oransal artışlardaki farkları
3,000/1000 _= 3 kat 5,000/1000= 5 kat
Ortalama maaş üzerinde nominal artış durumunda ise
3,600/1,600 = 2,25 kat 5,600/1,600= 3,5 kat
Bu şekilde yapılacak bir hesaplama ile en alt gelir grubunun maaş ve ücretlerindeki nominal artış hem onların refahını artıracak hem de toplamdaki maaş ve ücretliler arasındaki maaş dengesizliğini ve/veya adaletsizliğini bir nebze olsun hafifletebilecektir.
Elbette ki enflasyon oranını oluşturan tüketici fiyat endekslerinin ne kadar sağlıklı olduğu, çalışanların bu tüketici fiyat endeksleri sepetinde ne kadar temsil edildikleri de ayrı bir tartışma konusudur. Özellikle alt gelir grubunun bütçeleri içerisindeki gıda maddlerinin oranının %70 lerde olduğunu varsayarsak bu en düşük gelir grubu içim gıda maddeleri ile ilgili sepet ağırlıklarının da yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
Etiketler: #hayat pahalığı, #askari üçret, #maaş


